Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ötüken Tarafından Yapılan Yorumlar

23.12.2025

Kitabı özetlersek:
İkinci Dünya Savaşı sırasında kocası Sadık askere gider ve geride kalan Cemile beraber çalıştığı Danyar'a aşık olur ve kocası askerdeyken Danyar ile birlikte kaçar. Tüm bu hikayeyi de kocasının yeğeni Seyit anlatır.
Cemile’nin aşkı toplum yapısına eleştirel bir bakış açısı sunar. Kadınların evlilikteki rolü, toplumun namus anlayışı ve bireylerin bu yapı içinde sıkışmışlığının cesurca ele alan yazar bunu okuyucuya sunarken derin bir insani anlayışla yapar. Cemile’nin tercihini yadırganması ama aynı zamanda haklı görülmesi, bireyin kendi yolunu çizmesinin de örneğidir. Buraya kadar yazanlar kitabın okuyucuya verdiği bir histir ancak ben yetiştiğimiz toplumun ahlâk kuralları ve dini vecibelerimiz gereğince de aşka saygı duyuyorum ama Cemile ve Danyar aşkına bir yerde saygı duymuyorum. Çünkü geride hiçbir açıklama yapılmadan bırakılan bir eş var, yani Sadık. Ah Cemile, keşke Sadıktan ayrılıp öyle gitseydin Danyar ile...
22.12.2025

Roman, San-Taş Vadisinde dedesi Momun ile onun ikinci eşi; teyzesi Bekey ile kocası Orozkul ve onların komşusu Seydahmet ile hanımı Gülcemal'den oluşan üç aile içerisinde yaşayan yedi yaşındaki bir çocuğu konu alıyor. Anne ve babası ayrılıp, başka insanlar ile evlenip çoluk çocuğa karışırken, küçük çocuğu dedesinin yanına bırakmışlar ve ailesini hiç görmeyen bir çocuğun aile eksikliğini, özlemini, hayallerinde onlarla konuşmasını; babasının gemicilik yaptığı için Isık-Göl'de dağın tepesine çıkıp sürekli geçen Beyaz Gemiyi izler ve hayallerinde balık olarak yüzüp gemiye yani babasına ulaşmak ister.Ah adsız Çocuk!
Momun Dede’nin çocuğa anlattığı "Boynuzlu Maral Ana" masalı ile geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kuruluyor. İnsanların doğayla uyum içinde yaşadığı, kutsala saygı duyduğu eski zamanları anlatan bu mit, romanın ilerleyen kısımlarında "modernleşmenin yıkıcılığıyla" tezat oluşturuyor.Aytmatov, kutsal olanın unutuluşunu sadece doğanın değil, insanın da sonu olarak işlemiş.
20.12.2025

Rus Devrimi adı altında yapılan Rus Soykırımın ORTA ASYA TÜRK ÜLKELERİ üzerindeki etkileri buz gibi ama capcanlı örneği ile Aytmatov'un eserlerinde görebilirsiniz...
Kitaba gelecek olursak;
Cengiz Aytmatov'un 1963 tarihli bu romanı,İkinci Dünya Savaşı'nın arka planında, savaşın bir halkın ve özellikle bir annenin hayatında yarattığı büyük yıkımı, insanlar arasındaki dayanışmayı ve insanın doğayla kurduğu kadim bağı ele alıyor. Roman savaşa giden erkeklerin ardından, geride kalan kadınların omuzlarına yüklenen ağır sorumluluğu ve bitmek bilmeyen fedakârlığı gözler önüne seriyor. Kırsal yaşam göz önüne alındığına ise insanın içi ürperiyor. Çünkü savaşın gerisinde kalan her daim kadınlar ve çocuklardır. Bu sebeple savaşa giden erkeklerin yaptıkları işler geride kalanların üzerine kalıyor ve bu iki kat emek sarfetmek oluyor. Bunca emeğe rağmen tüm ürünler ve ellerinde olan herşey Rus Ordusuna gitmek zorunda. Geriye kalan tablo ise nice kayıpların acısı, açlık, yoksulluk ve sefalet...
13.12.2025

"Türkiye Türkiye'den Büyüktür."
sözünün haklılığına dair çok kıymetli bir eser...

Yıllarca Turist rehberliği yapan ve Türk-Osmanlı Mirası üzerinde araştırmalar yapan Serhan Güngör'ün bu araştırmalar sonucunda elde ettiği verilerin dokümanı niteliğinde olmuş bir eser. Kadim Anadolu ve Türk-Osmanlı Mirasının dünyanın dört bir yayına yayılışını üzülerek okudum. Aşağıdaki yazıda kitapta yer alan ülkelere yer verdim. Tarihini bilen nesillerin var olması dileğiyle, iyi okumalar...

AVRUPA: İtalya, İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Polonya, Estonya, Çek Cumhuriyet, Avusturya, İsviçre, Macaristan, Sırbistan, Arnavutluk, Rusya, Kırım, Bosna Hersek, Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan.

AFRİKA:Güney Afrika, Mısır, Tunus,

AMERİKA:ABD, Meksika, Küba,

ASYA VE ORTA DOĞU: Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan, İran,Azerbaycan, Özbekistan, Moğolistan, Gürcistan, Umman, Japonya.
13.12.2025

Kemal Tahir'in, Türkiye Tarihini ele aldığı roman serisinin üçüncü, Esir Şehir Üçlemesinin de ikinci kitabı olan "Esir Şehrin Mahpusu" iki bölümden oluşmaktadır. İstanbul'un işgalini konu alan "Esir Şehrin İnsanları" kitabının devamı niteliğinde olup, ilk kitapta ruhsal dönüşümüne ve değişimine şahit olduğumuz ana karakter Kâmil Bey'in, bu kitapta ise mahpusta geçirdiği süreci, bu süreç içerisinde varlık ve kimlik çatışmalarının insan hayatlarını nasıl etkilediğini, insanların çıkarları için neler yapabileceğini, ikilemlerin insanları nasıl kutuplaşmaya ittiğini ve tüm bu kaosun içinde Kamil Bey'in değişmeye başlayan karakterine, kimlik arayışına, içsel çatışmalarına, çevresinde gelişen siyasi-toplumsal olaylara şahit oluyoruz.
Özetle; Hem çökmüş koca bir imparatorluğun enkazının altında kalan hem de esir olan bir şehirde özgür kalmaya çalışan insanlar ve zihinlerin mücadelesine bir mahpusanenin dört duvarı arasında şahit oluyoruz...