Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Saadet Sena Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

iki çok yakın arkadaş. çocuk doğurmaya karşılar. biri tiplerini bağlatıyor, diğeri birden fikir değiştirip çocuk sahibi olmaya çalışıyor. birçok konuya ve olaya değiniyor yazar kitapta ama hepsinden küçük bir an bahsedip geçiyor. laura tüplerini bağlattıktan sonra ne oldu? neden bir daha kendisi gibi çocuk istemeyen bir erkek bulamadı? neden annesine tüplerini bağlattığından bahsetmedi? ve alina. ne zaman çocuk sahibi olmaya karar verdi? engelli bir çocuğa annelik yaptığı süreci çok iyi işliyor yazar ama ben bunun öncesini de görmek isterdim. her şeyiyle sonuçsuz kalıyor karakterler. sadece ana başlıklar veriliyor ama karakterlerin gelişiminin nasıl olduğu anlatılmıyor bence. bu anlamda kurgu başarılı değil. ama kitabın başlarında laura'nın çocuk istemediği ve arkadaşının hamile olduğu süreçte yaşadıklarını okumak güzeldi. çünkü tam olarak bir kimlik çatışması yaşadığını ve kendini sorguladığını gördük fakat kitabın kalanındaki anlatının tatmin edici olduğunu söyleyemem.
birbirinin devamı (ya da öncesi?) gibi işleyen 3 bölümden oluşuyor. aslında hayattaki en etkileyici ve önemli üç meseleyi konu alan başlıklar var: ölüm, düğün, ve bir doğum.

ilk bölüm kesinlikle inanılmaz başarılı bir anne-kız ilişkisi analizi ve imgeleri üzerinden grift ve karmaşık bir yapıya sahip. devamındaki iki bölüm de kesinlikle okunası. ancak ilk bölüm kadar üzerine çalışılmış bulmadım. tabii ki fiziksel anlamda en çok ve bir doğum bölümündeki betimlemelerden etkilendiğimi söylemeden gecemeyeceğim ama edebi ve ruhsal anlamda bir annenin ölümü üzerine yazılanlar kadar kalbe dokunur da değildi.

bayilmadim, o kesin. ama 2 vermek aşırı acimasizca geldi. dun tivitirda can bonomo'nun puan verme kriterlerini okudum. 3 puanı kendi inisiyatifiyle okurum dediği kitaplara veriyormuş. bana da makul geldi. hatta belki daha kafamın sakin olduğu bir anda okusam 3.5 bile ederdi.

sevgiler,
bir solukta okumak dedikleri bu olsa gerek. uzun süre sonra okuduğum en iyi tempolu kitaptı bence. yazar gerçekten okuru nasıl heyecanlandıracağını iyi biliyor. karakterlerin hepsi ama hepsi gri bölgede. okurken "tamam bu rezilce bir şey ve bunu yapan rezil biridir" demek imkansız. herkesin sesine alan tanıyor neredeyse. ve en önemlisi şüphe. sürekli kimin suçlu kimin masum olduğu bir sorgulama döngüsünde giden bir akışta yazarın kendi deyimiyle "gerçeğin akışkan" olması büyük bir nimet. tam da modern zamanların gerçeği bu. kesinlikle çok beğendim. sadece bu kadar modern terimlerin ve gündelik akışın kitabın içinde olması gerekiyor muydu emin olamadım.
hanımefendi bu nasıl bir kitap sonudur ya?

son 10 sayfaya gelene kadar gerçekten hayatımda okuduğum en uzun 50 sayfa olduğunu düşünüyordum. hayattaki imtihanım da kitapların isimlerinden etkilenip okumaya çalışmak zannediyordum ama sonuyla beni öyle bir tavladı ki...

bir insanın hayatının çocukluk, gençlik, yaşlılık evrelerini daha önce hiç şahit okumadığım bir tarzda incelemişti yazar. ama yalan yok gerçekten son sayfalara gelene kadar duygusal olarak hiç etkilenmemiştim.

kitaptaki ilk öyküde kendi anneliğini, ikinci öyküde ise annesinin anneliğini anlatıyor. ernaux gibi kendi hayatının kurmacasını yazıyor ama onun gibi bir ifşa hali yok. imgeler, küçük detaylar üzerinden kurdukları ya da daha doğrusu kuramadıkları bağları anlatmaya çalışıyor.

sanırım kitabın sonuna kadar bu kadar etkilenmemiş olmamın sebebi kendi annesinin anneliğini anlatırken engelli kardeşiyle kurduğu bağı öncelemesi.
insanı ve havası gibi edebiyatı da soğuk kuzey avrupa'nın. ama içerik gerçekten etkileyici. ana karakter gibi gerilip stres olup hayal kırıklığına uğrayıp üzülmek çok olası. kardeşler arasında dışlanmış hissetmek, sürekli kendini tetikte bekletmek ve hatalar üzerine bir hayat inşa etmek belki başkaları için daha kolay empati kurulan temalar olabilir. ben empati kuramasam da yazarın anlatmak istediklerini anlayabildiğimi düşünüyorum. sadece akışta başlangıç çok yavaş ve açıkçası benim için sıkıcı ilerlemişti ama devamı bence güzel gidiyor.