Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

KY-424528 Tarafından Yapılan Yorumlar

22.03.2007

Martı kitabını okuduysanız yunus da da aynı lezzeti bulacaksınız. İki kitabın anlatım tarzı hemen hemen aynı gibi.. Tek katılmadığım bir bölüm vardı. Düş kurmayı bırakan köpekbalığının yunusa düşünü kurmak için vazgeçme demesiydi..Ve yol göstermesiydi. Hem düş kurmak nedir bilmiyor hemde düş yolunu tarif ediyor ,herhalde yazarın dalgınlığına gelmiş olmalı..
22.03.2007

YAĞMUR SESİNDE YAZDIM
SANA BU DİZELERİ
VAZGEÇ DEDİ SEVDİKLERİM
VE DAHA NİCELERİ

SENİ SEVER BU GÖNÜL
ÖMRÜMÜN HER DEMİNDE
SENİ ÇOK GÖRDÜ BANA
SİTEMKARIM FELEĞE
22.03.2007

Hz. Muhammed 'e nasil dil uzatmissin oyle..Hz. muhammed cahillerin arasinda dogru yolu sunma ile bir sekilde cehennem de ama bizlerin olusturdugu bir cehennemi cennet yapmak icin cehennem de deseydin de kitabin anlam kazansaydi...Hz. muhammed in hayatini bilmeden,benim peygamberim senin peygamberini dover tarzinda cocukca girisimler hangi yeri bulacagini sanarak yola cikiyor anlamak imkansiz..Yine de okuyun kim neler yazmis bilmek zorundayiz ,adamlarimizi iyi secelim..allah cumlemizi hidayet yolundan sapitmasin.
22.03.2007

Sevgili annemarie schimmel , mevlana celaleddin rumi ye olan hayranligin dilerim onun anlatisinin ruhunu yasamana neden olur..Ruhunu anlamadigim ama hayran oldugum kisi hakkinda kitap yazmaktan allah bizi korusun ,hayranligimi ilme donusturup o ruhu yakalamam icin allah dan destek dilerim..herkes icinde sevgisinin haddizlik sınırlarini ulasmamasi, sonradan ic gucenikligi yasamamasini dua ederim.. sevgim edepsizlige donusmesin ,donustugu kadari da hay'ra donsun ,hayra vesile olanlardan olmak cumlemize yazilmis olsun.amin...
18.03.2007

Selim İleri, 2001 Orhan Kemal Roman Armağanı da kazanan bu romanını bir söyleşide şöyle anlatıyor: "'Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak'ı üçüncü ve son kez yazıyordum, yaz sonuydu. Attilâ İlhan ile konuşuyor, romanda gerçekleştirmek istediklerimi anlatıyordum. Attilâ Bey Malraux'nun şu sözünü söyledi: 'Her roman aslında bir otobiyografidir.' Birden çarpıldım ve sözü romanın başına koymaya karar verdim. Roman ve otobiyografi, özyaşamöyküsü sözcüklerinin yan yana gelişi, getirilişi çarptı beni. Romanı mutlak bir kurmaca diye görmek de mümkün ve zaten öyle. Gelgelelim kurmacada yazarın, romancının yaşam deneylerini, yaşam görüşünü, yaşamı algılayışını nereye kadar yadsıyabiliriz? Yani yazardan kurmacaya sürekli bir yansıma söz konusudur.