Toplam yorum: 3.284.933
Bu ayki yorum: 6.439
E-Dergi
Zeytinli35 Tarafından Yapılan Yorumlar
Roman, önce İslam devrimi ardından İran-Irak Savaşı sırasında Tahran’da büyüyen bir çocuğun gözünden savaşın etkilerini anlatır.Bombardımanlar, siren sesleri, korku ve kayıplar içinde geçer.Kırmızı sirenler, bombaların yaklaştığını haber verir; çocuk için bu sesler oyunun, uykunun, okulun yarıda kalmasıdır.Sığınaklara inmek, karartmalar, camların bantlanması gibi ayrıntılar günlük hayatın parçasıdır.Aile, İran’dan ayrılmak zorunda kalır.Bu “istek”ten çok zorunlu bir kopuştur.İzmir, anlatıcının ailesi için “savaşın olmadığı”, güvenli bir yerdir.Anlatıcı fiziksel olarak güvendedir ama mutsuzdur.Kendini ne İranlı ne de Türkiye'ye ait hisseder.Babası İzmir'e yerleştirdiği ailesini bırakıp, siyasi olaylar sebebiyle hapse girer ve hayatını kaybeder.Annesi tek başına İzmir'de çocuklarıyla yeni bir hayat kurmaya çalışır.Daha sonra böbrek yetmezliği için İran'a nakil olmaya gider. Fakat akciğer kanseri teşhisi de konulunca o da hayatını kaybeder.Anlatıcı, 2 kardeşiyle hayata devam edecektir.
Bu kitap dopaminin (motivasyon, haz ve alışkanlıklarla ilgili beyin kimyasalı) hayatımızı nasıl yönettiğini günlük örneklerle ve sade bir dille anlatıyor. Dopamin nedir, nasıl çalışır? Neden telefona, sosyal medyaya, diziye, şekere ya da “hemen haz” veren şeylere bağımlı oluyoruz?Sürekli uyarılan beynin neden odaklanmakta zorlandığı, çabuk sıkıldığı ve mutsuzlaştığı, Modern hayatın dopamin dengesini nasıl bozduğunu anlatıyor. Kitap ne vadediyor? Beyni tamamen “hazdan mahrum bırakmadan”, Daha dengeli dopamin üretmeyi, Motivasyonu geri kazanmayı, Daha üretken ve sakin bir zihin oluşturmayı vadediyor.
Roman, hayatında kaybetmiş, yarım kalmış ve kendini sorgulayan bir karakterin iç dünyasına odaklanır. Karakterimiz bu arayış sürecinde, 6 şubat depreminde tüm ailesini ve hayatını kaybeden genç bir kıza rastlar. Rastladığı bu yabancı kız ile insana yatırım yapmanın arayışına girer ve baba- kız ilişkisi kurar. Bu sayede yakalandığı kanseri yener. Kitap, insanın tek bir bedende birden fazla hayat yaşayabileceği fikri etrafında şekilleniyor. Kitapta insanların seçimleri, pişmanlıkları, kırılma anları ve yeniden başlama ihtimalleri ele alınıyor. Hayatın farklı dönemlerinde yaşanan duygusal ölümler ve yeniden doğuşlar anlatılıyor. Aşk, yalnızlık, kayıp, umut ve içsel hesaplaşmalar ön planda.
Kitap, küçük yaşta annesini kaybeden bir çocuğun yaşadığı duygusal travmaları, kayıp duygusu ile mücadelesini ve büyüme sürecinde bunun hayatına nasıl yansıdığını anlatıyor. Anlatımda özellikle anne–çocuk ilişkisi, özlem, yalnızlık ve hayata tutunma çabası ön planda. Çocuğun iç dünyası, acıları, kırılganlığı ve hayatta kalmak için verdiği mücadele sürükleyici bir dille ifade ediliyor. Aynı zamanda umut, kabullenme ve iyileşme temaları da roman boyunca hissediliyor. Ancak edebi bir içeriği yok malesef ve bazı cümleler çok tekrar içeriyor.
Roman, hayatındaki sorunlarla baş etmeye çalışan Yeongju'nun, işinden ayrıldıktan sonra Seul’ün Hyunam-dong semtinde küçük bir kitabevi açmaya karar vermesiyle başlar. Kitabevi, yalnızca kitap satılan bir yer değil; insanların içtenlikle sohbet ettiği, birbirini dinlediği, yaralarını sardığı bir sığınak hâline gelir. Roman boyunca:Yeongju’nun boşanma sürecini de kapsayan kendini bulma sürecini, Kitabevinin müdavimlerini, her karakterin kendi geçmişiyle yüzleşip iyileşmesini, kitapların insanları nasıl bir araya getirdiğini okuruz.