Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ZAT-I ŞAHANE Tarafından Yapılan Yorumlar
Cellatlar,ölümün karşısında hep haklı,hep mağrur,hep güçlü ve hep son sözü söyleyen ölümün soğuk elçileridir.Yeteneklerini bir insanın sonunda karşılaşacağı tabii sonuca bilinen veya bilinmeyen sebeplerden dolayı erkenden karşılaşan insanlar üzerinde kanıtlarlar.Onlara göre kan fenalıkların sadasıdır.İnsanlar arasından fenaları ayıklamak gerekir.Bu görev de kendilerine verilmiştir.Yaptıklarının bir hata olup olmadığı sorusuna verdikleri cevap ise;Hükmü sultan olmadıktan sonra cellattan hata gelmediğidir.Zaten suç vicdan azabıyla telafi edilir;Kansa göz yaşlarıyla yıkanır,kanla değil.Hem idam cezası idam edilene değil,geride kalanlara verilen bir cezadır.Ayrıca cellatlar bir deriden iki çarık çıkmayacağını bildiklerinden mi yoksa insan muhakemesinin kusursuz olmadığını bildiklerinden midir nedir genellikle bir başka iş yapmazlar.Kitapta ayrıca kuruluş felsefesi"Bir suçlunun serbest kalmasına göz yummaktansa,doksan dokuz masumu cezalandırmak daha iyidir"olan Engizisyon Mahkemelerinin imza attığı yargılamalar da mizah konusu yapılmış.Bilimin,Felsefenin,Edebiyatın kısacası yaşamın serinkanlı sorgulamasına kulak kabartanların okuması gereken bir kitap.
"Tanrıların ordularını kumanda eden ve Şambala Krallığı diye bilinen,psişik güçlere ulaşmış insanlardan oluşan ideal toplumu yaratacak ışığın tanrısı"olduğunu iddia eden Asahara'nın örgütü olan Aum Tarikatı kitabın üst başlığını oluşturuyor.Kitabın Alt başlığı ise terörizmin gizli ilişkileri ve yapılanma süreci.Aynı zamanda bu Japon dinsel hizbini sofistike silahlar elde etmeye iten inanca yani ülkelerine yapılacak herhangi bir müdahale sonrasında çıkacağına inandıkları apokaliptik bir dünya savaşına-Saisha Senso-şahit oluyorsunuz.Diğer bütün rakip hiziplerin etkin bir biçimde bastırılmasını içeren bu öğreti aynı zamanda Japon imparatorluk ailesinin de sembolü olan Davud Yıldızı'nın bir parçasıyla yani Armageddon'la da örtüşmektedir.Bu savaşa hazırlanmak için oluşturdukları toplumun kökünün ise 2.Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında Asya uluslarının doktrine edildiği,Japon tarihinin ve toplumunun militarist,emperyal bakış açısının kuruluşuna hizmet eden ulusalcı bir din-Şintoizm-de yattığını da gösteriyor.
Ana hedefleri Yeni Dünya Düzeni'ni oluşturmak olan saklı seçilmişlerin vücut verdiği Yale merkezli gizli bir cemaat olan Kurukafa ve Kemik Tarikatı'nın gizli tarihi ve bu plan doğrultusunda ördüğü uluslararası ağ anlatılıyor.Örgütün kamu hedefinden uzak durmak üzere sınırları aştığı zamanlar da oluyor.Misal:Watergate,Kennedy.Kitapta yer alan ve dünyadaki her güç manivelasında ellerinin olduğunu gösteren vesikalar da cabası.
Sorunlar yerdeki delikler gibidir.Kazıp derinleştirebileceğiniz gibi üzerine toprak atıp kapatabilirsinizde.Bunların üzerini örtmenize yardımcı olacak materyal ise sözcüklerdir.Sözcükler,yüzünüze kapatılan sözel kapılardır.Temsil ettiğiniz kaliteyle uyum içinde olmayan davranışlarda bulunursanız,diğer insanların sizi sınırlı bir şekilde algılayıp ona göre tanımlayacağından emin olabilirsiniz.Aslında insanlar akıl almak istemezler.istedikleri sadece teyit edilmektir.Ama siz yine de teyit edilmekten ziyade temyiz edilmenin peşinde koşun.Böylece hem kendi görüşlerinizi aktarmamış hem de başka kafaları tutuşturmuş olursunuz.Yani ayaklarınızı betona gömüp direnerek bir yere varamazsınız.Kendi eylemlerinizden kendinizi sorumlu tutmayı tercih ederseniz,şikayet kutunuza yapıcı bir metin bırakmış olursunuz.İçine fikir yürüterek girmediğiniz bir durumdan fikir yürüterek kurtulamazsınız.Bu yüzden başkalarının yanlışlarından öğrenmelisiniz.Hepsini tecrübe edecek kadar zamanınız yok.Şunu da unutmayın,iyi fikirlerin düzinesini beş paraya satın alabilirsiniz ve kullanmadığınız zaman bir teneke parçası kadar bile değerleri yoktur.Hayata dair yeni manzaralar aramak yerine,yeni bir gözle bakmanızı sağlayacak.Böylece ifadeleri,yanıtı içinde sorulara dönüştürme yönteminde usta olan bir sözel trafik polisi haline geliyorsunuz.
Çobanlar,tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek somut ya da soyut bir varlığın mevcudiyetinden haberdardır.İspanya'dan kalkıp Mısır'daki piramitlerin eteklerinde kişisel menkıbesinin hazinesini aramak için yola düşen çobanımız,kalbinin iç çeperlerinde katılaşarak yüreğiyle konuşmasına mani olan noktasız,virgülsüz uzun söylevlerden ve konuşmacılarından arınmak istiyor.Buna karar vermesine ise Tanrı'nın diliyle konuşan düşlerden biri sebep oluyor.Tanrı'nın dünyanın diliyle konuştuğu ve sözcüklere gereksinim duymayan bu soyut dili çözümleyerek bu sonuca varıyor.Uğruna koyunlar gibi dolaşmayı göze aldığı bu düşünü gerçekleştirmeden önce,yol boyunca öğrendiği herşeye bir değer biçiyor.Düşünü gerçekleştirmesinin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığı dersleri de iyice özümsemek istiyor.Fakat işte tam da bu noktada,vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan öleceğini düşünerek vazgeçen insanlara bir öğüt vererek yolculuğuna son noktayı koyuyor.Siz siz olun dünyanın bütün harikalarını görüp onlara sahip olmanızı sağlayan "Mutluluğun Gizi"nden asla vazgeçmeyin.Ama kaşıktaki iki damla yağı da unutmayın.