Toplam yorum: 3.285.257
Bu ayki yorum: 6.783

E-Dergi

btasdemir Tarafından Yapılan Yorumlar

16.07.2007

Karamazov kardeşler; Tolstoy evini terk ettiğinde yanına aldığı kitap...55 yaşında şehvet düşkünü bir baba ile her biri ayrı annelerden olma dört oğlunun (biri gayri meşru) sevgi, nefret, günah ve tutkularının meydana getirdiği çerçeve içinde sürüp giden bir inanç arayışı, Tanrı’ya ulaşma çabası romanın temelini oluşturuyor. Dostoyevski insan ruhunun derinliklerini ustaca çözümlemesi ile bu kitap psikanalize bir kapı açmış ve varoluşçu düşüncenin temel kaynaklarından biri olmuş.
16.07.2007

Bulantı, Jean Paul Sartre'ın ilk romanıdır. 1931-1938 yılları arasında yazdığı, yadsımacılığı ve varoluşculuğu çok iyi şekilde dışa vurduğu başyapıtıdır.Marquez de Rollebon'un hayatını irdeleyen bir araştırmacı rolündeki Alain Roquentin karakteri,yaptığı analizler ve giderek sorgulamayla başlayan bir yabancılaşmanın sonucu olarak ''bulantı'' duyumsamaktadır.Roquentin,Sartre'ın karakteristik özelliklerini taşır.Özellikle yazarın kitaba 26 yaşında başlayıp orta yaşlarına kadar bitirememesi Roquentin'in karakterini şekillendirme çabası olarak görülebilir.Camus'nun yaşamın bir saçmalık olduğuna inandığı felsefesinin bir başka formu Sartre'ın bulantısında gözlemlenebilir.Romanları haricinde gerçek hayatında da karakteri statiktir.Fransanın 1945-1963 yılları arasındaki Cezayir soykırımına karşı, Sartre'ın bulantısı tabiri caizse kusmaya dönmüştür.Muhalif tavrı, eserleri geniş yankı bulmuş Sartre, 1964 yılında kendisine verilen Nobel edebiyat ödülünü reddederek, inandığı değerlere ve felsefesine bağlılığını açıkça ortaya koymuştur.
16.07.2007

"Hayat ilkeler için değil mutlu olmak için yaşanır” romandan aldığım bu güzel söz aslında kitabın bir kısmını da kapsıyor. Kitap, aşkı, bağlılığı, aidiyeti, tutkuyu sorguluyor. Orhan Pamuk Kars’la Türkiyenin küçük bir modelini kuruyor. Kar yolları kapatınca Kars’ın dünya ile bağlantısı kesiliyor. Bir süre sonra yerel bir darbe oluyor ve Ka şehirde sıkışıp kalıyor. Karın verdiği ilhamla birbiri ardına şiirler yazıyor. (ama kitapta hiç şiir yok. Sürgündeyken hiç şiir yazamıyordu) Siyasi İslamcıları ve Kemalistleri kendi mantıklarıyla, kendi sloganlarıyla karşı karşıya getiriyor. Kitabın sloganı ise insanı anlamak... Romanın asıl belirleyici kahramanı “KAR” dır. Öyle bir imgedir ki, kimi zaman aşkı çağrıştırır, kimi zaman onulmaz bir yalnızlığı, kimi zaman da siyasal cinayetleri örten bir kefendir sanki...

Hikayeyi kurgu olarak düşünüp okumak lazım. Kars romanda geçtiği gibi bir şehrimiz değildir...
16.07.2007

Petrov'un Finlandiya seyahatinde gördüklerini yazdığı güzel bir kitap. bildiğimiz gezi kitaplarından farklı tarzda yazılmış. Petrov, kendini milletine ve ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının, karış karış her köyü gezip, gönül tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını akıcı bir dille anlatıyor. bir bölümü çok dikkat çekici; "Tramvaya binersin, biletçi yok. Kontrolör yok. Parayı kutuya atar, dilediğin yere gidersin. Finli bir öğretmen bunun nedenini şöyle açıkladı: Rusya'da, bütün Avrupa'da olduğu gibi, halka güven olmadığı için bilet satılırsa, kondoktörü denetlemek için kontrolör konulursa, ya kontrolörleri kim denetlesin? Biz, kontrolöre değil, halka, insanlara inanırız..." beyaz geceler ülkesini ve halkının medeniyet yolunda hangi aşamalardan geçtiğini öğrenmek için yararlı bir kaynak.
13.07.2007

Aslında bu kitabı nasıl olup da pazarladıklarının bir kitabını yazsalar satış rekorları kırardı. Çok iyi bir kitap olmamasına rağmen nasıl oldu da herkes bu kitaptan haberdar? Bana göre diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı yok. Hatta bir çok yanı da abartılı geldi. Çok büyük bir metropolde, çok saygın bir avukat olan julian a, hayatında bulunduğu manastır civarından ayrılmamış bilgieler yaşam konusunda tüyolar veriyor. Kitabın bir yerinde diyor ki; oradaki rahipler bulundukları yerden hiç ayrılmış olmalarına rağmen büyük kentlerde yer alan sorunları ve çözümleri bilebilirler. Yok artık..! hiç araba kullanmamış bir kişi arabanın ne gibi sorunlar çıkaracağını nerden bilsin? Tatile dönüşlerinde birçok konudan habersiz olduğunuz çok olmuştur. Yaşam çok hızlı bir şekilde değişirken sürekli meditasyon halindeki bilgeler o gölün yüzeyine bakarak mı görüyorlar dünyadaki sorunları? Kitabın ismi ve reklamı büyük olmasına rağmen içeriği bir o kadar sıradan. Robin Sharma hayranı değilseniz tavsiye etmiyorum.