Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ahmet Dikimoğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

09.04.2012

açlık oyunları'nın yanından bile geçemez...
09.04.2012

bu kitabı ilk gördüğümde ve bi kaç sayfasına göz attığımda yazarın dili stieg larsson’a kitabın konusunu ve içeriğini millennium serisinin ikinci kitabı ‘ateşle oynayan kız’ kitabı aklıma geldi. o kitapta kadın ticareti yapanlartdan bahsediyordu bana yabancı gelmedi ve kitabı okumaya karar verdim. bazı yerlerde iğrendim desem yalan olmaz açık sahneler çoğunlukla. kitap aslında başlı başına bir dram iki kız kardeşin vearkadaşı tarafından kandırılan, zorla fuhuş yaptırılan bir genç kadının dramı. kitabı okusanız da okumasınız da bir şey kaybetmezsiniz kitap bence seri gibi geldi bana aklımda soru işaretleri bıraktı
09.04.2012

Yunus Emre deyince heyecanlanmıştım ama okudukça nasıl hayal kırıklığı yaşadığımı anlatamam yerli yazar seven biri olarak yıkıldım.. sanki zorlamayla yazılmış bu kitap. heyecan yok denecek kadar az.
kitap yunus emre’nin şiirlerinin molla kasım’ın eline geçmesiyle ve molla kasımın Yunus Emre’nin yanına gidip hayat hikayesini öğrenmesiyle başlıyor olaylar gelişiyor haçlı seferlerinde eşini kaybediyor oğlu kayboluyor oğlunu yıllar sonra buluyor Hz. Mevlana ile buluşmalarından çok az bahsetmiş yok denecek kadar az. halbuki daha çok yer verilmeliydi.
20.12.2011

aslında kitaba şöyle bir bakmak gerekirse kitap bir eşcinsel aşk romanı değil tam anlamıyla iki erkeğin dramı. oğlunu trafik kazasında kaybeden ve kızını kaybetmemek adına kızından ayrı kalan baba, eşi kendisinden uzaklaşan koca, karısının kendisinden uzaklaşmasına dayanamayıp ortağıyla yakınlaşan onun sonrasında bora ile yakınlaşan erkek ilhami. çocukken babası tarafından sürekli itip kakılan, anası tarafından umursanmayan,babasının ilim-irfan öğrensin diye gönderdiği yerde hocasının yardımcısı tarafından tecavüze uğrayan, askerden sonra ailesinden kaçıp hayatını kurtaran bora.(bedri) kitap başlı başına dram aslında..
13.11.2011

kitab karaboğdan seferinde prut nehrini aşmak için mimar sinanın köprü yapmasıyla ve yaptığı köprüyle kanuninin gözüne girmesiyle başlıyor. mimar sinanın mihrimah sultana aşık olmasıyla ve mihrimah sultana talip olmasıyla ilerliyor. şunu söylemeliyim ki hürremden ve onun rüşvetçi damadından bir kez daha nefret ettim ne yazık ki. taht için kızını rüşvetçi rüstem paşaya verdi neden sırf taht mahidevrana ve oğluna kalmaması için. sinanı da tehdit etti şehzade mustafanın ölümüne neden oldu ama ne oldu etme bulma dünyası taht ona da kalmadı bir söz vardır devlet başa kuzgun leşe çok doğru bir söz bir de hürremin kendi ağızından bir lafı var taht bir kurt gibidir zayıf olanları yutar. kendisini ve oğullarını da yuttu sevmediğini istemediğini bile bile kızını yaşlı adama verdi. kitabı değerlendirmek gerekirse az ve özdü.