Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kitaplıkedi Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap hem annelere hitap ediyor hem de tüm edebiyat severlere. Çünkü kitabın sadece son iki bölümü postpartum depresyonla ilgili. Diğer bölümlerin tamamı yazarın dünyaya bakış açısı, fikirleri ve dünyadaki diğer ünlü kadın yazarlarla ilgili. Özellikle "içimden sesler korosu"nun tüm üyelerinin fikirlerini, bakış açılarını, tartışmalarını bu kadar iyi yansıtması çok etkileyici. Her kadının içindeki parmak kadınları güçlü kalemiyle ele almış. Bir olgunlaşma süreci, kendinle bütünleşme hikayesi bu kitap. Her anneyi ilgilendiren bir kitap değil. Çocuk yapmak ile kariyer arasında sancılı seçim ve ruhsal süreç dönemini muhteşem dile getirmiş. Özellikle kadın yazarlar hakkındaki otobiyografik bilgileri kitabın içine yedirmesi ve karşılaştırmalar yapması çok etkileyici. Elif Şafak'ın kendini okuyucuya bu kadar yalın bir dille açması ve bilgi birikimini kalemiyle konuşturması hayranlık verici. Çok cesur! Çoğumuz aynı şekilde içimizdeki sesleri susturuyoruz. Kitabı okurken not defterimi elimden bırakamadım. Bir anne değilim ama eğer anne olmaya karar verirsem bu kitabı tekrar okuyacağım. Böyle güçlü dilli bir kitabı bitirdikten sonra onu anlatacak güçlü kelimeler bulmak mümkün olmuyor.
Sylvia Plath'in kendisi hakkında o kadar çok şey okudum ki, okuduğum bu ilk kitabı beni hayal kırıklığına uğrattı. Bütünlükten yoksun olduğunu ve duyguyu okuyucuya tam olarak aktaramadığını hissettim. Belki de gizdökümcü şiirden ben birşey anlamıyorum. Bir dahaki sefere şansımı diğer eserlerinden yana kullanacağım. Bu kadar övülen bir yazarı belki bi dahaki sefere anlayabilir, sevebilirim, bilemiyorum.
Yazdıklarının klasik olması tesadüf değil. Küçücük sıradan bir insanın küçücük iç burkan aşk hikayesi ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
Yalnızlığın ne kadar korkunç birşey olduğunu anlatan müthiş bir roman. Aslında hiçbirşey hakkında herşey. Sizi heyecanlandıracak, merak uyandıracak bir konu yokken, yazarın yalın dili kitabı bir an önce okuyup bitirmek istemenize neden oluyor.
Erkek bir yazarın bir kadının iç dünyasını bu kadar iyi gözlemyerek yansıtması çok etkileyici.
Umarım yazarın diğer kitapları da en yakın zamanda dilimize çevrilir.
Çok aradım ama romanı bulamadım. Romandan sonra kitabın büyük ilgi görmesi üzerine oyununu da yazmış sanırım.
Okurken sinirlerim bozuldu. En yakınınızın bile para söz konusu olduğunda önce kendini düşündüğünü açık bir dille anlatıyor. Maria'nın kocası "aç tavuk kendini buğday ambarında sanır" deyiminin tam karşılığı, sinir bozucu. İlkokulda öğretilen "imece" kavramı vardı ya hani hepimizin çocukken hayran olduğu, hepimizin imece tutkusuyla dolu olduğu zamanlar onu anımsadım. Ne kadar saf, dünyayı tanımayan, küçük canlılarmışız. İnsanoğlunun iliklerine işlemiş bencillik, bunun çağı yok.
Çabucak bitiyor, insanın kendine ve çevresine bir daha, daha dikkatli bakması açısından mutlaka okunmalı. Cesur ve gerçekçi bir kitap.