Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ZAT-I ŞAHANE Tarafından Yapılan Yorumlar

26.06.2007

Para,yeryüzünün sunduğu tüm imkanlardan faydalanmayı mümkün kılar.Kompetanlardan aldığınız tavsiyelerle çalıştırdığınız her sikke,tıpkı çayırdaki aynı türden sürünün kendi kendini çoğalttığı gibi çoğalarak gelir kaynağınız olacaktır.Tecrübesiz birinden alacağınız yanlış fikirlerle dolu tavsiyelerin bedelini ise birikimlerinizle ödersiniz.Bu da sizi aç kaldığında uluyan kurt misali daha kavgacı ve saldırgan kılmakla kalmaz aynı zamanda kazanmak için her yolun mübah sayıldığı bir kişilik sahibi de yapar.Yerçekimi kanunu gibi para kazanmanın kurallarının da evrensel ve değişmez olduğunu bildikleri için mevcut durumlarına sondaj vurup,uyguladıkları dranaj sistemiyle içindeki fakirlik olasılıklarını nötralize etmesini bilen zenginlere muhtaç olma hissini 'tecrübe' edinmek istemiyorsanız,bireysel mali refahınızı yükseltin.Böylece ulusunuzun refahının da yükseldiğini göreceksiniz.
25.06.2007

Bilmediklerimizin bilgisi zihnimizin dışındadır.Zihnimizi dışarıya açarak bikmediklerimizin bilgisine ulaşabiliriz.Bu yola ulaştıracak kaldırım taşları da yaldızları daha çekici olan tehlikeli ideolojilerin aksine haddeden geçerek yarım irade mahsulü olan mantıklı safsatalardan arınmış bilgilerden oluşur.Diğerlerinin yaşadıklarından rafine ederek elde ettiği bu bilgiler de dikkatinizi lazer ışığı gibi bir noltada değil,projektör gibi bir çok noktada yoğunlaştıyor.Böylece ekip çalışmasında yük olan 'isabet buyurdunuz efendim'cilerin size at gözlüğü takarak kapatmaya çalıştığı zihin pencerelerinizin açıklığından emin olmuş oluyorsunuz.Çünkü olaylarla doğrulama,doğru bir metod değildir.Hür düşünmenizi sağlayan bütün iletişim kanallarınızı kapatmaya çalışanların,'Büyük Rüya'nın ipnotize eden gücüne yenilen kesin inançlılar olduğunu ancak ve ancak zihin pencereniz açık olduğunda fark edebiliyorsunuz.Zihin pencerenizin açık olması önemli çünkü zihinleri bağlamak için ideolji,ruhları bağlamak için de endişe duygusu kullanılıyor.Bu da kişiyi özdeşleşme arayışı olmayan,gerçeğin yalnızlığını görmektense yalanla teselli bulmayı kabullenmiş sadık bir Mankurt'a dönüştürüyor.Ayrıca ideolojilere takılıp kalmamanız için,gözünüzü bağlayan bağın renginin öneminin olmadığı vurgulanıyor.İdeoloji Gömleğinizi çıkarıp bu kitabı okursanız, irade silahınızla birçok gönül fethedeceğinize eminim.
25.06.2007

Dünyanın kabuğunu kırıp,özündeki mana üstü mana'yı içeren ve insanın hayat defterinin şirazesini oluşturan ölüm'ü görmezden gelenler,gözlerini karanlıkta açabilen ve gündüzleyin kör olan baykuş misali aydınlığın sırlarını keşfedemez.Vicdanlardan yükselen ebed ebed seslerini işitemediği için erişmek kavramından yoksun olan medeniyet fantazisi: 'Felsefe' neden ve nasılların ötesine geçemezken,inananların bu soruların da ötesine geçip, 'Niçin'lere bile cevap aradığı ve bulduğu bir eğilime sahip olacaksınız.Böylece şairin dediği gibi:Gökyüzünden habersiz uçurtma uçuranlar'dan ayrılıyorsunuz.Hayat cümlenizde,ölümün bir nokta değil sadece bir virgülden ibaret olduğunu iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız okuyun.
25.06.2007

Dünya değirmeni,hayatın öbür şıkkı olan ölüm için sırası geleni öğütürken Diğer yandan da meyvenin çekirdeği kendi içinde sakladığı gibi,kudsi bir kılavuz vazifesi gören öğütler salık verir.Bu öğütleri sizi lezzete ulaştırmadan önce son bir kez sınamak için elemle beraber gönderir.Bu da 'Büyük Plan'ın bir parçasıdır.Elemin yokluğunun lezzet olduğunu bilenler,aynı zamanda bu lezzetten tat alabilmeleri için,Allah'ın kendi mülkünü onlara emanet ettiğini de bilirler.Fakat kendilerine verilen elemden pervaları olmayanlar bu durumu yanlış yorumlayarak,mülkün kendilerine temlik edildiğini düşünürler.İşte bu birbirine tamamen zıt iki farklı kutup sakininin yaşam alanlarını belirlemek için de ölüm bir vasıta olrak kullanılır.Veyl!.. o elemden tat alamayanlara...
25.06.2007

Ebedi konu olan ölüm'e giden hayat yolunda dengede kalabilmek için ağırlıklardan kurtulmak gerekir.Fakat herşeyin yaradılışına bir kulp takanlar,bu perde arkasından gelen habere bile tefekkür etmeksizin sefahat ve dalalet içinde yaklaşırlar.Bu yaklaşımları sonucu şeytanın bedenlerindeki şubesi olan nefs-i emmare'ye mağlup olurlar.Ve artık mukavemetsiz mizaçlar edinmişlerdir.Yani bir yanda o eşsiz cemal'i görmek uğruna kendilerine iç spiker tayin edip,onunla sürekli irtibat halinde olanlar,diğer yanda da mizaçları gereği yılan gibi deri değiştirmeyi huy edinip,yılanlaşanlar.Ağzından çıkan tek bir kelimeye manasız denilmesine razı olmayan insanın nasıl oluyor da ahireti ve ebedi diyarı inkar etmek suretiyle bu koca kainatı manasızlıkla ittiham edebildiğini görüp şaşıracaksınız.