Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Saadet Sena Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

Büyülü gerçekçiliği Marquez'den okumuş bir insan olarak Latife Tekin'in büyülü gerçekçilik kullanımını sevemedim. Kitap belki de 1970ler Türkiyesi için güzel bir eleştiri olabilir ama resmen elimde süründü. Bir türlü bitiremedim. Çok zorlandım. Sadece bitirmiş olmak için bitirdim.
Bu kitabı arkadaşlarıma anlatırken hep şunu söyledim: "Bugün bir kitap okudum, Beyrut'a gitmek istedim." Normalde tarihi romanları okumayı pek sevmem. Romanlar gerçekten olabildiğince uzak olsun isterim. Ama Amin Maalouf çok başka çok ayrı bir yazar. Standart üstü bir tarihi kurgu yeteneği ve becerisi var. Can çekişen bir Osmanlı Devleti herhalde en iyi bu şekilde anlatılırdı. Devrimci bir babanın İsyan ismindeki oğlu da herhalde en iyi bu şekilde kurgulanabilirdi.
Dört kadının iç içe geçmiş hayatlarını anlatıyor Fatma Barbarosoğlu. Her kadının hikayesi farklı, her kadının hayatının başı farklı sonu farklı. Ama nasıl oluyorsa sizi hepsinin dünyasına sokabiliyor yazar. Sadece edebi bir metin değil bu kitap. Sosyolojik bir tez.
Güray Süngü, senin bizim kalbimizle derdin ne? İlk kez böyle bir kitap okudum ve kendimi ağlamaktan durduramadım. Türünü anlatamam çünkü bu ayrı bir tür değil. Bu başka bir anlatım. Bu üretilmiş veya icat edilmiş bir tür de değil. İçten gelmiş bir tür. Kalbinizin yerini unuttuysanız size kesinlikle bulduracak bir tür hem de.
Kitaba başladığım gibi bitirdim. Fatma Barbarosoğlu'na yetişmiş gençlerden biri olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Sadece bir öykü değil belki sosyolojik bir tez adeta.