Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutlar Tarafından Yapılan Yorumlar

31.01.2005

Yazardaha kitabın başlığında tutarsızlığa düşmüş durumda yada bilgisizliğe.İslam ve büyü kavramları yanyana asla gelebilecek kavramlar değildir ve olmamıştır.Her iki kelimeyi birarada görmek demek ;İslamın büyüye ve büyücülere karşı olduğu anlamını akla getirir.
Faik Bey in bu konudaki yanılgısı,islam coğrafyasına dışardan giren yada o coğrafyalarda eskiden beri varolan halk inançlarını İslama maletmesi olmuş.
Büyü,büyücülük,kahinlik..vb.uğraşılar İlahi dinlerin rafa kaldırıldığı ''cahiliye'' dönemlerine ait uygulamalardır.İnsanların akıllarını iyi ve güzele çalıştırmadıkları,işletmedikleri dönemlerde birileri onları peşlerine takdı.İnsanlarda bu birilerini ,gizemlcilik oynadıkları için baştacı yaptı.Şimdilerde olduğu gibi ''bilinmeze' merak duyan insanoğlu tarih boyunca işte bu hataya düştü...
İslam ''aklı'' işletmeyi emreder.Batıl ve hurafeden men eder.Oysa yazarımız islama mal ettiği şeylerle alakasız bir bağlantı kuruyor,kurmakla kalmıyor bunu ''yeni ufuklar açacak vede alternatifler sunacak bir nitelik olarak okuyucusuna sunuyor.
Büyü yapana ve yaptırana lanet eden bir dinden ve O nun tebliğcisi bir peygamberden habersiz olduğu izlenimini uyandıran Bulut, İslam tarihinin hiç bir döneminde samimi müslümanlarca yazılmış ,yapılmış bir büyü olamayacağını tahminde edemiyor. İslam coğrafyasında yaşayan cahil kişilerin ve kendisine müslüman süsü veren her dönemde olmuş vede olacak olan münafık ve fasıkların uygulamalarını dillendiriyor.
Kendisinin istifade ettiği büyücüleri bilemiyorum.Şu ana kadar pek çok eser okudum ama hiçbirisinde büyü tavsiyesi görmedim.Bilakis ''günah-ı kebire'' denilen ve büyük günahlardan sayılan,kınanan,kişinin müslümanlığını tehlikeye sokacak niteliklerden biri olarak sıralanan unsurlardan biri olduğunu gördüm.
Her İslam sözü geçen yada kendisine alim denilen zatın,büyücünün sözüne kulak vererek ''İslam''a mal edilecek bir büyü anlayışına sahip olmak komiklik ve acizliktir.
Bu yanılgıdan kurtulacağı ümidiyle Bulut beyi yeni basımlarında daha dikkatli olmaya,manevi değerleri konusunda hassas olanları incittiğinin farkına varmaya davet ediyorum.
Büyü konusunda araştırma yapacaksa bunun önüne İslamı koyması cok büyük hata.Ricam oki bu hatayı oda görsün.
31.01.2005

Metinerin değişmeden önceki hali gibi olan okadar fazla insan varki aramızda..Grecekten yaptıklarını sözümona ''Din' adına yaptıklarını iddia edenler..Metinet biz özeleştiri yapmaya calışmış ama büyük konuşmuş.Zira değişenler zannettiği kadar fazla değil.Yanılgıları hala devam ettirenler de var.
Yazarı fazla ciddi bulmadığımı itiraf etmeliyim.Oldukça teferruatlı anlatmaya çalışsada dönemin her kesimince düşülen belli hatalara düşüldüğü açık.O İslam adına hareket ettiklerini savunan cephede yanılgılar içerisinde boçalarken ve koskoca bir ömrü boşuna harcamışken ,diğer cephede farklı ideoloji taraftarlarıda ütopyaları uğrunda avunuyorlardı.Olan yine memleketimiz insanına oldu.Birilerinin istediği gibi olanlar aradan cok zaman geçtikten sonra bazı şeyleri anladılar.Yinede bu güzel.Anlamamakta ısrar eden betbahtları gördükçe Metinerin itirafınıda takdir edebiliriz.Ancak ne olursa olsun suçlanacak kesim hataya düşürülenler değil hataya düşürenler olmalı.
Döneklik tartışmalarının içinde kendini bulan yazara bu ağır bir itham olur.Hala hatasını görmeyenleri''dava'' adamı olarak görenlere de anlam verememekteyim.Erdemli olan hatadan dönmek ve hatasını kabul edebilme cesaretini gösterebilmektir.
uslubu tartışılır bir eser.Kimilerini kızdırması cok doğal.Kurunun yanında yaşı da yakmamalı.Metiner Bey vaz geçtiği bazı değerleri vurgularken kimi doğruluk payı olanlarında bunun içinde eriyip gitmesine fırsat vermemeli bence.
''Milli'' konusundaki görüşlerine ise asla katılmadım ve kendisini samimi bulmadım.Hiçbir hareket insanı bu kadar kolay vaz geçeceği bir değerin arkasından koşturmamıştır.Metiner Bey in zamanın 'Milli Görüşü'nden ne anlamaı gerektiğini bilemem ama ''milli'' kelimesine olan uzaklığı konusunda kendisini mücadelesi hakkında çelişkilere düşmüş biri olarak algıladığımı ifade etmek istiyorum.
Değişim ifadesine sahip cıkanların kimler olduğu kimler olmadığı sanırım ilerleyen zamanlarda kitap hakkındaki tartışmalarda netlik kazanacak.
Milli Görüş cephesinden gelecek yanıtın ne olduğunu da merakla bekleyeceğiz.Siyaset ötesi bir taplo ile karşı karşıya burakıldığımızı düşünüyorum.Metiner siyasi kimliği olan bir insan.Peki aynı kimlik altında hala varlıklarını muhafaza edenlerde onun gibimi düşünüyorlar yada düşünüyorlardı?
Çok tartışılacağı belli olan bir eser.
31.01.2005

