Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

21mithrandir Tarafından Yapılan Yorumlar

19.07.2010

Çaylak'tan sonra bir Grisham romanı daha okuduğum için kendimi çok iyi hissediyorum.Romanı okurken gerçek bir gerilim ve heyecanlı roman okumanın ne demek olduğunu Üstad Grisham sayesinde bir kez daha anlayabildim.Romanın genelinde sigaranın zararlarını okumakla hatta bunlar bildiğimiz bilgiler olmasına rağmen romanın o bölümlerini ve diğer sayfalarını inanılmaz bir merakla okudum çünkü kimsenin aklına gelemeyeceği şekilde ilerleyen kurgusu ile beni adeta büyüledi Grisham bu romanı ile.Kendimi bildim bileli zaten hukuk romanlarına ilgim büyüktür ama Grisham romanlarını okurken keşke Grisham mahkemenin içeriğini daha ayrıntılı anlatan romanlarda yazsa avukatların savcıların birbirine yaptıkları şovları da bize aktsarıp daha da bi heyecanlansak(en azından ben) ne güzel olurdu diye düşünüyorum aynı Greg Iles Sessiz Oyun yada Michael Connelly Betondaki Sarışın gibi ama Grisham sonuçta neyi nasıl yazacağını benden dhaa iyi bilir.Romanın sonunda karar açıklandığında kendimi mahkemeye ne kadar kaptırdığımı farkettim.Harika bir roman okumak isteyen buyursunlar.
23.06.2010

Glenn Meade'in yeni kitabı çıkacak konulu bilgilendirme maili mail hesabıma düştüğünde adeta sevinçten havalara uçacaktım ve ilk fırsatta da kitabı temin etme şerefinde bulunup sevinçli bir şekilde romanı kütüphane eklemiştim ama oda nesi piyasaya çıkmasının 6. gününde romanı 5. baskı olarak temin ettim hem sevindim romanın çok satmasına hemde üzüldüm benim gibi bir koleksiyoncunun kütüphanesinde 1. baskı olarak değilde 5. baskı olarak yerini almasına.Elimdeki Palmer romanı biter bitmez İkinci Mesih'i okumaya başlayıp Meade'in Şeytanın Müridi adlı romanında da yaptığı gibi tamamen farklı bir tarzda roman yazdığını farkettim.Hemde kötü bir Dan Brown taklidi ile.Tamam roman Brown romanlarına göre iyidir ama bir Kar Kurdu bir Brandenburg bir Sakkara Kumları'nın yazarına göre çok çok kötü bir romandı.En azından Şeytanın Müridi'nde kaliteli kovalamaca sahneleri vardı da okuyucu o bakımdan mennun ediyordu diye düşünüyorum ama maalesef İkinci Mesih sıkıcı bir gidişata sahipti.Mesela Meade romanlarının en çok hoşuma giden tarafı romanın konusunun geçtiği zamanlarından yaklaşık 20-30 yıl önce beraber olan kişiler esas konunun geçtiği zamanlarda farklı taraflarda olarak karşılaşmalarıdır Meade bu romanında bunları yapmak istemiş ama acemi bir yazar havasında yada ben bu kitapta çok görmek isterdim Meade'in meşhur
50 metre
40 metre
30 metre
20 metre
tarzındaki kaçış sahneleri.Sonuçta bir Meade kitabı okuyordum ve bu cümleleri de ister istemez aradım.Roman her ne kadar güzel başladasada son 100-150 sayfası sıkıcıydı biran önce bitsin geçsin hızlı hızlı okudum dahada çok sıkıldım.Sonuç olarak kötü bir Meade kitabı ama iyi bir Dan Brown taklidi
18.05.2010

