Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

•eva• Tarafından Yapılan Yorumlar

10.12.2024

Olmayacak şeylerin oldurulduğu, bazen komik bazen sinir bozucu, büyülü bir yer Canlanan köyü. hem Çin siyasi tarihinin küçük bir panoramasını önümüze seriyor yazar, hem de bir toplumun çürüyüşünü.

Bahtsızlıklar şansla dönüşecekken bu kez başka yağlamalar başlıyor.
Harika bir sistem eleştirisini Marquezvari bir büyüyle sunuyor yazar.

sadece, kitabın son bölümlerinde “ bu kadarı da olmaz” artık dedirtten, gittikçe artan kötülüğün okuru kitaptan uzaklaştırdığını söylemem gerek.
04.12.2024

öyle şahane bir kitaptı ki..

kitabın başında pek tabii aklıma Sineklerin Tanrısı geldi, ama Kum Kaptanları’nı daha çok sevdim sanırım.

Bahia şehrinde özgürlük peşinde koşan, yaşları en fazla 16 olan, hırsızlıkla geçinen bir çete Kum Kaptanları. Bahia şehri, başlı başına özel, zengin ve yoksul arasındaki uçurum açık; polis ve kilise adaletten uzak… kara dinlerin, şiddetin içinde devrimin ne olduğunu bilen çocuklar, devrim peşinde.

bir yanda umuduyla bir yanda hüznüyle; dostluğuyla, kavgalarıyla, kayıpları ve başlangıçlarıyla şahaneydi…
30.11.2024

Llosa’nın klasikleşmiş akışıyla, bu kez Guatemala’yı okuyoruz.

Teke Şenliği’nin akışıyla neredeyse aynı olan, hatta bir yerde Teke Şenliğinin devamı niteliğinde olan bir kitap çıkmış ortaya, harikaydı. Tavsiyem Teke Şenliği’nden sonra arayı çok da açmadan okunması

Dönemin korkulu rüyası Komünizm ile bir Latin Amerika ülkesinin daha sonu geliyor, daha doğrusu Amerika kontrolündeki hayatı başlıyor. Ve tüm bu süreci başlatanda önce Abd’ye daha sonra başka kıtalara muzu tanıdan bir meyve şirketi… tüm pazarı kapatan, rakiplere izin vermeyen ve asla vergi ödemeyen; halkı köleleştiren ve tüm limanları ele geçiren United Fruit şirketi.

Çoğu okur için okuması zor olacağını ( kitap gittikçe daha da açılsa da karakter çokluğu ve her bölümde zamanın, karakterlerin değişmesi yüzünden) düşünüyorum ama Llosa sevenler kitabın akışına kolayca adapte olacaktır.
23.11.2024

serinin dördüncü kitabına başlarken, hikayelerin bir yerde toplanmaya başlayacağını da düşünmüştüm fakat öyle olmadı. daha doğrusu, biz gelmeden, görmeden karakterler rastlaşmış bile.

bu kez mogador başlı başına serinin bir karakteri değil, o görev burada mogador’un bahçelerine verilmiş. bahçelerin, çiçeklerin, ağaçların varlığının böylesi belirgin olması seriye çokça yakışmış.

2. ve 3. kitaptan sonra daha derinlikli bir 4. kitap beklerken, sanki ilk kitaba geri dönmüşüz hissi yaşadım ve bu benim için hayal kırıklığı oldu.
17.11.2024

başlarda gözüme bir best seller romanı olarak göründü ve sevmeyeceğime gayet emindim. ama açıldıkça oldukça sade bir halde akıcı ve sahici iç monologlarla harika bir romana dönüştü kitap. psikolojik rahatsızlıkları, felsefeden uzak tutarak anlatmak, bence bu tür hastalıklar adına ayrı bir kategori olmalı…

zihinlerdeki o karmaşa için, ihitacımız olan bazen de yalınlık…

beni umutsuzluğa sürükleyecek sanırken, minnet dolu bir halde bıraktı kitap, şahaneydi.