Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Nurdan ÖZDEMİR Tarafından Yapılan Yorumlar

07.11.2024

Hayat anlardan ibaret derler ama yanılırlar, hayat aslında sonlardan ibarettir." cümlesiyle başlayan kitap Üç bahtsız güzelin ve Servi Ninenin hikayesiyle devam ediyor.

Severek okudum, yer yer gülümsedim, yer yer çok düşündüm. Arlin hanımın zekice işlediği mizahi bir dili var bu ayrı bir keyif veriyor okura.

Insan, ne kadar yüreği dağlansa da sevdiği için "Öldü!" diyebiliyor da, "Yaşamadı!" demeye dili varmıyor. Diyerek bitişe doğru ilerliyor.

Çok sevdim Arlin Çiçekçi'nin kalemini. Hem keyifle, hem merakla okunacak heyecanlı bir maceraya tanıklık etmek isterseniz, Servi Nine ve Üç Güzeller'e siz de şans verin derim sayın okuyucu :)

07.11.2024

Öykü aşk'ı ayrılık acısını, insanın kendi kendini iyileştirme sürecini anlatıyor gibi görünsede o kadarla kalmamış bir insanın hayat boyu yaşaya bileceği her şeye değinmiş (aşk,aş,iş, ölüm, yanlızlık,genel geçer toplum davranışları ve vs...)

Bazı aşklar, bazı özlemler, bazı vedalar bazı acılar hiç bitmez.
O yüzden kitabı okurken kendini bulabilir ve "kendini" okuyor hissedebilirsin.
Kitabın dili doğal, gündelik cümlelerle yol bulmuş. Kalem, kelama dönüşmüş sanmayın sadace... Yazılar çizimlerle desteklenmiş. Çizimler yine bizzat Aylin Balboa'ya ait.
Aylin Balboa genel kültürüne hayran kaldım. Yazalarla tanışma kitabımdı lakin biz Aylin hanımla artık ayrılmayacağız Osman :)
Keyifle okudum ve hayata dair birçok şeyle birlikte kendinizide bulacağınız
Bu Hikaye Senden Uzun Osman
Bu Hikaye Senden Uzun Osman ' ı da okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
" Başka bir hayatta görüşmek üzere. Astalavista" diye bitiyor son satırlar Astalavista kitap kurtaları :)))
07.11.2024

Orhan Pamuk’un hem roman hem de müze olarak hayata geçirdiği Masumiyet Müzesi, İstanbul’un geçmişiyle iç içe geçmiş bir aşk hikayesini anlatıyor.
Kitaba en çok renk katan şeylerden biri de bence Yazarın kitaba Kemal Karakteriyle dahil olması :)
Müze, romanın fiziksel bir tezahürüdür. Kitapta anlatılan olaylar, müzedeki eşyalar aracılığıyla somutlaşır.
sadece bir aşk hikayesini değil, aynı zamanda 1970’li ve 80’li yılların İstanbul’unu da resmeder. Fakat Büyük bir aşk hikayesi okuyacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz maalesef... Ket vurulamayan cinsel dürtünün bir yerden sonra ulaşılmaz hale gelmesiyle takıntıya dönüşen duyguların karmaşası ve hayatını yönetememeye (İş, aşk, sosyal hayat...vs..)kadar giden melankolik bir aşığa dönüşme durumu.
En azından Müzenin kuruluş hikayesine eşlik etmek adına şans vermenizi tavsiye derim. Müzeyi gezmek isterseniz de kitabın içinde sizi bir müze bileti bekliyor olacak.
Şimdiden keyifli bir okuma ve müze gezisi dilerim :)
07.11.2024

Aşk sandığımız bağlılıklar, gerçekte bizi kendine tutsak eden bağımlılıklarımız mıdır? Sorusuna cevap ararken insanın içindeki bu büyük çatışmanın kapısını aralayarak aşkın yersiz yurtsuzluğuna dair sarsıcı bir hikâye anlatıyor.
Âşıklara Yer Yok, gerçeklikle hayalin iç içe geçtiği olağanüstü bir hikaye.
Tarık Tufan bize geçmiş zaman ile şimdiki zaman arasında gidip gelerek okuyucuyu sıkamadan, beğenerek okuyacağınız bir kitap sunmuş .

Sizlere kitaptan şöyle bir alıntı bırakarak "Kırılacak eşyalara itina gösteriliyordu ama bavulların içlerine gizlenmiş yorgun kalpler kimsenin umurunda değildi."
Keyifli okumalar dilerim.
07.11.2024

Üzerine onlarca araştırma yapılmış, belgeseller, filmler çekilmiş, kitaplar yazılmış Çanakkale Savaşı'na farklı bir pencereden bakarak yazılmış bir kitap "Uzun Beyaz Bulut Gelibolu".
Savaşın anlamsızlığı, gizemi ve düşmanlığın ötesinde birleştirme mucizesi, sürükleyici bir dille yazılmış akıllara durgunluk veren bir hikaye.