Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
dilekcekitaplar Tarafından Yapılan Yorumlar
Sait Faik Abasıyanık'ın 1950 yılında yayımlanan öykü kitabı "Mahalle Kahvesi", yazarın İstanbul'a, insanlarına ve sıradan anlara duyduğu derin sevgiyi ve gözlem gücünü en saf haliyle yansıtan eserlerinden biridir.
Öykülerde olay örgüsü genellikle ikinci planda kalır. Asıl önemli olan, karakterlerin iç dünyaları, anlık duygu değişimleri ve yaşamdan aldıkları küçük kesitlerdir. Bu kitap “durum öykücülüğü”nün Sait Faik’teki başarılı yansımalarından biridir. Kitaptaki öykülerde bir sonuca veya büyük bir çözüme ulaşmaktan ziyade, karakterlerin yaşadığı anlara ve hissettikleri ön planda.
Süleyman, annesini ve babasını kaybetmiş, edebiyat ve özel eğitim öğretmenliği okuyan, insanlarla konuşmayan, kimseyi sevmeyen ve hayatta kalacak kadar yiyen “tuhaf” bir genç. Sürekli olarak, “Müdürüm” diye hitap ettiği iç sesiyle Karşında biri varmış gibi konuşuyor, sorular soruyor ve cevaplar alıyor.İşin daha ilginç tarafı ise bu sesin dediklerini sorgusuz sualsiz kabul etmesi.
İçsel konuşmaların genellikle adalet üzerine yoğunlaşması ve kötülük yapanlara kendi cezasını verme düşüncesi insanı ister istemez geriyor. Herkes bu düşüncede olsa, yaşadığımız dünya nasıl olurdu düşünmek bile istemiyorum.Öte yandan onun bu içsel yolculuğuna eşlik ederken pek çok konuda da empati kurup, genel bir sorgulamaya teşvik etmekte.
️Kısacası; felsefi derinlik, özgün anlatım tarzıyla insanı düşünmeye sevk eden, hatta yer yer şok edici anlar yaşatan varoluşsal ve felsefi bir roman. Bireyin yalnızlık ve varoluş temalarını ele alması bakımından da aydınlatıcı bir okuma sunuyor.
Rengarenk çizimleri ve anlamlı konusuyla minikler için güzel bir kitap.
▫️Gerçek bir yaşamdan uyarlanan kurgu enfesti. Berrin üzerinden toplumumuzdaki kadınların yaşadıkları o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtılmış ki, bunu bir erkeğin yazdığına inanmakta güçlük çektim. Başlı başına merak unsurlarıyla bezenmiş kurgu, yarısından sonra tamamen bambaşka bir boyuta ulaştı. Tam anlamıyla ters köşe diye, ben buna derim, dedirtti bana.
Çok sevdiğim kitapları anlatmak hep daha zor gelmiştir bana. Ya yeterince iyi ifade edemezsem, ya hakkını veremezsem diye tereddütte kalırım. O yüzden baştan beni çok etkilediğini ve çok sevdiğimi belirtmek isterim. Yasamak tatlı bir rüya değil maalesef, inişleriyle çıkışlarıyla, acılarıyla, sevinçleriyle sürüp gider. Sevgili Müjde Alganer ‘de bu kitabı 2019 senesinde kaybettiği eşi ile yaşadıklarından etkilenerek yazmış. Her insan büyük ya da küçük acılar, hüzünler, kayıplar yaşar ama bunu kelimelere dökmek, bu yaşanmışlıklardan farkındalık yaratacak bir eser çıkarmak herkesin yapabileceği bir şey değil...Bu yüzden yazarı yürekten kutlarım.