Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
umutlar Tarafından Yapılan Yorumlar
Osmanlı patişahlarının neden başarılı oldukları bu eser okunduğunda açığa çıkıyor. Hangi aşkı ve heyecanı ruhlarında barındırdıklarına yanlarındaymışcasına tanıklık ediyor, onlara olan sevginizin anbean arttığına şahit oluyorsunuz. Yavuz Bahadıroğlu gibi tarihe aşık bir kalemden, Osmanlı sevdalısı bir yazardan ustaca hazırlanmış bir çalışma. Yavuz Selim2e yakın olmak hiç bukadar keyif vermemişti. O heyecan, o celal ve o aşk...
İNsanın bir çizgisi ve bir sınırı olmalı yaşamında. Çizgisiz ve sınırsız yaşamların sonunu bile düşünmek istemiyorum. Hayatının gayesini, yaşamının mana ve ehemmiyetini anlamaktan uzak okadar fazla insan varki; kendi hataları ve zavallılıkları içerisinde bocalayıp duruyorlar. Oysa gerek kişinin kendi mutluluğu ve huzuru için gerekse toplumsal huzur ve mutluluk adına insanlığın bir çizgisi olmalı. İşte o çizgi bu kitapta oldukça güzel bir tarzda dile geirilmiş. İnsanlığın çizgisi, ona(a.s.m) tabii olmakta, onun yolunda ve ahlaki çizgisinde bulunmakta.Zira Onun ahlakı 'KUr'an'idi. İnsanlığın kurtulluşu, huzur ve mutluluğu için yaratılmış, Rabbi rtarafından terbiye görmüş bir abide şahsiyet olarak herkesin her konuda ondan öğreneceği çok şeyvar. Ona yakın olma yollarının arandığı şu günlerde onu tanımak ve onun ahlakına dair kazanımlarda bulunmak gerek.
Onun çizgisinde inançlı ile inanaçsızın, zenci ile beyazın, acem ile arabın, zengin ile fakirin huzur ve mutluluğu için herşey var. Toplumsan ferahın yakalanması bu yüzden bize hiçte uzak değil. Arzulu olalım ve samimi bulunalım yeter. Haluk Nurbaki hocada bukonuda örnek ahlaki davranışlara atıfta bulunmuş ve onun güzel yaşamına dair önemli kesitleri bizlerle paylaşmış..
Prof. dr. Erol Güngör'ün yeterince ve gerektiği kadar tanınmıyor olması üzünü verici.Bylesi güzel bir kalemin oldukça önemli tespitlerinden mahrum olmak, hayata dair kazanımlarda bulunamamak da.
Yazırın okuduğum ilk eseriydi. Tavsiye üzerine ve ödünç alarak. Oldukça etkilli ve güzel bir çalışma olduğunu gördüm.İslamın bugünkü meselelerine farklı bir bakış acısı getiren ve bu bakışıylada çözümü içinde barındıran bir yapıya sahip bir çalışmayla karşılaşmak beni memnun etmişti. Kültürel erozyonunun yaşandığı, farklı sorunların artaraf devam ettiği günümüz dünyasını önceden gören yazar, önemli meselelerin altını çiziyordu eserde. Şimdilerde nekadar haklı olduğunu , belirttiği meseller üzerinde hala bir adım bile mesafe alınamamış olduğunu görünce onu birkez daha hasretle anmaktan başka birşey yapamıyorum.
Erol Güngör'ün bütün eserlerini okuyup, meselelere yaklaşım tarzından dersler almak gerektiğini (önce kendime) vurguluyor, bu güzel eseri herkese tavsiye ediyorum.
Tasavvuf dünyasının derinliği, onu anlama çabasında olanların farklı kaynaklardan yararlanmalarını gerekli kılıyor. Bunun içinse sağlam bir terminolojik birikime sahip olmak, kavramlarının içinin anlaşılması ve birbirleri arasındaki bağın idrak edilmesi mecburiyeti karşımıza çıkıyor. Konu derin ve alanı geniş olunca terminolojik dile vakıf olmakta bir çırpıda mümkün olamıyor.Süleyman Uludağ hocamız bu eksikliğin giderilmesi açısından öenmli ve gerekli bir esere imza atmış. Sözcüklerin ve anlamlarının tasavvufi düşünceyi anlamada ne derece etkin rol oynadıklarının fevkalade bilincinde olan sayın Uludağ, tecrübesini burada gözler önüne sermiş. Zamanla birbirine karışan, kaynaşan ifadelerin hakiki anlamları, tasavvuf terminolıojisindeki özel anlamları ile birlikte zikredilmiş. Bu sayede gerek bu alanda kaleme alınmış edebi metinlerin, şiiirlerin anlaşılması gerekse bu terminolıojiyi kullanan mutasavvıf büyüklerinin eserlerinin anlaşılması noktasında önemli bir adım atılmış.
İstifadesi kolay ve gerekli eseri tavsiye ediyorum.
Tasavvuf dünyasının büyüklerinin yaşamlarına ait anlatılanlar menkıbemsi, zaman zaman içine asılsız şeylerin karıştığı hurafelerin dolduğu metinler halini alabiliyor. Oysa sayın Süleyman Ateş oldukça gerekli ve yerinde bir izahatla böylesi zevatı tanıma yolu olarak onların mektuplarına ve yazınsal analamda bıraktıklarına dikkatimizi çekiyor.
Cünayd-i Bağdadi hakkında da bu tür bir yaklaşımla kaleme aldığı eserin bizizm şuana kadar hiçte bilmediğimiz engin ufuklarına kapı aralatmasına şahit oluyoruz.İnşallah bü güzel insanların yaşamlarının bu noktaları daha fazla aydınlığa kavuşur ve araştırmalara konu olur. İstifade edilecek nice güzelliklerin günışığına çıkartılması sağlanmış olur inşalah.