Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kara cahil45 Tarafından Yapılan Yorumlar
Sait Faik hikâyelerinin genel karakteri karışık,düşle gerçeğin,başka bir deyişle hayâl ve hakikâtin aynı satırda yer almasıdır. Öyküleri takip edemiyorsunuz. Bütün hikâyelerde yalnızlık ve bu psikoloji var.Alemdağda Var Bir Yılan'da en güzel sözünü söyler" Bir insanı sevmekler başlar her şey" Dülger Balığı'nın Ölümü insandaki ölüm korkusunu bütün gerçekliği ile anlatır. Rıza Milyon-er'de ise insanların para hırsını, fırsatçılığı,teknolojiye karşı insanların yeniliklere kapalı oluşu (Rıza'nın babası doktorun incelemelerini günah olarak görürür.) Zengin olan insanların kendilerine kusur kondurmaması gibi konular ele alınır. Sarmaşıklı Ev'de ise çok güzel tasvirlerle karşılasıyoruz. Hikâye anlatılırken tasvirler aralara yerleştiriliyor.(Tombul yanaklarından çukurlar açan bir gülümseme ile yanımıza geldi. Buruşuk yüzünde kazma dişli ağzında ,pis ve seyrek bıyıkları....) Eftalikus'un Kahvesi'nde ise Sait Faik yazarlığı ve hikâyeleri hakkında kısa bilgiler veriyor. Bütün hikâyeleri tek tek yazmak gerekmiyor.Ama bu kadar bile Sait Faik'in Hikâyelerinin genel özelliklerini taşıyor. Hayâl ve gerçek iç içe .Yazarlık hakkında sorgulamalar, hayat ve ölüm düşüncesi, yalnızlık. Zengin tasvirler Güzel Edebiyat ama kopuk Hikâyeler. iyi şekilde takip edebilirim diyenler okumalı
İnce Memed 1 Yaşar Kemal'in yazdığı en güzel kitap denilebilir. Ama bir yazarın görüşlerini edebiyattan yazarlığından ön planda tutması pek doğru bir tavır değil. İnce Memed 1 çok başarılı.Fakat kitapta bazı yerlerde aşırı derecede abartı var.Bazı yerlerde çok fazla tekrar (aynı şeylerin ufak değişiklikler yapılarak sayfalarca tekrarı) Ama Memed'in güçsüzken çektiği sıkıntılardan dolayı kendisiyle birlikte büyüyen başkaldırı kötü gücü,zulmü yani Abdi Ağa'yı öldürmesiyle son bulur.Bu kitap zamanında çok olay yaratmış.Bir siyasî görüşün kitabı olmuş.Yaşar Kemal'in bitmek bilmeyen devedikeni tasvirleri,ikircikleri dışında son derece başarılı. Dili duru Türkçe olarak değerlendiriliyor.Evet doğru ama çok fazla laf kalabalığının olduğu bölümler var. Romanın Nehir Roman şeklinde yazılması herhalde birinci cildin çok tutulmasından kaynaklanıyor. Zira diğer ciltlerde bir kısır döngü var. Her ciltte bir ağa gider,onun yerine daha güçlüsü daha zalimi gelir. Memed öldürdükçe çoğalıyorlar. Bu tam anlamıyla zulme karşı bir zafer değildir. Ama dediğim gibi bana göre yazarın en güzel kitabı. Gerçekten de sadece Türkiye'ye değil dünyaya ait bir kitap
Zamanında bizim ders kitabımızdı.Sayın hocam alanında yetişmiş en önemli kişilerden birisi. Konumu,durusu,bilgisi ve çalışmaları edebiyata gönül vermişliği ile gerçekten hayranlık uyandıracak bir kişi.Kitapta Batı Edebiyatı'na ait en öne çıkmış,adından çokça söz ettirmiş eserler,bu eserleri yazanların ortaya çıkardıkları akımlar ve sanat anlayışlarını bölümler hâlinde anlatan bir kitap. Batı Edebiyatı üzerine çalışacaklara yararlı olacak bir kitap.
yaşar kemal dendi mi meşhur eserlerinin yanı sıra yaptığı uzun ve sıra dışı tasvirleri akla gelir.üçlemenin ilk cildi olan ortadirek de yoğun olarak kullandığı tasvirler olayı ikinci planda bırakmış.eserde zaman iki günden ibaret.pamuk toplamak için çukurovaya gitmek üzere yola çıkan köylülerin ve roman kahramanı uzunca ali ve ailesinin sıkıntıları anlatılmakta.sadece yol boyunca yaşanan güçlüklere değil köylü ağa ilişkisine de çok gerçekçi bir şekilde değinmiş.yetişemeyip aç kalma korkusuyla birlikte türlü hayaller kurularak geçen yolculuk sonunda çukurovaya inerler.yaşar kemalin eşsiz benzetme ve tasvirleriyle süslenmiş eseri okurken sanki onlarla birlikte o yolculukta yer alıyormuşsunuz hissini veriyor.bir ara meryemcenin oğluna kargışlar vermesi,onları terkedip kaybolması vs.bunaltsa da bütün olarak göze batan bir eksiği yok.karışık,entirika,birbirine girmiş olay örgüsü istemeyen edebi nitelikte bir eser okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.inanın pişman olmazsınız.
kral lear macbeth gibi eserlerini okuduktan sonra shakespeare'nin bu eseri oldukça basit geldi.belki tiyatrosunu izlesem de görüşümün değişeceğini pek sanmıyorum.okuyucunun/izleyicinin kendini tutamayım bu kadar da olmaz canım ben gerçeği söyleyeceğim othelloya dedirtecek kadar sıkan bir kitap bence.kendisini çekemeyenlerin hilelerine kanıp kıskançlık duygusuyla karısını öldürmesi ardından da gerçekleri hizmetçiden öğrenmesiyle kendini de öldürmesiyle eser bitiyor.beni en çok sıkan da desdemone'nin gerçekleri açıklamak yerine kocasını kendisini öldürmesi için neredeyse teşvik etmesiydi.ne yalan söyleyim çok sıkılarak okuduğum bu eser beni hayal kırıklığına uğratttı.yine de meşhur bir eser okumak isteyenlere tavsiye edebilirim.