Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

MÜFETTİŞ Tarafından Yapılan Yorumlar

24.10.2007

".. Demokrasi, dört yılda bir oy vermek ve sonra da bir dahaki seçime kadar kapalı kapılar ardında hayıflanmak değildir..."

"Ülkemizde, demokrasinin karşısına dikilen en önemli tehlike, köktendinciliktir (Bunlar aslında dini, politik amaçla tepe tepe kullanan, gerçek inançlılara saygısız, eli tesbihli, kafası sarıklı, bazen de çağdaş görünümlü köktendinsizlerdir!)"

Kitaptan iki küçük alıntı yaptım. Daha fazlasını merak ediyorsanız, bu kitabı okuyun.
24.10.2007

Sovyek Bloku çöktüğü zaman çoğu kişi bayram etmişti belki ama ben korkmuştum. Sovyetler bize dost olduğu için mi? Elbetteki hayır. (Onların da Türkiye üzerinde ne emelleri, gizli planları olduğunu biliyordum.) Beni korkutan, dünyanın tek kutuplu bir sisteme doğru kaymasıydı.

Eskiden 2 blok vardı ve birbirini dengeliyordu ama şimdi Amerika, sözümona tek süper güç sıfatıyla Dünyayı yönetmeye, daha doğrusu işgale kalkacaktı. Ve çok geçmeden bu faaliyetine başladı. Afganistanın işgali, Irak'ın işgali, BOP. Hep bu tek kutupluluğun sonucu.

Tarık Ali, gayet mantıklı bir yorum yapmış ve Dünyada mutlaka ikinci bir blok oluşturularak, Amerikan'ın dizginlenmesi gerektiğini savunmuş kitabında.
24.10.2007

Bu güzel ve kapsamlı çalışmasından dolayı kutlamak gerek Sayın Murat Çulcu'yu. Ulusal Egemenlik karşısında yeşermeye çalışan monarşik eğilimleri bir bir sıralamış bu eserde. Tamamen araştırmaya dayanan bir yapıt. Belgesiz konuşmamış yazar.

Bilindiği gibi Kurtuluş Savaşı'nın temel felsefesi "Ulusal Egemenlik" ti. Mustafa Kemal hep bu ilkeyi ön planda tutmuş, daha mücüdeleye başlamadan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin oluşmasını sağlamıştı. Çünkü O, Tek Kurtuluşun Ulusun gasbedilen Egemenliğinin geri almasında olduğunun bilinciyle hareket ediyordu.

Yüce Önder, Devrimi kafasında planlamış ve her aşamasını düşünmüştü. Bu planlar sırası geldikçe uygulamaya konuluyordu. Saltanatın ve Halifeliğin kaldırılması bu plan çerçevesinde gerçekleşti. O, egemenliğin kaynağını Ulus dışındaki güçlerde arayan tüm görüşleri reddediyordu. Ama karşı devrimciler her dönemde var oldu. Bu, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında da böyleydi, şimdi de böyle...

Başkanlık sistemi denilen bir sistem, bir anlamda monarşik bir sistemdir. Örneğin bugün ABD'de egemenlik kimindir? Buş'un dışında bir söz sahibi var mıdır? Tamam, 4 yılda bir seçim yapılıyor ama bu seçimlerde sadece Egemenliği kullanacak Tek kişinin kim olacağı belirleniyor. Temsilciler Meclisi ya da Senato, başkanın hilafına bir yetki kullanabiliyor mu?

Bizdeki Başkanlık Sistemi savunucuları da Egemenliği ele geçirmeye çalışan Monark ya da Oligarklardır. Ama yağma yok, Türk Ulusu artık egemenliğini hiç bir kişi yada gruba devretmeyecektir.

24.10.2007

Mustafa Kemal Atatürk'ü, çeşitli yönleriyle anlatmaya çalışan İsmet Kür, derleyip yeniden düzenlediği ve kolay bir anlatım kazandırdığı anılarla bu amacına ulaşmış.

Bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap.
24.10.2007

Sait Faik, Edebiyatımızın usta öykücülerinden biri. Sade bir dille yazılmış kısa cümlelerden oluşan öykülerini, sıkılmadan, zevkle okuyabılırsiniz.