Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Müverrih857 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap, adından anlaşılacağı üzere 18.yüzyılda Osmanlı toplumunu siyasi, idari, içtimai, iktisadi, ticari yönleriyle ele almakta olup yazıldığı dönem itibariyle kıymetli bir çalışmadır. Kitabın ilk baskısı ve dolayısıyla da yazımı 1985 yılına tekabül etmektedir. Bu açıdan kitap görece eski bir tarihyazımının örneğidir. Çünkü 2000'lerden sonra yoğunluğu artan revizyonist tarih bakış açısının aksine bu kitap eski paradigmanın ürünü olup 18. yüzyılın hemen hemen sadece sorunlarına odaklanan, ayanları sadece olumsuz ve zararları yanlarıyla ele alıp Merkezin (İstanbul) bakış açısını yansıtan ve bu dönemdeki yerli sanayinin inkişafı gibi sosyal ve ekonomik gelişmelerin ikinci planda yer aldığı bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla kitabı okurken normalden daha fazla eleştirel bir gözle okumak da fayda var. Mamafih kitabın beslendiği kaynaklar kimi zaman arşiv belgeleri ve daha çok da kroniklerdir. Bu açıdan kitabın yararlı bir çalışma olduğu söylenebilir.
Eser, adının hakkını verecek şekilde 17.yüzyılda İslam coğrafyalarının farklı bölgelerinin ilmi faaliyetler vasıtasıyla birbirleriyle etkileşime girmesini eser-şahıs üzerinden anlatmaktadır. Üç bölümden müteşekkil olan kitapta ilk bölüm 17.yüzyılın başlarından itibaren Kürt alimlerin, Celaleddin Devvani ve İsamüddin İsferayinin eserlerini Şam ve İstanbul'daki alimlere Adabü'l Bahs ve'l Münazara ilmi üzerinden tanıtıp etkilemelerini, ikinci bölümde Faslı alimlerin, yine 17.yüzyılın başından itibaren Mısır'a ve Hicaz'a gelmek suretiyle Yusuf Senusi ve Hasan Yusi'nin eserlerini Kelam ve bilhassa Mantık ilmi üzerinden bu bölgelere tanıtıp etkide bulunmalarını, üçüncü bölümde ise Hindistanlı şeyh ve alimlerin Hicaz (İbrahim Kurani) ve Şam'da (Abdülgani Nablusi) Tasavvuf metafiziği-Vahdet-i Vücud-Ekberilik-İbn Teymiyyecilik üzerinden etkide bulunmalarını anlatmaktadır. İslam Dünyasının bu yüzyılda ilmi bir gerileme yaşadığı iddiasına karşı kitapta nitelikli karşı tezler bulacaksınız.
Bu kitap Zafer Duygu'nun doktora tezinin çok daha genişletilmiş hali olup bana göre İsa Pavlus İnciller kitabıyla birlikte içerik olarak en yoğun iki kitabından birisidir. Kitap, 1-7. yüzyıllar arası Hristiyanlığın Roma (ve biraz da Sasani) İmparatorluklarıyla olan diyalektik ilişkisini anlatıyor. Özellikle 4. ve 5. yüzyılların neden Hristiyanlığın dönüm noktası olduğunu, bugün dahi geçerli olan Hristiyanlık içi tartışma ve ayrışmaların nasıl başlayıp ne şekilde sonuçlandığı, Ortaçağın kadir-i mutlak gücü kilisenin bu gücü nasıl temin ettiği, Roma'nın Hristiyanlığa yönelik zulüm söyleminin ne kadar gerçekçi olduğu, Pagan bir inanışa sahip Roma dünyasının nasıl olup da Hristiyanlığı benimsediği ve bu süreçte ne gibi dönüşümlerin yaşandığı gibi sorulara kitapta tatmin edici şekilde cevaplar bulabilirsiniz. Zafer hoca yine birincil kaynakları en güzel şekilde kullanarak gayet akademik, doyurucu ve kafamızda şekillenen sorulara nitelikli cevaplar verdiği bir eser yazmış.
Zafer hocanın bu kitabı diğerlerine nazaran daha hafif bir kitap olmakla birlikte bence önemi büyük olanlarından biri. Çünkü Hristiyanlığın erken dönemlerinde kristolojik çok fazla akım ve ekol var ve bunların derli toplu bir eserde ele alınmasının kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hoca her eserinde yaptığı gibi kitabının girişinde kendi metot ve üslubunu aktarmış ve takip edeceği güzergahı belirlemiş ardından da içindekiler kısmında gördüğünüz üzere Ebionitlerden Teslisçilere, Dinamik Monarşiyanistlerden Modalist Monarşiyanistlere, Montanusçulardan Doketiklere birçok akımı güzel ve akıcı üslubuyla açıklamıştır. Yakup'un Mektubu, Didache, Hermas'In Çoban'ı gibi erken Hristiyanlıkta kutsal metin hüviyetindeki kaynakları da değerlendirmesi ayrıca güzel olmuş. Sonuç olarak diğer kitapları gibi Zafer Duygu'nun bu kitabını da tavsiye ederim.
Bu kitap birbirinden kısmen de olsa farklı konuları bir araya getirerek Hz. İsa'nın tanrılaştırılmasındaki etkileri noktasında birleştiriyor. Açıkçası Zafer hoca bu kitapta da çok kıymetli bilgiler vermekle birlikte diğer kitaplarından daha çok verim aldığımı söyleyebilirim. Eğer Hrıstiyanlık hakkında hiç bir şey bilmiyorsanız bu kitap yalın anlatımı ve önemli sayılabilecek her konuyu barındırması sebebiyle size çok faydalı olacaktır. Ancak Zafer hocanın diğer kitaplarını okuduktan sonra verimlilik açısından bu kitabın biraz eksik kaldığını ifade etmeden geçemeyeceğim. Oransal olarak kitabın son üçte biri benim için faydalı oldu. Buna rağmen Hristiyanlığın gelişmesinde etkili olan Gnostisizm ve Sır dinleri hakkındaki bilgiler ile bu inançların Pavlus ve kilise babalarıyla olan ilişkisini ele alması en yararlandığım bölüm oldu. Bunun haricinde kitap, Roma ve Yunan toplumlarının pagan inanışlarıyla Yahudi inanışını ele almakta ve Hristiyanlığı bu inanışlarla mukayese etmektedir.