Okul yıllarımızda ders kitabı olarak okuduğumuz ve oldukça faydalandığımız bir çalışma.Din Felsefesi üzerine farklı ekollerin görüşlerine yerverilen kitapta kısa ve öz bilgiler işlenmiş.Akademik çalışmalar ve ilgi alanı felsefe olanlar için okunmaya değer bir çalışma.Felsefe alanında cok yol alanlar ise bir bilgi takrarından öte değil.
31.01.2005

Dinler arası diyalog konusunagüzel ve olgun bir yaklaşım denemesi..
Eserde diyalogdan alınması gereken,daha doğru bir ifade ile beklenilen neticelere dair yorumlar oldukça ilgi çekici.İnsan yayınları bu eserle konunun kafa karıştıran ve kimilerince komplo teorileri üretilmesine neden olan boyutuna ayrı bir ışık tutmuş oldu.Okuyucunun zihninde doğan kimi soru işaretleri Mustafa Köylü beyin kalemiyle daha netlik kazandı..
Teşekkürler.
31.01.2005

İnananların duyarlı ve uyanık olması elbetteki gerekli şartlardan;Ancak yazarın çizdiği tablo ile günümüz masumane cabaların ayırt edilmesi gerekli.Diyalog taraftarları arasında elbetteki kendince kar atfederek farklı tutumlar içerisine girerek olayı proveke etmek veya cıkarları doğrultusunda kullanmak isteyenler olacaktır.Unutulmamalıdırki günümüz dünyası geçmişin bağnazlıkları üzerine bina edilmeyecek kadar hızla değişim göstermektedir.
Haklı olarak bir takım kimseler İslamiyeti akıllarınca istedikleri konuma getirme çabası ve sonunda da sözümona yıkma yıpratma cabasında olmuşlar ve olacaklardır.Kuşkulu bakış tarzımızı her diyalog temennisi ile hareket eden kimse üzerine bu denli insafsızca yüneltecek olursak hiçbirşey elde edemeyiz.
Diyalog 'taviz' anlamı taşımamalı bilakis,birlikteliğin ve asgari müştereklerin bütün insanlık yararına kullanımı yolunda yeni ufuklar acan bir anlayış vede platformun teşkiline imkan sunar nitelik arzetmelidir.Öyle zannediyorumki diyaloğun müslüman cephesi bu amacla hareket etmektedir.
Son zamanlarda gerçekleştirilen butür yaklaşımlara köstek olmak yerine destek olmak gerektiğine inanıyorum.Geçmişin hatalarından dersler cıkarması gerekenler sağduyu ile olayın bilincinde olmalıdır.Yeni dünya düzeninde yarınların müreffeh ve aydın olması birbirimiz tanımakla mümkündür.Zira kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktur.İslam inancının temel taşları bellidir,verilebilecek bir taviz sözkonusu bile olamaz.Bilakis doğru ve uygun yöntemlerle diyaloğun karşı cephesi bizlerden birçok şey kazanacaktır.
Kendimizi anlatma fırsatı bulduğumuz platformalardan kaçınmak yanlış olur kanaatindeyim.Yapılması gereken manevi değerlerimiden ödün vermeden ortak noktalarımızın tesbit ve tayinidir.Bu uğurda gercekleştirilecek hoşgörü ve diyalog yarınlara umutla bakmamıza vesile olacaktır.
Yazarın cekincelerine konu olan olayları da gözardı edemeyiz.Geçmişte ve hatta günümüzde bahsi gecen ajanlıklar ve karanlık emeller hala mevcudiyetini korumaktadır.Nitekim buna işaret eden Kuran-ı Kerim ayetleride vardır.Ehli Kitapla olacak sınırlı ve sorumlu diyalogların cercevesini zaten dinimiz cizmiştir.Bu sınırlar dahilinde onlarla ilişkilerin yeniden ivme kazanmasından korkmamak gerekir diye düşünüyorum.
Yapıcı eleştiriler ve alternatifi sunulan önerilerde bulunulmalı.İddaların dayanak noktaları cok uzaklara götürülür ve muallakta burakılan bazı söylev ve yazılar olursa okuyucunun haklı olarak kafası karışır...
Yazarımızın bu konuda daha hassas bir tutum içerisinde bulunması herkes için kazançlı olacaktır.