Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
•eva• Tarafından Yapılan Yorumlar
kitabı elimden bırakmadan, hiçbir ses duymadan, bir çırpıda okumak istedim.
Bence yazarın kitapları, Güney Kore tarihini öğrenmek açısından başlangıç olabilir. Merkezinde Jeju Adası Katliamı olsa da, başka birçok olayın ve önemli tarihlerin geçmesinden dolayı, okur kafasında hangi yollardan geçeceğini şekillendirebiliyor.
Tüm bu katliamların ağırlığına rağmen, yazarın dili öyle sadeydi ki romanın tüm o ağırlığını hafifletti ve okumayı kolaylaştırdı.
bir yanda insan egemenliğiyle adım adım tanışan amazon ormanları, bir yanda ormanın yerlileri, bir yanda da sömüren o ırktan gelen; ormana mı ormanın insanlarına mı yoksa sadece egemen insanlara mı ait olduğunu bilmeden ihtiyarlığına varmış bir adamın hikayesi.
ihtiyarın kalbinde yatan, yalnızca aşk romanları okuyarak günlerini geçirmekken, tüm arada kalmışlıklarıyla ormanı, ormanın sakinlerini, insanları korumak için sessizliği yıllar içinde hep bozuluyor. kısa ve tüm kurallara uygun bir şekilde açılan, keyifli bir romandı.
Patrick Modiano ile tanışma kitabım oldu Mahallede Kaybolma Diye… seveninin çok sevdiği, sevmeyeninin hiç anlamadığı bir yazar olduğunu gözlemlemiştim, ben seven tarafta olacağım galiba.
Belli bir derinlikten ileri gitmiyor yazar, bilinçli bir şekilde hikayeyi hem derinleştirmiyor hem de okurun o heyecanla sorduğu soruları cevaplamıyor. bir sona ihtiyaç duyan okurlar için can sıkıcı gelecektir bu üslup ama ben hem sadeliğini çok beğendim hem de yazarın bu seçimini bu hikayeye yakıştırdım.
sadece, kitabın başında, hikayeyi açan o iki karaktere kitabın sonlarında da rastlamamız gerekirdi, onların da bir anda kaybolması bütünlüğü biraz bozdu…
amado’dan keyifli bir novella…brezilya’da yolları kesişen iki orta doğulunun dostluk süreci ve o süreç içinde yaşanmış anılardan birinin anlatımı diyebiliriz. keyifle okudum, keşke bu dostluk daha da derinleştirilseydi; biraz daha uzun olsaydı bu hikaye, dedim.
kitabın başında, zamanın benim için zor geçeceğini, kitabın akmayacağını düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı.
evliliği iyi ama sıkılmış, işi sıkıcı ama değişimi göze alamamış, çocuğuyla gereken bağı kuramamış bir adamın, bir gün evinin duvarında çatlak fark etmesiyle olaylar gelişiyor, derinleşiyor. Karakter çatlağın izini sürerken, okur gerçek çatlağın adamda olduğunu en başta kavrıyor.
kitap açıldıkça, benim de karaktere olan tavrım değişti. Sertliğim geçti. İz peşinde neredeyse ustalıkla ilerledi kitap ve bence, herkesin “ çatlakları” olduğunu bilmesi ve yadırgamaması adına daha çok okura ulaşması gerekli.