Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

yesevihan Tarafından Yapılan Yorumlar

17.09.2005

Dan Brown kitapları arasında sıralama yapılsa sondan birincisi olmasa ikincisi olur. Konuyu bilgisayar; işlemci; harddisk;ram gibi teknik terminolojiyi bilmeyen ve işlevlerinden habersiz okurun anlaması çok zor. Bu duurmda kitabın yarısı anlaşılamayacaktır. Diğer yarısı ise basit bir polisiye;sürükleyici bir anlatımı olduğu ise tartışılmaz.
İşte benim Dan Brown kitapları sıralamam (okura yararlılık açısından) :
1.İhanet Noktası
2.Da Vinci Şifresi
3.Melekler ve Şeytanlar
4.Dijital Kale
13.09.2005

Allah'ın güzel isimleri olarak bilinen ve önemli bir kısmı Kur'an'da zikredilen Esma-i Hüsna üzerine yazılmış klasik eserlerden birisidir. Allah'ın isimleri hakkında Kur'an'da geçirilen anlamları esas alınarak hazırlandığı için okura yararlı olacaktır. Allah'ın yeryüzündeki icraatını anlamadaki en önemli ipuçlarını barındıran ve tevhidin efal-sıfat şeklindeki ilk iki basamağını anlamak için okunmalıdır. "Bütün güzel isimler Allah içindir ; onlarla O'na dua ediniz" ayeti bu kitabın önemini anlamak için yeterlidir.
13.09.2005

Büyük Osmanlı mutasavvıfı Celvetiyye piri Azi Mahmud Hüdai'nin "halka açık" olarak yaptığı cami sohbetleri sırasında tutulan notlardan oluşan bir risalenin günümüze aktarılması ile oluşmuş bir eserdir. "Cami cemaati" düzeyinde ele alınan konuda ayet; hadis ve menkıbeleri sıralayan bir vaaz uslubunun seçilmesi tasavvufun " insanlara onların anlayış derecesine göre hitab edin" düsturuna Hüdai'nin de riayet ettiğini göstermektedir. İlgili konudaki ayet-hadis-menkıbe sıralaması da bu büyük mutasavvıfın nasıl bir ilmi disipline sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Keşke bugün de aynı tarzda hitap eden sistematik bir yaklaşımla cemaatine hitap eden vaizler olsaydı da bir ay boyunca -mesela bir Ramazan- o vaizi dinleyen insanlar bir ya sonunda bir tefsir; birkaç hadis ve birkaç da menkıbe kitabı okumuş kadar bilgilenmiş olabilselerdi... Böyle bir vaiz varsa haber verin de gidip dinleyelim... Belki anlattıklarını not alan bulunur da bakarsınız 300 yıl sonra bile okunacak bir kitap ortaya çıkar... Aziz Mahmud Hüdai (rh. a.)'nin bu Sohbetler kitabı gibi... Heyhat nerede o günler ; nerede o vaizler!!..
13.09.2005

Aziz Mahmud Hüdai'nin "Alemin Yaratılışı ve Hz. Muhammed'in Zuhuru" gibi iddialı bir isim taşıyan bu eserinin okuru hayalkırıklığına uğratması kaçınılmaz. Bunun nedeni ; tasavvuf ehlinin kitapta Hüdai ile Rasulullah arasındaki şahsi ilişkiye ait birşeyler bulamaması olurken ; tasavvufa mesafeli okurlar da kitabı bir "rivayetler yığını" olarak göreceklerdir. (Kitap hakkında burada yazılan yorumları gözden geciren ziyaretci bu yaklasımların örneklerini görebiliyor.) Aziz Mahmud Hudai'nin bu eseri ile kainatın "varediliş sırları"na kapı aralayacak "kozmogenetik" bir şablon sunmadığını müşahede ettim. Bunu da bir yerde hoş karşılamak gerekir; ancak kitaba verilen isim okurda böylesi bir beklenti yaratıyor. Kısas-ı Enbiya türü rivayetler içeren bir esere bu tür bir isimlendirme yanlış olmuş. İlgi çeker diye düşünüldü ise başarılı olduğu kesin de okuru yanıltma açısından bakılırsa vahim bir durum sözkonusu... COSMOGENESİS konusunda tasavvufun söyleyecek o kadar çok sözü var ki... Bir örnek vereyim örnek olsun için : Ahmed Bedevi kendi miracını anlatırken dile getiriyor: "4. kat semada öylesi bir kum denizi ile karşılaştım ki o kum denizinin her bir tanesi şu üzerinde bulunduğumuz dünya büyüklüğünde idi..." Kutbu'l-aktab Ahmed Bedevi'nin 12. yüzyılda betimlediği bu kum denizinin nasıl bir şey olduğunu anlamak için isterseniz http://nasa.gov adresindeki evren haritalarına ve bu haritaların oluşumda kullanılan galaksi görüntülemelerine bir bakın isterseniz... Keşke Aziz Mahmud Hüdai'nin Rasulullah ile olan dolaysız görüşmelerini; levh-i mahfuzda okuduğu satırları ; levh-i mahfuzdaki "muallak" sırların nasıl "mukadder" hale dönüştüğüne ilişkin yakini bilgilerini de bu risalesine yazsa idi. O zaman hem Hudai hakkında olumsuz düşünen okurlar hem de Hudai'yi sevenler daha mutmain olurlardı. Keşke İnsan yayınları Hüdai ile mürşidi Üftade arasındaki sorulu cevaplı mülakatları içeren VAKIAT adlı Hüdai eserini neşretse de Hüdai'nin "esrar"ından biraz behre sahibi olabilsek...
Sonuç olarak bu eser Hüdai'ye kadarki "rivayet" tarzının bir derlemesi olarak tarafsız bir gözle okunması gereken "sıradan" bir eserdir; inananlarını kınamadan , inanmayanlarına kızmadan okunması gereken...
12.09.2005

Yine Gelenek Yayınları arasında çıkan "Kalb-Nefs ve Ruh" adlı eseriyle tanıdığımız ABD'li psikiatr Robert Frager'in daha çok tasavvuftaki mürşidi meşayih-i Cerrahiyye'den Muzaffer Ozak (rh.a.) ile yaşadığı günlerden anıları içeren bir eserdir. Eser yayınlandığı ABD'deki okurlar için ilginç olsa da mürşidinin "Ragıb" adını verdiği Frager tarafından anlatılanların tasavvuf kültürüne aşina okur için fazlaca bir katkısı olmayacaktır. Frager'in Kalb-Nefs ve Ruh adlı eserini okuyan okurlar için basit gelmesi kaçınılmaz olan bu eseri; tasavvuf kültürünü tanımak isteyen okur için bir başlangıç kitabı olarak öneririm. Ancak okumayanlar için mutlaka ve mutlaka yazarın Kalb-Nefs-Ruh üzerine olana eserini okumalarını tavsiye ederim.
( Yazarı Robert Frager ile 2005 yılı Temmuz ayında yapılan ayrıntılı bir röportaj Sabah gazetesinde yayınlanmış olup anılan gazetenin arşivinden ulaşılabilir.)