Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutlar Tarafından Yapılan Yorumlar

17.04.2006

Kendi ürettiklerimize nekadar yabancı kaldığımızı anladım okurken. Acı bir itiraf. Akıl almaz güzelliklerle dolu bir edebi,yat geçmişimiz var fakat biz ona yabancıyız. Dilinden anlamadığımız bir dolu şiiir.Bizim ruh dünyamızdan, bizi anlatan, bizden birşeyler barındıran ama bizizm yabancı olduğumuz, kaldığımız.
Derin duyguların izleri var bu şiiirlerde. Manidar güzellikleri barındıran dizelerle çok ulvi hisler taşınıyor gönül dünyanıza. Kolay kolay yakalanamayacak, yakalandığında kopulamayacak nice duygular...
İskender pala'nın türk şiirine ve edebiyatına olan düşkünlüğü,hizmetleri karşısında kendisini kutlamamak ve teşekkür duygularını iletmemek vefasızlık olur. Yabancı kaldığımız, unuttuğumuz nice güzellikleri gün ışığına çıkartıyor. Gerçi yanıbaşımızda, belki birçoklarımızın kütüphanesinde bulunanan eserlerin farkına varmamızı istiyor yazar. Onlarla tanışmamızı. Onlara yakın olmamaızı. Koparılmış bağlarımızı yeniden kurmamızı. Yeniden o şiiirler dünyasının sahip olduğu ruh halini kazanmamızı. Yeniden şiiire aşık olmamızı. Daha doğru anlatımla yeniden aşklarımızı şiire taşımamızı...
Aşk insanı yüreğinde kor olan sevdasını şiirlere döker, sevdası müşahhas hale getirir ve bizimle paylaşırdı. Paylaşılan aşkta bizlerde kendimizden birşeyler bulur, aşkı o şairle birlşikte soluklardık( soluklarmışız)
Şimdilerde kuru laf kalabalığına dönüştü aşklar. Sevda asına yazılan şiiirler de samimiyet fukarası.Hissiszleştik mi yoksa hislerimizi terceme etmekte mi kaabiliyetsizleştik bilemiyorum.Eskilerin hünerli yüreklerinden yükselen seslere kulak vermek gerek diyorum. Aşkı tanımak, aşık olmak ve aşkın ifadesini bulduğu şiir ikliminde seyahate çıkmak için...
Bu yolculukta yerini alanlar nekadarda bahtiyar.
İskender Pala Beyefendiye şüranlarımızı sunuyor, keyifli yolculuğu için güzel kaptanlığından dolayı kendisini kutluyoruz...
Nice seyahatler umuduyla......
17.04.2006

Mevlana birçok yazar için oldukça kolay bir kaynak. Sözleri, menkıbe ve hikayeleri ile, yaşamı ile...
Oldukça bol kaynağa sahibiz hakkında ama bunları değerlendirme, bu kaynaklardan gerektiği gibi verim alma adına maalesef fazlaca başarılı değiliz. Mevlana'nın düşünce ve ruh dünyasına dair yansımaları aktara bilme başarısı onu tanıma ve onun tasavvufi derinliğine vakıf olmakla eşdeğer bir durum. Onun dünyasına inmeden, onun dünyasının zenginliklerini kavramadan ona dair bierşeyler üretmekte öyle kolay olmuyor. eserde güzel sözlerine yer verilşmiş olmasına karşın yavan bir anlatımla yetinilmiş olması üzüntü verici. Onun bu öğütlerinin daha şumullü sunulmasını beklemek hata olmasa gerek. Onun yaşamı kadar parlak ve değerli bir sunumla okuyucu memenun edilebilirse ne mutlu.
Eserlerinden ve sözlerinden alınacak verim okuyucunun kendi dünyası ile de alakalı. Bunun yazarlar tarfından daha zengin bir anlatım ve içerikle verilmesi, okuyucu ufkunu zorlayan, onu düşünmeye ve araştırmaya sevkeder.
Yazarın seçtiği sözler oldukça güzel ancak eserin bahsettiğim zenginlikte takdim edilmesi 'verim ' açısından daha faydalı olur kanaatindeyim. Bu nedenle de yazarın 'altın nasihatler'de ek ilavelerle nasihatları 'altınlaştıran' yönlerine vurgularda bulunmasını diliyorum. Bu haliyle farlı ve özel bir çalışmaya da imaza atılmış olacaktır.
17.04.2006

