Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
özgül-bahadır Tarafından Yapılan Yorumlar
Aynı kıza gönlünü kaptırmış üç erkeğin dramatik ve aslında acınacak hallere düşmesini anlatan roman erkek okurların canını biraz sıkabilecek bir yapıda. "Sokak Kızı Nerrantsoula" daki sokak kızı ile yazarın söylemeye çalıştığı "Fahişe Nerrantsoula" olsa gerek. Aslında birkaç yerde romanın gerçek adının da böyle olduğunu duymuştum. Nerrantsoula tüm cazibesini kullanarak bu üç erkeği de kendine köle eder ve hiçbirini geri çevirmez; tabi bu durum erkekleri çılgına çevirir. Ama onlar da körkütük aşıktır ve bu durumu kabulenmek zorunda kalırlar. Bence iyi kurgulanmış bir roman ve Panait ISTRATI'nin dili de o kadar sade ki yazarın tüm kitaplarının her birini birer günde bitirdim. Akıcı, sürükleyici ve zaman zaman da insanın sinirlerine dokunan yazarın bu romanı okunmaya değer.
Hayatım boyunca pek şiir okumadım, sevemedim de...Orhan VELİ'ye kadarmış ama. Arkadaşım şiirlerinden birkaç tanesini bana okuduğunda çok kızdım kendime.Son derece açık bir dille, sanatsal hiçbir kaygı gütmeden yazdığı şiirleri bana şiiri sevdirdi (ne kadar da be eserlerinin sanat değeri taşıdığını düşünsem de). Ve bütün şiirlerini birden almak istedim bu usta şairin. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan "Bütün Şiirleri"ni buldum ve hiç düşünmeden, ücretine bile bakmadan aldım, aynı gün son sayfasını çevirdim kitabın, başucumda durur hala. Son derece güzel hazırlanmış, hayatıyla ilgili bilgiler de veren bu kitap Orhan Veli'ye tapmamı sağladı adeta. Ayrıca bir yazarın tüm eserlerini birden görüp, o yazarla ilgili bütünlüğün kafanızda sağlanması için güzel bir kaynak. Şiir sevmiyorum diyenler ya da Orhan Veli'yle tanışmamış olanlar, bu kitap düşüncelerinizi ve zevklerinizi bir anda tersine çevirecek. "İstanbul'dayım, Orhan Veli okuyorum, gözlerim kapalı..."
Boris VIAN, üzerine oldukça tepki çeken, içinde fazlasıyla cinsellik ve şiddeti barındıran eserler vermiş. Kendi hayatında edebiyatta olduğu kadar resim ve müzikte de eserler vermiş ve önemli bestelere imza atmıştır. Bestelerini dinlemedim ya da resimlerini görmedim ama edebi eserlerinde biraz uçukça bir yazar diyebilirim. Edebiyatta sürrealist denebilecek eserler veren yazar, çevirisini Bal ONARAN'ın yaptığı, İthaki Yayınları'ndan basılmış olan "Mezarlarınıza Tüküreceğim" eserinden dolayı zamanında ahlaksız bulunmuş ve bu eserin yasaklanması, Vian'ın da cezalandırılması istenmiştir. Çelişkilerle dolu yaşamımıza bir yenisi daha eklenerek, bu son derece karşı çıkılan yazar ve eseri, 1948 yılında oyunlaştırılmış, hatta oyunun provalarına yazarın kendisi de katılmıştır. Çok sevdiğimi söyleyemem ama ben bu kitabı yazarın edebiyatla olduğu kadar caz müzikle ve resimle de ilgilenmesinden ve eserler vermesinden dolayı okudum. Bana göre yazarın bu özellikleri kitabı okumam için yeterliydi, tabi kitabın adı da bunda etkili oldu. Çok merak edenler okusunlar, belki beğenmeyecek olanlar da çelişkiye düşebilirler...
Hayatı maceralarla dolu, CAZ müziğinin büyülenmiş, gerçek hayatında ülke ülke gezmiş ve yazmayı, sadece yazmayı amaç edinmiş bir yazar Jack KEROUAC. "Yalnız Gezgin" de adeta kendi hayatını anlatıyor bu maceraperest adam. Zaten bu hızlı yaşamın içerisindeki ülke ülke gezmeler, aşırı derecede içilen içkiler, doğu felsefesine dalıp gitmeler, şiir okumaları ve güzel kızlarla eğlenmeler sonucu 47 yaşında hayatını kaybediyor. "BEAT KUŞAĞI" denilen, William BURROUGHS ve Allen GINSBERG'le beraber hareket eden Jack KEROUAC aynı zamanda hippileri etkileyen beatniklerin kurucusu sayılırlar. Bence yazarı en iyi anlatan romanıdır, "Yalnız Gezgin". Bir diğer beğendiğim eseri de, yine ülke ülke gezerken yolda yazdığı "Yolda" adlı eseridir. Kendi kurallarıyla yaşamayı sevenler için...
Rainer Maria RILKE'nin bütün hikayelerinin yeraldığı kitabın 1. cildi için söyleyebileceğim ilk şey kesinlikle kitabın grafik tasarımı, itinayla hazırlanan cildi ve kitabın sonunda yeralan Rilke fotoğraflarıdır. Çevirilerini Vedat ÇORLU ve Şükrü ÇORLU'nun beraber yaptıkları bu eser insanda merak uyandırıyor ve albenisi yüksek bir tasarımla hazırlanmış. RILKE'yi tanımayanlar için çok iyi bir fırsat. RILKE'nin 52 adet hikayesi yeralıyor 1. ciltte. Kitapta yeralan hikayeler içinde en sevdiğim "Olay-Olaysız Bir Öykü" adlı son derece ilginç hikayesi. Gerek anlatımı, gerekse olay örgüsü bakımından dikkate değer bir eser olduğunu düşünüyorum. 2.cilt basıldı mı, piyasada varmı bilmiyorum, göremedim. Ancak merakla bekliyorum.Kitaba önsöz yazan Robert MUSIL onun için şöyle diyor: "Ne Rilke'den önce, ne de ondan sonra izlenimin bu dingin ve yüksek gerilimine ulaşılmıştır...O, bir gün ortaçağ dinselliğinden hareketle insanlık ülküsünün ötesinde yeni bir dünya imgesine giden yolda, yalnızca büyük bir ozan değil, eşi bulunmaz bir yol gösterici olacaktır..."