Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-4748 Tarafından Yapılan Yorumlar

11.10.2001

Hekimoğlu İsmail'in, yazıldığı zamanının ötesinde kapsama ve kaplama alanı olan makalelerinin derlendiği bir kitap. Her dönem ve her zaman okunabilir. Makalelerin herbirinde, herkese hitap eden ve yine herkesçe rahatlıkla anlaşılacak yazılar bulacaksınız. Hekimoğlu İsmail'i tanıyanlar bilir, kendisi, yazılarını yazarken, kendi seviyesinden ziyade, herkese hitap edebilmek için, bir çobanın bile rahatça anlayabileceği bir uslüp kullanmaya çalışır. Bunu yaparken de, bir kelime bile fazlalığı tahammül edemez. Sade, yalın ifadelerle, büyük olaylar ve hikmetler anlatabilmeyi başarmış nadir yazarlarımızdan.
11.10.2001

Büyük bir zevkle okuduğum kitaplardan biri. Ancak, yazarın da önsözde itiraf ettiği gibi, bazen hafızasının azizliğine uğramış. Biraz da sosyolojinin 10 yıllık zaman dilimlerinde kesin çizgilerle ayrılamayan sosyalliğine toslamış. Yani kitap, başlıktaki gibi 70'li yılları değil de, daha çok 1975-1985 aralığını anlatmış gibi geldi bana. Bunun dışında çok ciddi eleştirilecek yan göremedim. Kütüphanede mutlaka yer ayrılması ve alt nesillere mutlaka aktaraılması gereken bir kitap. Hatta bu kitabın, edebiyatımızda yeni bir dönüm noktası olabileceğini de düşünüyorum. İzleyen yıllarda 80-90-2000'li yıllara ait muhtelif yazarlarca kaleme alınmış sürüyle kitapla karşılacağız diye düşünüyorum. Bir de yazara şu konuda çok kızdım. Günlerce saatlerce oynadığımız, ÇİVİ / ÇAKI / BIÇAK oyununu, arkadaşlarının ısrarlı anlatmasına rağmen hatırlayamamış. Yazık! Çok zevkli, zeka ve beceri isteyen bir oyundu. Çelik-çomak'a da yer vermemiş olması ben de buruk bir eksiklik bıraktı o kadar. HEdiye paketlerinin sarıldığı kağıtların uzun zaman saklandığını bile atlamaması gibi detaylar çok hoş. Okurken gülümsediğim, kimi zaman hüzne kapıldığım anlar çok oldu.
27.09.2001

başka bir eleştirimde de belirttiğim gibi, insanlarımız hurafelerden kurtarmaya çalışırken yeni ve modern hurafelere adres göstermek bana hiç de mantıklı gelmiyor. 19 mucizesi ise hiç inandırıcı değil (tüm sanal(!) delillere rağmen). bu körlükse kör olduğumu kabul edebilirim hiç önemli değil. 19cular arapça metinleri türkçe okunuşları üzerinden matematik hesabı yapıyorlar. oysa bir surenin okunuşu amerikalı bir müslümana latince yazdırmaya kalksanız başka yazacaktır, avustralyalı müslüman başka yazacaktır, ingiliz başka yazacaktır, alman başka yazacaktır. (örnek: muhammed'i mohammed mi yazacağız muhammed mi yazacağız. diyelim ki hatice kelimesini incelerken, khadijah diyenler var hatijah diyenler var. meryem'e mariam diyenler var meryem diyenler var hangi yazım üzerinden hesap yapacağız. mustafa kemal mustophah kemal olursa nasıl sayacağız) hangisi üzerinden matematik hesap yapacaksınız. ya japon bir müslümana veya çinli bir müslümana yazdırmaya kalkarsanız. (yoksa japonca ve çince şeytanın dili ve yazımı,19 hesabına uymadığından, şeytanın ve kötülüğün dili gibi bi hurafe mi uyduracağız) herhalde matematik ve filoloji professorlerini imdada çağırmanız gerekir japon ve çin harflerini kelimelerini 19'a fitlemek için.(çince'de 3,000 harfin neyini 19'a uyduracaksınız). hadi bir de slav kökenli müslümanları ekleyelim, rus, bulgar, romen müslüman nasıl yazacak ne hesabı yapacaktır. ayrıca, harflerle sesler karıştırılmaktadır. a, e, i gibi latince de harflendirilmiş olmasına rağmen arapça da ise sadece seslendirilmiştir. sesler ve harfler karmaşasında 19 hurafesine ulaşmak için işine gelindiği gibi yorumlar yapılmaktadır. bazen yıllar sayılmakta, olmadı, isimlerdeki harfler sayılmaktadır, olmazsa bazen sesler atılmakta sadece harflar sayılmaktadır. Türk alfabesinin bazı seslerin ifadelendirilmesinde yetersiz olduğu dil bilimcilerce ifade edilmektedir. Kemal'de ki "K" ile kağıttaki veya kavundaki "k" aynı değildir. hangi harfi hangi sesi sayoyorsunuz. kuran' kelimesinin Quran olarak mı yoksa Kuran olarak mı yazılması daha uygundur. peki kuran'ı kerim derken kuran'ın 'k'sı ile 'kerim'in k'sı aynımıdır neyi sayacağız kuran'ı kerim, quran'ı kerim midir yoksa kuran'ı kerim midir. işte böyle nice ses ve harf karmaşası içinde 19 hurafesi modern bir hurafe olarak sahnede yerini almaktadır. eski hurafelerin pabucu dama atıldı. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. hurafelerle mücadelede ederken şimdi bu çıktı. vatana millete sakaryaya hayırlı olsun
27.09.2001

insanlarımızı hurafelerden, yobazlıktan, geri kalmışlıktan kurtarma mücadelesi verirken, modern hurafelerin ve modern yobazlıkların ortaya çıkması ve taraftar bulması çok üzücü. hakikaten hayretle izlemeye devam ediyorum. kuran'ı matematik kitabı mı zannediyorlar nedir? matematiksel ve istatistiksel hurafelere saplanmışlar da ikiye ayrılmış durumlar: 1- 19'uymayan ayetleri çıkartalım 2- 19'a uymayanların da bi hikmeti vardır onu keşfedelim. tavsiyem 19 olmazsa 29 veya 39'a bakmaları. en komiği de arapça metinleri türkçe harflendirerek işlemleri bunun üzerinden yapmak. yaw, bir ingiliz amerikaliya falan ayetin okunuşunu latince yaz desen başka yazar, avustralya'lı müslümana desen başka yazar, amerikalı müslümana desen başka yazar, türke sorsan başka yazar. ne hesabı yapıyorsunuz anlayamıyorum. hele arapçada a,e,i, harfleri ve şedde ikilime harfleri harf olarak yer almaz, işaretlerle seslendirilir. oysa bizimkilere bakıyorsun harfler sesler ikilemeler hepsi birbirine karışmış. bazı yerlerde de hiç karıştırmazlar ( 19'a uyduracaklar ya! ). bu matematiksel hurafeyi şaşkınlıkla izlemeye devam ediyorum.
26.09.2001

bi kendinizi gözden geçirin bakalım. inançlarınızı, sevdiklerinizi, nefret ettiklerini, duygularınızı, kavramları. bu kitap buna yardımcı olacaktır.