Üç cilt halinde yayımlanan bu eseri zaman zaman karıştırmış, hepsini birden okuma fırsatı bulamamıştım.Sonsuz Nur serisini okumayada bu 3. cilten başladım. Gönüller Sultanını ve onun yakınında bulunan sahabe efendilerimizi yakından tanıma fırsatı kazandırdı bana. Zaten hayran olduğumuz bu güzel zevatın,ahlakına, yaşamına ve ruh düny6alarının derinliğine dair nice ipuçlarına rastladım.
Özellikle Hadis-i Şerif rivayetlerinde oldukça önem arzeden isimleri ve onlar hakkında yürütülen asılsız iddiaları satırlara aşıyan eser; okuyucusunu bu konuda oldukça rahatlatıyor. Ebu Hureyre hazretlerine dair oldukça geniş ve ikna edici açıklamaları okuduktan sonra, zaman zaman kimi çevrelerce kasıtlı olarak ona karşı, onun rivayetlerine karşı yürütülen saygısızlığın boyutlarını daha iyi anlama imkanım oldu.
Son dönemlerde revaç bulan kimi tartışmalara konu olan bu ve benzeri durumların mesnetsiz iddialardan ibaret oluşu, bu güzel zatlara karşı olan muhabbetimize zeval getirmemeli bunu anladım. Onların Allah aşkları, Paygamber sevgileri ve dinlerini yaşamadaki sadakatleri karşısında utandım.Önemli bir çalışma.Akademik dünyanın ilgisini bekliyor ve yeni, değerli ve gerekli kapılar açıyor bize, okuyucusuna ve tüm ilahiyat dünyasına.
17.04.2006

Kutlu doğumu bekliyorsunuz. Doğumun sancılı sürecine tanıklık ediyor, dünyanın içinde bulunduğu ahval karşısında bocalıyorsunuz. Karanlığın doruğa ulaştığı bir gecenin sabahı ve aydınlığı beklemesi gibi sizde kutlu doğumu bekliyorsunuz. Aydın bir dünyanın özlemini, gerekliliğini o cahiliye devrinin karanlığında kalma korkusu ile olmadığı kadar fazla arzuluyorsunuz. Onun doğumunun 'a.s.m' neleri müjdelediği ve neden bukadar gerekli olduğunu daha iyi anlıyorusunuz. Nura gark olan bir dünyanın saadet ve mutluluğunun 'kutlu doğumla' start almasınadan dolayı rahatlıyor, Gönüller Sultanı'nın taşıdığı nur iklimini solukluyorsunuz...
Kıymetini bilerek. Zor zamanlara şahitlik ederek. Kutlu doğumu isteyerek ve bekleyerek.
17.04.2006

Olayları okumak vardır, bir de okununanı yaşamak. İşte bu eseri okurken adeta o dönem içinde seyahat eden biriymiş hissine kaptırıyorsunuz kendinizi. Yaşanılanlara an be an tanıklık ediyor, heyecanlanıyor, umutlanıyor, mekke ve medine sokaklarını arşınlıyorsunuz. Kalabalığa karışıyor, olayların canlı tanığıymışcasına heyecana kapılıyorsunuz...,
Hudeybiyeden başlayan bir macera....
Tam orta yerinde hayatın...
Guruba yaklaştıkça kızıl ufku seyre daliyor, çok uzakların yanıbaşınıza taşındığına şahit oluyorsunuz...