Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

umutlar Tarafından Yapılan Yorumlar

23.06.2006

Medrese denince bu günlerde akla ne geliyor, nasıl bir kavram hayali zihinlerde oluşuyor ve içi nasıl dolduruluyor malum...
Zihnimizdeki medrese anlayışını belkide tamamn değiştirecek, bu kavramın içini oldukça önemli bir şekilde dolduracak kıymetli bir çalışma...
Osmanlıyı, Türk İslam medeniyetlerini tanıma, onların çabalarına ayinedarlık etme ve tanık olma adına önemli bir esere imza atan yazarı kutluyorum.Salt dini eğitim kurumları ve müesseseleri olarak görülen bu yapıların ne denli organize olmuş, İlim yuvaları olduğu, üretken ve değerli yapıtlar olarak idame ettirildikleri gözler önüne bu vesile ile seriklmiş oluyor. Felsefe alanında yakalanan zirve, tefekkür dünyasının enginliği..vs.
Eserde bu ve benzeri konula dair zihin açıcı ve fikir verici izahatlar yeralıyor ve konuya alaka duyan herkeste buruk ama içli bir heyecanın esintisi duyuluyor. Koskoca bir medeniyetin nedenli sağlam ve esaslı bir eğitim serüveni geçirdiğine tanıklık edilerek...
23.06.2006

Bu alana dair çalışmaların son dönemde yeniden hız kazanmış olması, kimi nebevi uygulamaların ve tavsiyelerin araştırmaya konu oluşu heyecan verici...
Çalışmalara ilgi duyanların bu ve benzeri eserlere yönelmeleri faydalı olur kanaatindeyim. Kültürel anlamda dağarcığını önemli ve gerekli bilgilerle doldurmak ve genişletmek isteyenlere de tavsiye edilir.
22.06.2006

Son dönemde konuşulan en önemli konulardan birini kaleme alan yzarın yerinde tespitlerini içeren değerli bir çalışma.
'Dinler Arası Diyaloğ' yerine; 'Medeniyetler Arası Diyaloğ' yada 'Dindarlar Arası Diyaloğ' tanımlamasını daha doğru gördüğümü ifade etmeliyim.
Bu diyloğ faaliyetlerini sadece belli gruplara havale etmekte doğru değil, meseleyi evrensel kardeşlik ve hoşgörü çerçevesinde ele almak daha doğru. Bu diyaloğ çalışmalarını her alana yaymak toplumsal huzur ve mutluluğun yakalanması açısından çok önemli. Din eksenli diyaloğ çalışmalarının altında da bu hedefleniyor olsa gerek. Medeniyetler temelinde 'din'in etkileri yadsınamaz. Tarih dinler yada farklı dinden dindarlar arasındaki savaşlar, çatışmalarla dolu. Benzeri çatışma ortamlarının yeniden göndem yetirilmesinin şu günlerde de amaçlanmış olması bu faaliyetlerin değeri ve gerekliliğini ispatlayan unsurlar. Sorunların hallinde, birlikte yaşamanın ve huzuru soluklamanın ardında bu alandaki karşılıklı çabaların gerekliliği ortada.
Evrensel bir anlayışla, kültürlerin bibirlerini tanımaları, samimi dindarların farklı din mensupları ile ortaklaşa 'sevgi', 'yardımlaşma','hoşgörü' adına çaba göstermeleri ile mümkün..
Bu çablar ve daha fazlası eserde önemli noktalara işaretlerle vurgulanıyor..
Okuyun.
22.06.2006

Yaşamın kendisi bir sanat. Kimi yaşayarak 'laylı'sı olarak bu sanatı öğreniyor kimi 'usta'ların kalemi ve tavsiyeleri ile....
Söz söyleme, konuşma ve duyguların şifaen terennüm edişini de 'sanat' olarak görmek gerek.
Eserde bu sanatı başarı ile uygulama, yaşamı kolaylaştırıcı ve başarıya götürücü unsur olarak beliriyor. Sözün birnevi 'sihir' yada başka bir tabirle 'iksir' oluşu herkesin malumü. Tarih boyunca sözü ustalıkla kullananlar hayatta başkalarını etkileyen ( olumlu yada olumsuz) kişiler olmuşlardır. Sözün bu derece etkili oluşu kullananın ustalığı ile doğru orantılı. Kitleleri etkilemek kadar bireysel ilişkilerde bile bu ayrıntının altı hep çizilir.
Esede de bu konuda okuyucu aydınltılıyor ve başarıya giden yolda birikim kadar bu birikimin doğru kullanımının da altı çiziliyor.
iş yaşamında, sosyal ilişkiler ağında söz söyleme sanatı ile ilgili temel ve önemli espriler bir bir sıralanıyor.
22.06.2006

Yaşamak...
Yaşayan her canlının bir amacı olmalı. Onun yaradılışındaki hikmet ve gaye gibi yaratılmış olmanında kişiye, mahhlukata yüklediği bir sorumluluk olmalı...
Yaşamın bir gayesi olmalıki hayat anlamlı ve güzel, huzurlu ve mutlu geçe..
İnsanlara şaşmamak elde değil; bütün mahlukat ( insan dışında) ilahi kudrete boyun eğmiş, vazifedar olduğu işle meşgul olurken insanoğlu görevi asliyesi dışında herşeyle alakadar....
Bir kısım elmas şahsiyetler ve sineler istisna tututlursa gayesiz ve idealsiz ruhların çoğunluğu malum.
Neden böyleyiz ki. Neden insanlar hayatlarını belli bir rota takip ederek devam ettirmemekte ve yaşamlarını ruhsuzca iame etme yolunu seçmektelerki?
Üzülmemek elde değil. Etkilenmemekte. ..
Toplumun bir parcası olan 'birey' olarak iyi ve örnek davranışlardan haz alıyor, zaman zaman kendi hatalarınınızı bile iyi insalar yanında, doğru davranışlarıda bu vesile ile uygulamaya koyma ırsatı bulabiliyorsunuz. Böylelikle toplumsal huzur ve refahın kapıları aralnmış oluyor. Hayırda, iyilikte ve güzellikte yardım ve dayanışmada bir yarışa girme hissi sizde doğuyor. Hayat belli ir gaye isikametinde ilerleyip gidiyor...
Tersi durumlarda da insaoğlunun zaten malum zaafları kendini gösteriveriyor. hayatını gayesiz ve ruhsuzca yaşayan kimselerden olumsuz etkileniyor ve sizde bir süre sonra ya zar zor direnerek ve ayakta kalma mücadelesi vererek yaşamı onurluca sürdürebiliyorsunuz...
yada
Teslim olma yolunu tercih edip 'pes'edenlerden oluyorsunuz....
Hayesizler arasında durmak insanı gerçekten yıpratıyor ve hayatın manası üzerinde düşünmekten bile sizi zamanla alıkoyduran bir taplo ortaya çıkartıyor..
Böylesi zor durumlar için işte bu eserler oldukça yararlı ve gerekli...
Hayatını belli bir gaye üzere, mana üzere şekilendirmiş ve bu istikamette sonlandırmış kimseler ve onların hayatları vesilesi ile okuyucu 'şevk'e geliyor...
Evet, Evet...
Bende hayatın gayesine uygun idame ettirebilir ve bu önek yaşamlardan güzel modeller çıkartabilir, yaşamıma aktarabilirim diyor...
heyecanlanıyor, vazife ve sorumluluklarında karşı adeta uyanıyor...
İşte hayatının gaye ve esasına uygun yaşamlar ve taplolar..
Sizde bu esaslardan kendinize paye alabileceksiniz...
Çamabız eksik olmasın inşallah...