Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutlar Tarafından Yapılan Yorumlar

10.03.2006

Hz. Ali Efendimizizn hayatına dair birşeyler bilmeden ve hayata taşımadan Onusevmekten bahsetmenin abesle iştigalden başka birşey olmadığını bilmek gerekli. Hz. Ali 'yi Hz. Ali yapan değerlerin ne olduğu ve O'nun neden bu kadar büyük bir derya olduğunu bilmek onu tanımak ise ona dair şeyleri okumaktan geçer. O'nu sevdiğini iddia etmekte ona benzemekten ve onun gibi eremli bir yaşamı tercih ettiğini hayatına aksettiren bir insan olmaktan geçer. Kuru kuruya onu sevmek olmaz. Onun adı sevgi olmaz. Seven sevdiğini tanımadıkça ve ona yakın olma yollarını aramadıkça sözden öteye geçemeyen bir anlayışın temsilci olmak anlamsızdır.
Onu sevelim, Onu sevmenin büyüklüğünü başkaları ile bu sevgimizi paylaşarak, sevgi halkamıza yeni insanlar katarak daha iyi anlayalım, hissedelim.
Okumak ise bunun için ilk adımımız olsun mesela.
:)
10.03.2006

Kendisini'Ali Seven' alarak tanımlama ihtiyacı hissedenler başta olmak üzere bu büyük insanın hayatına dair birşeyler soluklama hevesinde olanların okuması gereken bir çalışma.
O'nu anlamadan, ona dair birşeyler okumadan O'nu sevmekten bahsetmenin gerçekçi olmadığı kanaatındayım. Seven sevdiğine ait olan herşeyi merak eder, sevdiğine onun özelliklerini anlayarak ve ona benzemeye çalışarak yakın olur. Bu yakınlık kurulmadan tabiri caiz ise kuru kuruya bir sevgi anlayışı; sözden öze inmez,inemez. O'nun yaşamına dair inceliklere vakıf olmadan, onun adını kullanarak, O'nu sevdiğinden bahisle başka insanları bu sevgi halkası içerisinde görmemek ne kadar hatalıysa; O'nu sevdirme adına ondan birşeyler öğrenme ve hayta taşımama da o kadar ayıp.
Eserde O'na dair ipuçları var, elbeteki yeterli değil ama anlaşılması, sevilmesi ve benimsenmesi için bir anahtar niteliğinde.
03.03.2006

Kİtabın ismiyle müsamma niteliklere haiz olduğu kanaatınde değilim. Ben sabah namazına kalkma ruh çoşkusu üzerine kurulu bir anlatım beklerken; genel anlamda namazın nasıl daha kolay kılınabileceği, bu işin nasıl pratize edilebileceği gibi çokta orjinal sayılamayacak ama faydalı tespitler, önerilerle karşılaştım.
Namaz nasıl kılınır, namaza hazırlık nasıl yapılır diye bir başlık atılsa daha makul olurdu. Ama albenisi olan bir başlık atıpta özünden bu kadar uzak kalarak meseleyi ele almak ve meselenin kıyısında köşesinde dolaşmak sayın Cemil Bey'e yakışmamış.
Kitabın başlığın üzerinde yoğunlaşarak okumak isteyenlere verdiğimde tatminkar olmadıkları kanaati uyandı bende. Zira bende olamadım. Sabah Namazına kalkma adına yani..
Ama namaza hazır bulunma ve namazı kılma adına birşeyler kazandırmadı da değil eser. Vurgulayarak üzerinde durmak istediğim 'Sabah Namazı' inceliği ve hassasiyetinin kitap hacmine göre yeter derecede ele alınmaması.
28.02.2006

Kİtabı oldukça okuyan okuyuculardan biriyim.Arkadaşımla birlikte kimi beden dili anlatımları üzerinde tartışmalarımız bile oldu.
Kimi hareketlerin ne mana taşıdığı, hangi kalıplar içerisinde insanları tanımamıza imkan vereceği hususundaki anlatımların pek çoğuna katılmıyorum. Evet bedenin bir dili var, tıplı herkesin birbirinden farklı karektere sahip olması gibi. İnanları tanımamızda bize yardımcı olaracak kimi hareketleri okuma adına yada bizlerin belli kalıplara girerek karşımızdakine vermye çalıştığımız 'ruh haline'kadar pek çok şeyi barındıran....
Ama bu çeşitliliğin insanın doğal, içgüdüsel eylimlerinden kaynaklandığı unutulmamalı. İnsan beden dilini doğru kullanmayı öğrenmeli belki ama zoraki bir kalıbba girdirilmeye çalışılmamalı. Burada böyle duracaksın, Burada böyle edeceksin...
İnsanlar bir süre sonra robotlaştırılmış olarak birbirinin aynı beden dili öğelerini kullanmaya başlayacaklar ve doğallıklarını kaybedecekler gibi geliyor bana. Tamam her tavır her ortamda farklı anlaşılabilir. İnsanlar hareketlerini, beden dillerini doğru kullanarak daha etkili olabilirler ama bu onların doğallıktan uzaklaşmalarını gerektirmez...
'El sıkma' olayı benim için oldukça şaşırtıcı bir örnektir. Öyleki kitabın bize beden dilini tanıma adına verdiği ipuçlarından biri olarak görürüm ama bir yönden de sakıncalı...
Napalım şimdi. Herkes kitapda denildiği gibi davranırsa ve bunu öğrendiği için yaparsa sorun olmaz mı? Karşınızdakine o kadar samimi duygularla bağlı değilsiniz, pek hoşlanmanınız ama böyle hissettirmek için elini sıkıca sarın...
Olacak iş değil. Yapmacıklığı özendirici yanı kitabın çelişkisi gibi geldi bana. Tamam iyi hoş oldukçada faydalı ama...
Yazar çiftin başarılı bulduğum çalışmalarından gözden kaçırmamalarını istediğim ve okuyucununda kendğisini bu konuda fazlaca yormasını istemediğim bir konuyu kitap yurdu severleriyle paylaşmak istedim o kadar:)
22.02.2006

Bir çağrı olarak görüyorum eseri.Kurtuluş ve mutluluğa giden gerçek ve yagane yolun aydınlık rehberi olarak. Doğru adrese bizi yönlendiren Kur'an-ı Kerim, Peygamber Efendimiz(a.s.m.)'in sünneti ve çağlara ışık tutan din büyüklerimizizn güzel ahlaklarına dair...
Geçmişten günümüze bir 'fener' uzatıldığı kanaatındayım. O fenere el uzatan, göz kapamayan hakiki ve gerekli huzura erecektir. Kör olmama hakikata sağır olmma adına bu ve benzeri eserleri ve şahane müessirlerini tanımaktan beri kalmanın ağır handikapından uzak eyleye Rabim.