Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

consciousness Tarafından Yapılan Yorumlar

11.07.2012

Alman Nazizimi sırasında bizzat Yahudi kampında bulunan ve bu kampta hayatını kaybeden yazar, Irene Nemirovsky'nin 64 yıl boyunca saklı kalan bu romanı, okumayı çok istediğim bir eserdi. Ancak yayın evinin kötü çevirisinden dolayı kitabı okuyamadım. Çok fazla yazım hatası vardı. Bu yönden bu güzel romanı okuyamamış olmaya üzülüyorum. Umarım kısa bir zamanda başka bir yayınevi tarafından veya aynı yayının "düzeltilmiş" baskısıyla yeniden yayımlanır bu roman.
11.07.2012

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Simyacı. Coelho'nun da okuduğum ilk kitabı oldu ayrıca. Mistik, masalsı bir anlatımı var kitabın. Baş karakterimiz Santiago adında genç bir İspanyol çoban. Birkaç kez gördüğü düşü onu Mısır Piramitlerine kadar götürecek. Amacıysa bir hazine bulmak. Tabii bu sırada en başta yaşlı bir Çingene falcıyla daha sonra Salem Kralı olan yaşlı bir adamla tanışacak. Mısır'a gitmek ve hazinesine kavuşmak için bütün koyunlarını satacak ancak dolandırılacak. Dolandırılması üzerine bir billuriye dükkanına gidecek orada yaklaşık bir sene boyunca çalışacak. Mısır'a gidecek kadar parayı böylece biriktirmiş olacak. Bütün bunları yapma amacıysa "Kişisel Menkıbe"sini gerçekleştirmek. "Evrenin Ruhunu"da unutmuyor bu sırada. Hazinesini bulmak için gittiği Arap topraklarında karakterimiz aşık da oluyor. Ve sorguluyor bunu, hazinesinin bu olduğunu düşünüyor. Sonra karşısına Simyacı çıkıyor bu sefer. Arap topraklarında Piramitlere gitmesi için ona rehberlik ediyor Simyacı. Kitabın sonuysa beklenmedik bir şekilde bağlanıyor. Kitapta dini birçok içerik var. Tevrat ve İncil'e göndermeler bulunuyor. "Tanrı" kavramına değiniyor. Dini yönüyle pek tarzım olmayan bir konusu var kitabın. Bu nedenle çok beğenerek okumadım açıkcası. Ancak kitaba haksızlık da etmemek gerek. Birçok mesaj içeriyor bu kitap. Bu nedenle olsa gerek "Küçük Prens" ve "Martı Jonathan Livingston" ile karşılaştırılıyor Simyacı.
11.07.2012

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Simyacı. Coelho'nun da okuduğum ilk kitabı oldu ayrıca. Mistik, masalsı bir anlatımı var kitabın. Baş karakterimiz Santiago adında genç bir İspanyol çoban. Birkaç kez gördüğü düşü onu Mısır Piramitlerine kadar götürecek. Amacıysa bir hazine bulmak. Tabii bu sırada en başta yaşlı bir Çingene falcıyla daha sonra Salem Kralı olan yaşlı bir adamla tanışacak. Mısır'a gitmek ve hazinesine kavuşmak için bütün koyunlarını satacak ancak dolandırılacak. Dolandırılması üzerine bir billuriye dükkanına gidecek orada yaklaşık bir sene boyunca çalışacak. Mısır'a gidecek kadar parayı böylece biriktirmiş olacak. Bütün bunları yapma amacıysa "Kişisel Menkıbe"sini gerçekleştirmek. "Evrenin Ruhu"na da dikkat ediyor bu sırada. Çünkü bir
10.07.2012

Tarihle aram çok kötü olmasa da kitabı oldukça sıkıcı buldum ve yarım bırakmak zorunda kaldım. Kitapta Ramla veya el-Ramla olarak bahsedilen şehrin, İsrail devletinin kurulmasından sonra (14 Mayıs 1948) İsrailliler tarafından alınmasıyla orada yaşıyan Khari ailesinin bahçesinde bir limon ağacı bulunan evlerini terk etmesi ve Ramallah'a göç etmesi üzerine gelişen olaylar konu alınmış. Beşir ve 2 kuzeni, 6 yaşındayken terketmek zorunda kaldıkları evlerine 20 yıl sonra tekrar gidiyor ve evlerinde yaşayan insanlarla tanışmak, konuşmak istiyorlar. Kuzenler ve aileleri hep bu anı yani "geri dönüşü" beklemişler. Bir kuzenin yüzüne kapı çarpılıyor - Sonuçta terketmek zorunda kaldıkları bu evlerde artık İsrailliler yaşıyor- ve Araplara karşı -aralarındaki toprak anlaşmazlığından ve kinden dolayı- pek yumuşak davranmıyorlar. Diğer kuzen, evlerinin bir okula dönüştürüldüğünü görüyor. Ve öteki kuzen - Beşir - Bulgar bir Yahudi olan Daila tarafından eve davet ediliyor. Kitapta Beşir'in ve Dalia'nın ailesine bu kadar ağırlık verilmeseydi okunabilir bir kitap olurdu. Ancak yazar, Sandy Tolan bilgileri romanlaştırmakta biraz sıkıntı yaşamış sanırım. Daila, Beşir'i 100.sayfaya gelmeden eve davet ederken kitap 100 sayfadan fazla Daila ve Beşir'in ailesinin hayatına dönüyor. Bu nedenle konudan kopuyorsunuz. 200lü sayfalarda kitap Daila'nın Beşir'i eve davet etmesine geri dönüyor. Ancak bu olumsuzluklara rağmen yazarın emeğini yoksaymak da doğru olmaz.
03.07.2012

Normalde hiç yapmadığım bir şeydir; kitapları çok satan listesine girdi diye almak. Alma nedenim de belki "mutluluk" vadetmesiydi... Bir kitaptan bu kadar çok şey beklemek yanlış belki ama, tam anlamıyla bu beklentiyle aldığım için belki aradığımı bulamadım.
Kitabın yazarı Debbei Macomber'in kitapları tüm dünyada 140 milyondan fazla satmış , ancak benim bu kitaba eleştirim pek yumuşak olmayacak.
Ben bu kitaba "roman" diyemem, Çünkü karakter analizi yapılmamış, iç dünyaya inilmemiş. Bir "senaryo" yazar gibi yazılmış. Bir edebiyat kırıntısı bile olmayan bir kitap... Konusu üslup kadar vasat değil ancak o da beni tatmin etmedi. Beğenmedim. Bu kitabın neden bu kadar sattığını da anlayamadım açıkçası... Piyasa kitaplarına karşı bir ilginiz varsa okuyun derim. Ancak benim gibi "iç dünya ve karakter analizleri" arıyorsanız beğeneceğinizi sanmıyorum.