Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
özgül-bahadır Tarafından Yapılan Yorumlar
İçinde 26 adet öykünün yeraldığı bir Bukowski kitabı "Sıradan Delilik Öyküleri". Bu öyküler yine Henry Chinaski'nin gerçek hayatına ait. Yine aynı Bukowski vazgeçilmezleri: Kadınlar, içki, at yarışları, para için gidilen üniversite söyleşileri, sıradan aptal işler ve daktilo. Bu huysuz ihtiyar 1994'te öldü, eminim mezarında da huysuzdur.
Bukowski'nin 26 kısa öyküsünün yeraldığı, 1983'te yayımlanan, orjinal adı "Hot Water Music" olan kitabından derlenmiş yazıları. Yazarın kadınlarla ilgili düşüncelerini yoğun bir şekilde anlattığı kitabında "Büyük Şair" adlı yazısında "Kadın Hakları konusunda ne düşünüyorsun" sorusuna verdiği cevap şu oluyor: "Kadınlar araba yıkayıcılığı yapmaya, saban sürmeye, dükkan soyan iki kişinin peşine düşmeye, kanalizasyon temizlemeye, savaşta memelerinden vurulmaya hazır olduklarında ben de evde kalıp bulaşık yakamaya ve sıkıntıdan patlayıp halının üstündeki iplikleri toplamaya hazırım..."
Yerlerdeki şarap şişeleri, ortalıkta dolaşan kadınlar, at yarışları, daktilo ve buruşturulup atılmış kağıtların yanında pis bir moruk; Henry Chinaski..."Hayat ile Sanat arasındaki fark Sanatın daha katlanılabilir olmasıdır" diyen Bukowski'nin en sevdiğim kitaplarından.
Bukowski'nin içinde 18 başlık altında yazdığı, yine kendi tarzını hissedebileceğimiz adeta anıları diyebileceğimiz öyküleri. Bunlar öykü mü, anlatı mı, anı mı ya da makale mi anlayamıyor insan. Çünkü yazıları bu türlerin hepsinin de özelliklerini taşıyor. Sadece Bukowski adıyla değil, Henry Chinaski adıyla yazılmışlar. Yine yazılarının konusunu oluşturan ana öğeler; kadınlar, at yarışları, sıkıcı işler ve sevmediği, hatta aşağıladığı insanlar. Örneğin bir yazısının başlığı "Dr.Nazi", başka bir başlıkta "Kırmızı Burunlu Bir Sevkiyat Memuru".
Bukowski'nin hipodromda at yarışlarıyla geçirdiği zamanlarını ve kitaplarını yazarken başına gelen ve evine gelen davetsiz misafirlerini nasıl kovmaya çalıştığını anlattığı kitabı.Bir günlük gibi, çünkü yazılarının başlarında tarih ve saatler belirtilmiş. Ayrıca kitabı cazip kılan en önemli şey kesinlikle çizimlerini Robert CRUMB'un yaptığı muhteşem karikatürler olmuş. Örneğin Bukowski'nin yatağından kalkmış, oturup eğilmiş ayakabısını bağlarken çizilmiş muhteşem bir karikatürü var; ve üzerinde şöyle yazıyor: "Başkalarını bilmem ama, ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde içimden, ey büyük allahım, yine mi? Diye geçiririm..."