Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
müşahede Tarafından Yapılan Yorumlar
Okudum, güzel konulara değinmiş, burda vehbi Vakkasoğlu'nun "Küçük Emrah'a açık mektup" adlı yazısını beğendim, bir de yazarın emekli olduktan sonra öğrencilerinden ayrı kalmasının hüznünü mısralarına dökmesi hoşuma gitti, Ayrıca üç ayrı kitabın tek kitap haline getirilmeside güzel düşünülmüş. Bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin notları, öğrencilerinin ona sorduğu sorular ve cevapları, ilgi alanınıza giriyorsa durmayın, hemen okuyun.
Önce Elif Şafak'ın Firarperest adlı kitabını okudum, bayağıda sardı, hoşuma gitti şimdi de Med Ceziri okudum. Firarperest kadar sürükleyici olmasa da okunası bir kitap diyebilirim.
Ben de bir öğretmenim, Türkçe öğretmeniyim. Eğitim öğretim görevimizi yerine getirirken zaman zaman nerede, nasıl yanlışlarımın olduğunu görmemi sağlayan bir kitaptı Gülen Öğretmen.
önenli olan çocuğu sokağa atmak değil; sokaktaki çocuğu topluma kazandırmaktı. bunu başarbilen bir öğretmeni tanıdık kitapta.
Bizler öğrencilerimizin başaramadıkları yönlerine takılıp kalmamalıyız, başarabilecekleri alanları dikkate almalı, o yönde desteklemeliyiz.
Kitabın en güzel tarafı da öğrenciye nasıl iltifat edilir, iltifatlarla nasıl motive edilebilir,
bunları öğrendik.
Bu kitabı bütün öğretmen adaylarına ve öğretmen arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Okuduklarında mesleğimizi sevecek, öğretmenliğe bakış açımız güzelleşecektir. Ayrıca bu kitabın filmi yapılırsa çok iyi olur diye düşünüyorum.
çanakkale savaşı hakkında okuduğum ilk kitaptı, okurken biraz sıkılsam da olaya bir bakış açısı kazandım, yazar savaş staretijisi üzerinde fazlaca durmuş, askerlik bilgimin yetersizliğinden dolayı çoğu okuduğumdan pek birşey anlamadım, bence akademisyenler tarafından değerlendirilebilecek bir kitap, ben çanakkale savaşını daha basit bir dille yazılan kitaplardan öğrenmeyi tercih ederim.
habil ile kabilden kalan bir kardeş kavgası,
yıldırım beyazıd ile timur,
yavuz sultan selim ile şah ismail,
tarih tekerrürden ibarettir,
hiç ibrat alınsaydı tekerrür etmezdi tabi tarih,
şimdi de kürt-türk, alevi-sünni adı altında devam ediyor...
peki ne diyor iskender pala bu kitabında?