Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Mavi Seyyah Tarafından Yapılan Yorumlar

13.04.2007

"Cam ırmağı taş gemi"...
cam ırmakta taştan gemi yüzdürmek ve ona ateş deryasında mumdan kayıkla eşlik edebilmek bir hayalin peşinden bakakalmak ve boş uzun bir yolu kimsenin gelmeyeceği aşikar olsada bir umut beklemek günlük yaşantıların kenarından nice imkansızlıklar imkan kazanıp yoluna devam ediyor değil mi? Taştan gemiler cam ırmaklrda yüzdürülüyor ve mumdan gemiler ateş deryasının girdabında cebelleşiyor... Nazan hocamdan eşsiz bir yapıt daha onu anlatmaya kelimeler yetmiyor...
Önceleri hep merak etmiştim acaba aydın insanların yaşantıları nasıl olur diye. Nasıl olurdu kitleleri peşinden sürükleyen bir sanatçının, yazarın kelime imbiğine düşünce menbağına yön veren hayatı? Yazdıkları gibi mi resmettikleri gibi mi yada ezgileri gibi mi? Çocukluk hayalimin gerçekleştiği bu günlerde bir yazarla aynı havayı soluyorum çoğu insan ondan imza alma yarışına girmişken ben haftada iki saat de olsa onu en yakınımda hissediyorum önce bunun için şükrediyorum sonra da bana lutfedilen bu nimete layık olamama düşüncesiyle eziliyorum. Evet bu yazar dünyalar tatlısı hocam Nazan Bekiroğlu. Cemil Meriç'in bu ülkenin aydınları kendilerini fildişi kulelerin ardına hapsedip oradan halka bakmaya alışıktır sözüne binaen onu ilk gördüğümde çok daha dikkatli baktım ama büyük ustanın deyimini hocamda bulamadım yani o fildişi kulelerin ardında değil bizimle beraber tebeşir tozu soluyor kara tahtayı siliyordu. Eserlerindeki akıcı ve şiirsel üslübu o kanuşurken rahatlıkla farkediyorsunuz sanki kelimeler onun konuşmasıyla canlanıyor ve sizi "bitimsiz bir ezginin eşsiz güzellik vaadi" ne doğru sürüklüyor. Kelamının da kalemi kadar güçlü ve sürükleyici olduğunu da söylemek gerek. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var iyi ki varsınız hocam muhabbetle...
13.04.2007

"sevdim seni,seni sevdiysem bir eşikten geçtiğimdendir.Bir kentin içine düştüğümden,bir kenti içme düşürdüğümden. Ben ki tüm savaşlarımda hem kumandan hem de neferdim. Ürkektim delişmenliğim korkunun rengindeydi bu yüzden seni sevdim."
Önceleri hep merak etmiştim acaba aydın insanların yaşantıları nasıl olur diye. Nasıl olurdu kitleleri peşinden sürükleyen bir sanatçının, yazarın kelime imbiğine düşünce menbağına yön veren hayatı? Yazdıkları gibi mi resmettikleri gibi mi yada ezgileri gibi mi? Çocukluk hayalimin gerçekleştiği bu günlerde bir yazarla aynı havayı soluyorum çoğu insan ondan imza alma yarışına girmişken ben haftada iki saat de olsa onu en yakınımda hissediyorum önce bunun için şükrediyorum sonra da bana lutfedilen bu nimete layık olamama düşüncesiyle eziliyorum. Evet bu yazar dünyalar tatlısı hocam Nazan Bekiroğlu. Cemil Meriç'in bu ülkenin aydınları kendilerini fildişi kulelerin ardına hapsedip oradan halka bakmaya alışıktır sözüne binaen onu ilk gördüğümde çok daha dikkatli baktım ama büyük ustanın deyimini hocamda bulamadım yani o fildişi kulelerin ardında değil bizimle beraber tebeşir tozu soluyor kara tahtayı siliyordu. Eserlerindeki akıcı ve şiirsel üslübu o kanuşurken rahatlıkla farkediyorsunuz sanki kelimeler onun konuşmasıyla canlanıyor ve sizi "bitimsiz bir ezginin eşsiz güzellik vaadi" ne doğru sürüklüyor. Kelamının da kalemi kadar güçlü ve sürükleyici olduğunu da söylemek gerek. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var iyi ki varsınız hocam muhabbetle...
13.04.2007

Ahmet Cemil Ertunç Cumhuriyetin tarihi kitabında olduğu gibi Çankaya Nöbeti' nde de bilinmeyen gerçekleri gün ışığına çıkarmayı amaçlamış.Yalın üslubu ve tablolarla desteklenmiş açıklamlarıyla son derece başarılı olmuş kanaatindeyim.
yazarında dediği gibi Cumhurbaşkanlığı seçinleri kaos ve gerilim de hep beraberinde getirmiştir bu ülkede. Demokrasiden söz edilen ülkemizde nerdeyse Askeriyenin karışmadığı seçim yok gibi. Ya paşalar çıkmıştır çankayaya yada kendi destekledikleri bir sivil adayı reisi cumhur yapmaya çalışmışlardır.
Son seçim süreci ise beklenmedik gelişmeleri beraberinde getirmiştir olaylar anormal bir şekilde normal seyrinde gitmektedir.
Her cumhurbaşkanlığı seçiminde gerilim ve kaos görmeye alışık olanlar bu seçim sürecininde diğerleri gibi olacağı görüşüne sahiptiler.Bu konuda Ahmet Cemil Ertunç 'un bizzat sohbetimiz esnasındaki görüşlerini açıklamak isterim;
"son seçim süreci ile ilgili görüş beyan eden birçok kişi gibi bugün bende yanılmış durumdayım. Zira neredeyse seçim sürecinin sonuna yaklaşılıyor ancak herşey son derece yolunda gidiyor gibi görünüyor.Her cumhurbaşkanlığı seçiminde olağanlaşan olağanüstü gelişmeleri bu seçim sürecinde görebilmiş değiliz" Yazarında sözlerinden anlaşılacağı üzere yani herşey olağanüstü bir şekilde olması gerektiği yörüngede ilerliyor.Her seçimlerde varlığını hissettiren askeriye bu seçim sürecinde andıç vb. meselelerle kendi içerisindeki çatlakları onarmakla meşgul "ettirilmiş" bu ülkede sanki cumhuriyet üvey evlat kalmış gibi onu sahiplenmek isteyen bazı çevrelerinde kendilerinden bekledikleri tepkiyi ortaya koyamamışlardır. Genel Kurmay Başkanının açıklamalarından da bunu daha iyi anlayabiliriz. Bu kadar sessizlik pek hayra alamet mi bunu ileride göreceğiz... Geçmişten günümüze tüm cumhurbaşkanlığı seçimlerini perde arkasını görebileceğiniz güzel bir kitap. Geçmişi bugünle mukayese edip olaylara daha bilinçli yaklaşmak isteyenlere tavsiye ederim .
Zira bu ülkede hep aynı oyunlar farklı senaryolarla kurgulana gelmiştir...