Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

osman akalın Tarafından Yapılan Yorumlar

28.09.2023

Yazarlık yeteneği göz kamaştırıyor ama... Bir yazarın bilgi eksiği zamanla kapatılabilir. İmla eksiği de kapatılabilir. Yazarın kurgu eksiğini tamamlaması daha zordur ama imkansız değildir.
Güray Süngü' nün eksiği, okuyucuya anlattıklarıyla bir empati kurduramaması.
Ben oyun yazmasını önereceğim. Tiyatroda başarılı olması için değil karakterlerini ıslah etmesi için.
Umarım yeteneğinin farkındadır.
11.09.2023

Kitaptaki herkes bir şekilde başkasının yaşamını sonlandırıyor. Hakimler, askerler, katiller, komşusunun güneşini kesen sakinler... Zola' nın tarzı bu. İyi yapılmış ön çalışma ve ulaşılan bilginin kontrolsüzce kurguya yayılışı.
Zola' nın katmanlı araştırmalarla besleyip kurduğu romanlar mükemmele çok yaklaşır. Ama daima aceleye getirilmiş bir ya da bir kaç bölüm bulundurur romanları. Burada da final sanki daha farklı tasarlanmış da olmamış gibidir.
Zola, edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biridir. Bilhassa yazar adaylarına öneririm.
Zola' nın Türkiye' de bu kadar sevilmesinin nedeni çevirmen Hamdi Varoğlu' dur.
11.09.2023

Her yazarın kıskanacağı bir sözcük haznesine sahip Salah Birsel. Dili kullanılışı şaşırtıyor okuru. Hayret edilesi dil, öyle kıvrımlı yollardan geçiyor ve çıkmaz sandığınız sokaklardan zıplayıp yükseliyor ki 'Bu sözcük nasıl böyle kullanılır?' diye zihninizin dehlizlerini aydınlatıyor.
Yaşar Kemal' in, Osman Şahin' in Tarık Dursun' un şiir gibi nehir gibi akan dilleri başka güzeldir Salah Birsel' in dili başka güzel. İlki gönlünüzü zenginleştirir ikincisi zihninizi.
11.09.2023

Dil akıyor.
Bir çok kurgu eserine göre daha çok parlıyor Yaşar Kemal.
Gözünü (tek gözü olmasına rağmen) budaktan sakınmıyor. Elini taşın altına koyuyor. Yer yer kükrüyor.
Dil sürekli akıyor. Kulağa da göze de hoş geliyor dil.
Türkçenin anıt eserlerinden. Yaşar Kemal' in kurgu eserlerinden daha uzun ömürlü olacağını düşünüyorum.
11.09.2023

Kitabın sonlarında yaşlı doğup yaşlandıkça gençleşen bir karakter çıkıyor karşımıza. Tabii ki akla Fitzgerald geliyor. Erinmedim baktım kitapların yazılış tarihlerine. Benjamin Button' un Tuhaf Yaşamı, beş yıl kadar önce yazılmış.

Akugatava' nın Fitzgerald' ı okuduğunu sanmıyorum. Muhtemelen iki yazar da birbirlerinden bağımsız aynı çağrışımı yakalamışlar. Akugatava, bu çağrışımı fantastik bir kahramanın yarım sayfalık serüvenine harcamış oysa Fitzgerald, nakış gibi işlenen kurguya yedirmiş çağrışımını.

Her ikisi de alkışı hak ediyor. Çevirmenler de alkışı hak ediyor.