Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
özgül-bahadır Tarafından Yapılan Yorumlar
Tolstoy'un en sevdiğim eserlerinden diyebilirim. Kendi çocukluk, delikanlılık ve gençliğini de anlattığı bu anı romanı severek okumuştum. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuduğunuzda siz de o günlerinize döneceksiniz, ama bu anılarınızı Tolstoy kadar başarılı bir şekilde anlatabilir miydiniz. İşte Tolstoy farkı da bu. Her yaşta ve bir kaç defa okunabilecek bir anı-roman...
Pugaçev İsyanı'nın da başarılı bir şekilde anlatıldığı bu eser Puşkin'den okuduğum ilk romandı. Puşkin romancılığının yanında her hikayesinde tarihi bilgiler de veriyor. "Yüzbaşının Kızı" romanı da yine bu isyanın bastırılması sırasında babası da asker olan bir subayın göreve gönderilmesi ve orada görev yapan bir yüzbaşının kızına aşık olmasıyla devam eder. İsyanın bastırılması sırasında kanlı, yıkımlı bir ortamda aşka vakit bulan, ama bir yandan emir subayı olması dolayısiyle kzın babasından emir alması ve bunun gibi zorlukların başarılı bir şekilde anlatıldığı bir roman. Osmanlı'dan da bahsedilen Puşkin eserlerinde bize ait tarihi bilgiler de veriliyor. Belki de bu yüzden daha yakın geliyor. Puşki erken yaşta ölmemiş olsa daha neler yazardı acaba.
Bu kitabı orta 2. sınıfa gittiğim yıllarda kitap fuarından alıp okumuştum. O yıllarda fazla anlayabildiğimi söyleyemem. Ancak beni biraz korkuttuğunu söyleyebilirim. Oldukça karamsar kurgulanmış, hayatta herşey o kadar kötü kü siz de bir anda kötü oluyorsunuz. O yıllarda bu kitabın ne kadar ünlü bir yapıt olduğumdan haberim yoktu. Aradan biraz zaman geçtiğinde yeniden okudum bu kitabı. Bu karamsarlık beni eskisi gibi korkutmasa da, ilk okuduğum zamanın etkisi olsa gerek yeniden etkilendim. Bence okunması şart bir eser.
Thomas HARDY inanılmaz bir yazar, gerek özel hayatıyla, gerekse bunlara paralel yazdığı romanlarıyla sevdiğim bir yazar. "Adsız Sansız Bir Jude" romanı oldukça hüzünlü bir kitap. "JUDE" ismiyle Kate Winslett" ın da başrolünü oynadığı filmi de en az roman kadar başarılı olmuş bence. Ama önce kitabını okumanızı tavsiye ederim. Çünkü yönetmen senaryoda ufak tefek kendinden birşeyler eklemiş. Ancak yine de aslına sadık kalınmış diyebiliriz.
1818 yılında yayımlanan Frankenstein, ilk bilim kurgu romanlarından sayılıyor. Çok büyük bir beklentiyle okumanızı tavsiye etmem. Çünkü filmlerdeki gibi değil, bol bol doğa tasvirleri var; o kadar ki bazen sıkılabiliyor insan. Ama yazıldığı yıl ve yazarının bir bayan olması ve bu romanı bir iddaalaşma sonucu yazdığını biliyorsanız ki artık biliyorsunuz, okumak gerekli derim. Ama söylediğim gibi doğa tasvirleri biraz konunun önüne geçmiş gibi...