Yeni Şafak'taki "İslamın kadınları" hakkındaki eleştirel yazılarını beğeniyle okuduğum Fatma K.B'nun daha önce yayınlanmış yazılarından oluşmuş bu kitabını öncelikle tesettürü seçmiş ve bilerek ( ve acı bir gerçeğimiz ki çoğunlukla bilmeden) çileye talip olmuş müslümanlara tavsiye ederim.
Özellikle son 20 yıldır kafalarının üzerine sardıkları örtü yüzünden başları belaya girmiş olan kızların saçlarının altındaki ve kafataslarının içerisindeki adına "beyin" denilen organlarının tesettür denilen şeyin anlamını kavramaları için Fatma K.B.'nun öğretici-uyarıcı satırlarını okumalarını elzem buluyorum.
Kimileri belki kızacaklardır ancak siyasi podyumlarda sık sık boy gösteren öyle "vaka"lar var ki başlarına birşeyler sarmış; kimilerinin acaba kafalarının içerisinde beyin diye bir "şey" var mı ?, yoksa otomatik refleksleri ayarlayan beyincik düzeyinde mi yaşıyorlar diye merak etmeden yapamıyorum.
( Kafalarının içerisindeki beyinlerinin iffetinin saçlarının, saç tellerinin görünmesinden daha önemli olduğunun şuurunda olan ve ne yazık ki oran olarak azınlıkta kalan tüm mü'minelerden peşinen özür dilerim. )
Giderek takvadan soyutlanan bir İslami hayatın olamayacağını ; böylesi bir "tarz"ın yapaylığını gözler önüne seren bu eserinden dolayı Fatma K.B.'nu kutlarım. Kalemine kavilik dilerim. Yazdıklarını -belki- bir erkek yazsa idi bu denli etkileyici olamayacağını bilen birisi olarak...
Tesettür yasağı konusunda ise sözüm meclisden içeridir ; TBMM'nden ; tesettür yüzünden okumaktan; üniversiteli olmaktan mahrum edilmiş ve babaları "uyanık" olamadığı için kendilerini Harvardlarda okutamamış ve okutamayacak olan tüm insanlar ; Ayşeler ; Zeynebler; Fatımalar; Nurlar adına...