Herşeyden önce romanın kaliteli kapak tasarımı okurun ilgisini yeterli seviyede çekip kitabı
okumak için insanı meraklandırıyor ve okuru almaya teşvik ediyor.Romanı uzun zamandır merak etmekteydim bu zamana kadar da okumamamın nedeni çünkü her nedense roman bana basit kovalamaca romanı gibi geliyordu ama okumaya başladığımda hiçte öyle olmadığını roman gibi roman olduğunu kişilik analizlerinin sağlam olduğunu anlık kovalamaca ile değilde kurgunun kendisi ile okurunu geren harika bir roman olduğunu 50'lili sayfalarda anlatıyor kitap.Ee bu kadar sağlam yorumlar yaptığım romanda hiç hata yokmu diye soracak olursanız var tabi olmaz mı hatta okuduğum diğer romanlardan maalesef daha da fazla.Roman genel olarak okunurken çok olgun bir yazar tarafından yazılmış gibi okunurken (zaten öyle) bazı yerlerde sanki masal tadında gibi geldi bana.Ne kadarda çabuk karşılasan kişilerin kendi aralarında bağlar oluyor da birbirine sarılıp dostane şekilde dudaktan öpmeler filan oluyor anlayamadım gerçekten.Bu şekildeki basit hataları görmezsek roman olarak güzel bir roman ama daha hatalar bitmedi ne yazıkki,sevgili çevirmene buradan sormak isterim Türkçemiz'de finiş diye bir kelimemi var,ne kadar inginç değilmi arkadaşlar roman dilimize çevriliyor ama kelimeler sadece okunduğu gibi yazılıyor,ilkokul 4. sınıfta İngilizce dersini ilk kez gören bir öğrenciye sorsanız "finish" kelimesini en azından finiş diye değilde bitiş noktası tarzında çevirir.Bir başka sözümde yayınevine,Sevgili Martı Kitabevi romana o kadar ilginç bir arka kapak tanıtım yazısı yazmıssınız ki hem yanlış hem de romanın içeriğinden bilgiler veriyor yani kitapta hem Moldova ve Türkiye'ye süren bir macera göremedim hem de maalesef romanı daha okumadan 300. sayfada filan neler olacağını öğrendim.Sonuç olarak yazar iyi bir yazar yayınevide iyi bir yayınevi ama bu romanı hatalı basmıslar biraz.Bide Palmer'ın Bilge Kültür Sanat'tan çıkan Kumpas isimli romanını okuyalım sonra Ölümcül'ü okuyayım diye düşünüyorum
25.04.2010

Bu romanı kendi kategorisindeki diğer romanlarla kıyaslayacak olursam diğer tüm romanlara göre birkaç kat daha üstün roman diyebileceğim kalitedeyken ama Koontz'un kendi romanlarına göre kıyaslayacak olursam diğer Koontz romanlarına göre biraz daha sönük kalmış diyebilirim nedeni ise diğer Koontz romanlarındaki o harika derinliğin olmaması ama sürükleyeicilik yada kişilik tanımlamaları tüm Koontz romanlarında ki gibi yeterli seviyeninde üstünde her Koont romanı gibi ama her ne kadar romanda o bildiğimiz Koontz derinliği yok desemde aslında ağır bir derinlik var diyebilirim.Mesela Ferdi Boncuk isimli arkadaşında dediği gibi aynaya bakma sahnesi gerçektende harikaydı diyebilirim.Kitaptaki yazım ve baskı hataları ise sanki Koontz'a saygısızlık olmuş gibi geldi bana çünkü ne bir İnkılap basımına yakışmış nede bir Koontz çevirisine yakışmış basımdaki hatalar hele kitabın başlarında Billy Henry ile konuşurken Billy'e Henry değilde yine Billy cevap veriyordu,bu şekilde hatalar vardı yani ama yinede bu hatalar Hız'dan aldığım zevki bozamadı.Harika bir 6 gün geçirdim romanı okurken.
08.04.2010

Şeytan Yemini'ni 2007 yılının yazında çıktığı ilk gün satın alıp ne hikmetse daha yeni okuyabilme fırsatına eriştim ama şunu farkettim ki Grange okumayı gerçekten de çok özlemişim hele birde Kayıp Sembol gibi tarzını anlayamadığım romandan sonra okumam o kadar iyi olduki anlatamam adeta açlığım giderildi.Grange bu romanında adeta döktürmüş diyebilirim zaten kitabın kapağı bile içinde var olan dehşet kurguyu bize yaşatacağı gerilimi daha kitabı okumaya başlamadan yaşatıyor.Grange resmen roman içinde psikolojimi bozdu diyebilirim zaten her Grange romanından sonra düşünürüm yazarda ne tür bir psikoloji vardır diye ama Şeytan Yemini farklıydı diye.Romanda rahatsız olduğum tek durum ise romanın başlarındaki koprofili ile geçen cümlelerdi tiksinçti gerçekten.Romanda ilerdikçe ciddi manada ürperip ciddi manada kasılmalar yaşadım çünkü öyle bir Şeytan tanımları kullanmış ki okurken yer yer tövbe çekerken yer yer besmele çekerek okudum romanı.Şeytan Yemini tedirgin edici,insanı düşündüren,düşündürürken de geren bir roman ve okura bu hisleri hissettirirken de okura gerçek roman okuma hissini veren harika bir roman.