Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kül Erkin Tarafından Yapılan Yorumlar

08.03.2008

Kitap içerisindeki detaylar, konuşmalar, olayların gidişatı insana sıkıcı gelse de, bütüne bakıldığında müthiş bir çekiciliğe bürünen bu kitapta, aşkı, ihtirası, aldatmayı, utancı, insanlığın duygusal varlığının bütününü bulacaksınız. Okudukça düşünmeye varsanız, işte kitap!
08.03.2008

Pek fazla eserini okumadım Tolstoy'un bugüne dek. Anna Karenina ve Kazaklar dışında hiç okumadım hatta. Dolayısıyla, Tolstoy'un en büyük eseri denilen Anna Karenina ile bu romanı karşılaştırmak durumundayım. Anna Karenina'daki sıkıcılığı, durgunluğu, bu kitapta bulamazsınız. Hatta bazı yerlerde bıkkınlık veren, gereksiz görünen olayların bile Kazaklar'da zevkle okuyacağınıza eminim. Yavaş ve sindire sindire kitap okuyan biri olarak, pek de kalın olmayan bu kitabı 2 günde bitirdim. Bunun benim için kısa bir vakit olması, bu romanı tavsiye etmemin en önemli sebeplerinden. Mükemmel bir kitap!!!

Kazak erkeklerinin yiğitlikleri, Rus subayının uçarılıkları, dağlı Kazak kızlarının narinlikleri, güzellikleri, işveleri gözlerinizin önünde canlanacak.
08.03.2008

Bazarov karakterinin uçarılığını, onun peşinden sürüklediği "olgunlaşamamış" insanları, Bazarov'un kendine hayran bıraktığı ve çatıştığı yabancıları, ailesini, aşk denemelerini, kısa bir zaman çerçevesi içinde anlatan roman Rus ve dünya edebiyatının önemli eserlerindendir, bilindiğe üzere. Bilinmeyense -okumayanlar için tabii- bu kitabın mükemmel zevkli oluşu ve ele alınınca okumadan bırakılmayışı...

Bütün karakterlerin küçük özelliklerinde kendinizden bir parça, romanın bütünündüyse, dağınık da olsa, kendinizi bulacaksınız. Sonu biraz üzüntü veriyor Bazarov'un hasta düşüp ölmesiyle, ama onu da bir kaç saatte atlatırsınız...
22.08.2007

Pek iç açıcı şeylerden söz etmiyor elinizdeki kitap. Tersine, uygarlığın yeraltına tıktığı karanlık içeriklerden, toplumsal vicdan tarafından lanetlenmiş sapkın eğilimlerden, bastırılmış yıkıcı dürtülerden söz ediyor. Kötülükten, kirden ve suçtan; kadavradan, lağımdan ve boktan söz ediyor. Üstelik, bütün bunlardan söz etmekten bir şey umuyor. Yer üstünde asayiş yeraltının denetim altına alınmasıyla kurulmuşsa eğer, aşağıdaki içeriklerin konuşturulmasından geçecektir yıkıcı eleştiri. Kapitalizm bireyin yalnızca kendini tanımasının değil, aynı zamanda kendini unutmasının da koşullarını yaratmışsa, unutulanı hatırlatmayı hedef edinecektir eleştiri.
22.08.2007

Kitaba “Tüketilmiş yaşamlar ya da yeniden” başlığı altında, insanlara umut aşıladığını söyleyebileceğim, belki de sizin o şekilde olduğunu düşünmediğiniz, kitabın içindeki diğer yazılara benzer uzunlukta bir yazıyla başlamış Tarık Tufan… Ardından kitaba adını vermiş olan Descartes ile Kraliçe Christina’nın bir hikayesi yer alıyor.

Descartes’in bu hikayesini “Duyduğumda boğazımı düğümleyen, yutkunmamı zorlaştıran bir hikaye” şeklinde niteler Tarık Tufan… Evet, gerçekten de insanda garip duygular oluşturan hüzünlü bir hikaye…