Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
dilekcekitaplar Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapçı, bizi nostalji dolu bir İstanbul yolculuğuna çıkaran, kitap sevgisini ve insan ilişkilerini merkeze alan samimi bir eser. Keyifle okudum
Selcuk Özyurt’un dili oldukça akıcı ve şiirsel. Betimlemeler o kadar canlı ki, kendinizi İstanbul’daki fabrikada iz sürerken buluyorsunuz. Yazarın kendi hayatından izler de taşıdığını belirteyim. Anlayacağınız kitap bir anılardan dertlenerek kurgulanmış.
⠀︎ ︎⠀
Mirza’nın bir trajediyle altüst olan hayatını, hayatta kalma mücadelesini ve altı ülkeye yayılan sürgün benzeri yolculuğuna eşlik etmek isteyenler, bu film tadındaki kitabi kaçırmasın.
Kitap Melda ve Doktor Renan arasındaki derin ve çetrefilli bir aşk hikayesi etrafında şekillenmekte... Altan’ın böbrek rahatsızlığı nedeniyle hastaneye giden Melda, Renan ile tanışır ve monoton yaşamında yeni bir sayfa açılır. Olayın öncesi ve sonrasıyla ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum. Olayların gidişatını okuyarak öğrenmeniz emin daha keyifli ve heyecanlı olacak.
Anadolu’dan başlayarak Avrupa, Amerika ve Afrika’ya kadar uzanan bir yolculuk.. kurgu kişisel bir aşk hikayesi olmanın ötesinde, küresel insan deneyimlerinin bulunduğu bir yelpaze sunuyor. Kitabı önemli kılan diğer yanlar ise; resim sanatı ve yaban hayatına dair bilgiler sunmuş olması ve toplumsal olaylara yer vermesidir.
Ustalıklı bir dille yazılan roman, karakterler ve sümbül kokusunu merkezine alarak, bu koku üzerinden hatıralara, geçmişe ve insan ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Türk edebiyatında farklı soluk arayanlar için kaçırılmaması gereken bir eser...
Yazarın 1948 yılında yayımlanan "Lüzumsuz Adam" adlı eseri, yazarın gözlem gücünü, insan sevgisini ve kendine özgü dilini en belirgin şekilde ortaya koyan önemli öykü kitaplarından biridir. Kitap, adını veren "Lüzumsuz Adam" öyküsüyle birlikte, genellikle şehir insanının yalnızlığını, sıradan insanların iç dünyasını ve hayatın küçük detaylarındaki güzellikleri işler.
Yazar öykülerinde genellikle toplumdan bir şekilde kopuk, kendi halinde yaşayan, "lüzumsuz" görünen bireyleri merkeze alır. Bu karakterler aracılığıyla modern şehir yaşamının getirdiği yalnızlık, yabancılaşma ve iç hesaplaşmalar derinlemesine incelenir. "Lüzumsuz Adam" öyküsündeki ana karakterin topluma ayak uyduramama hali ve kendi varoluşsal sorgulamaları bunun en güzel örneklerindendir.
Sait Faik’in dili, oldukça yalın ve doğaldır. Halk diline yakın, samimi bir anlatım tercih eder. Gereksiz süslemelerden kaçınır, doğrudan ve içten bir sesle okuyucuya ulaşır.