Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Jully35 Tarafından Yapılan Yorumlar
Agatha Christie'nin On Kişiydiler kitabını okuduysanız, eminim ki benim gibi siz de son sayfaya kadar büyük bir merakla beklediniz! Bu kitap, bildiğimiz cinayet romanlarından çok farklı. Kurbanlar, katil ve dedektif bir arada, ıssız bir adada sıkışıp kalıyor. Bu durum, gerilimi inanılmaz derecede artırıyor.
Kitabın en etkileyici yönü, her karakterin kendi içinde bir sırrı olması. Christie, her cinayetle birlikte karakterlerin derinliklerine iniyor ve okuyucuyu sürekli şaşırtıyor. Herkesin bir katil olma potansiyeli taşıması ve cinayetlerin tek tek işlemesi, "Peki ya sonra?" sorusunu zihninizde sürekli tutuyor.
Kitaptaki tekerleme de esere gizemli ve tekinsiz bir hava katıyor. Bu tekerleme, cinayetlerin işlenişine rehberlik ediyor ve gerilimi katbekat artırıyor. "Acaba sırada kim var?" diye düşünürken, cinayetlerin ne kadar zekice kurgulandığını da görüyorsunuz.
Rezonans Kanunu, bana göre sorumluluk almayı ve iç dünyamızın farkına varmayı teşvik eden güçlü bir kavram. Hayatınızda sürekli tekrar eden olumsuzlukları ya da olumlu gelişmeleri gözlemlediğinizde, kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
İç dünyamda neye odaklanıyorum?
Hangi duygular baskın durumda?
Yaymakta olduğum frekans ne olabilir?
Bu kanun, pasif bir kurban psikolojisinden çıkıp hayatınızın dümenine geçmenizi sağlar. Hayatınızdaki olayların, aslında kendi içsel durumunuzun bir yansıması olduğunu fark etmek, değişim için atılabilecek en önemli adımdır. Rezonans Kanunu, bir sihirli değnekten ziyade, içsel bir farkındalık ve dönüşüm aracıdır.
Kitabın beni en çok vuran yanı, o samimi ve dokunaklı dili. Livaneli, okuyucuyu alıp o dönemin atmosferine, sarayın soğuk taş duvarlarının arasına bırakıyor. Her bir karakter, bütün zaafları ve karmaşıklıklarıyla o kadar gerçek ki, sayfalar ilerledikçe onların kaderine ortak oluyorsunuz. "Engereğin Gözü", sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda size derin bir insanlık dersi veriyor ve güçlü bir duygusal iz bırakıyor. Bu kitap, bence Zülfü Livaneli'nin kaleminin en keskin ve en duyarlı olduğu eserlerden biri.
Kitap bana, hayatın ne kadar hızlı ve geçici olduğunu hatırlattı. İnsan ilişkilerinin, anların ve deneyimlerin değerini daha çok fark etmemi sağladı. Her günün bir daha geri gelmeyeceğini bilerek yaşamak gerektiğini düşündürdü; küçük anlarda bile anlam ve güzellik bulmak mümkün."
çok klasik ama aynı zamanda okudugunuz zaman size keyif verecek bir kitap tavsiye ederim