Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Nurdan ÖZDEMİR Tarafından Yapılan Yorumlar

20.01.2026

Yazarımız bazı noktaları malesef çok amatörce kaleme almış. Olay örgülerini eski Türk filmlerin deki gibi işlemiş. Kadın ,erkek ve insan ilişkilerini sakince yedirerek değil aniden geliştirmiş. İnsanlar birbirlerini aniden seviyor veya soğuyor. (Gerçi tıpkı günümüzdeki ilişkiler gibi. Buraya yazarken hak verdim şimdi :)) ) Doktor Doruk doktorluktan çok uzak. Ne donanımına sahip ne bilgisine, yavan kalmış. Peruz hanım ile Reşat bey iyi ele alınmış. Birbirlerine tavırlı , sevmeyen insanlar bir bakmışsınız hoppp... kaynamış kuzu sarması olmuşlar. Tarihsel olayları anlatım ve bilgi aktarımı çok güzel. Atatürk ile ilgili konular nefis... Ama gerçek bilgilerden çıkıp kurgu ya geçtiğinizde sıkıntı var. Ben okurken şunu hissettim yazarımız sanki Nazan BEKİROĞLU olmak istemiş ama olamamış gibi.

20.01.2026

"5 ocak 1943 Rusya'da kârlı günlerden biriydi.Üc dil birbirine karışıyordu. Rusça,Almanca ve mermice..."diye cümleler geçen bir kitabı varın siz düşünün, nasıl başlayıp nasıl bittiğini. Yıl 2019 mermice... dili hâlâ bir çok dille karışıyor ve çok yazık oluyor hem de çok.
20.01.2026

tiraf etmeliyim ki ilk 33. Sayfasına kadar yarım mı bıraksam acaba diye kendimle mücadele ettimYazarla tanışma kitabım çok beğendim. Akıcı, naif bir kalemi var yazarın. Yedire yedire, sakin sakin anlatmış
.Eskici Rıza bey den oğlu Cemil'e sirayet eden şiddet uygulama dürtüsünü ve pişmanlıkları okuduk.
Kitabin bir diğer güzel tarafı , ülkemizde yaşanmış tarihsel ve siyasal olaylara, şöyle bir tadımlık, kararında değinmesi.(12 Eylül 1980 darbesi vs.. gibi )
20.01.2026

Hikaye Kaliforniya' nın Salinas vadisinde geçiyor. Dokuz çocuklu Hamilton ve iki çocuklu Trask ailesinin yaşadıkları üzerinden 1. Dünya savaşı ve sonrasındaki kapitalist düzene dem vuruyor.
Hayattaki insana dair nekadar tezatlık varsa gözler önüne seriyor. İnsanın hafzalası almıyor bazı şeyleri.
İyi ile kötünün ve Siyahla beyazın çarpışmasından doğan acıları, kötülüğün ölüp ölüp dirildiğini ama ölümsüz olanın iyilik olduğunu kör göze parmak sokar gibi anlatmış yazar bize.

Hayatınızda Samuel ve Lee gibi dostalarınız olmasını temenni ederken ,yazarın kendi hayat hikayesinden izler taşıyan bu hikayeyi okuyun. Yazarın kalemine diyecek tek kelime yok ,hakkım da yok zaten ben kim John kim .John demişken hikayeyi onun ağzından okuyoruz. Jhon da Olive 'nin oğlu Samuel' in torunu oluyor.
Habil ile Kabilin hikâyesini merak edenler yazarın yaratılış kitabına da bi göz atsın diyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum:))) iyi okumalar arkadaşlar.
20.01.2026

Bence Pegasus'un şarkısı...

Hitler'in Almanya'sın dan... gözü dönmüş Nazi katliamın dan, insan kıyımından kaçan iki çocuk ve bir babanın hikâyesi ni okuduk yazardan.

At odur ki İspanya'nın at okulların da akademik kariyer yapacakken... okyanusları geçip bir sirk hayvanı olup çıkar. Ne için? İki çocuğun ve Nick 'in hayatı için. Yolcu olur, yoldaş olur, yaren olur. O artık kurtuluş olur.

"Rüzgarın Şarkısı "
Pluto : tıpkı sahibi Nick gibi adını değiştirmiş o artık PEGASUS 'tur. Yunan mitolojisinde uçan at demekmiş.

Nick ' in hızırıydı o. Zirveden sıfırı- sıfırdan zirveyi ve ölümün yüzünü gördüler kaç defa.
76 yıl sonra "ördü kader ağlarını " dedirtecek cinsten birşey oldu. Bir müzayede, bir Libizan müzayedesi. Ve iki sıkı dostun torunları, pegasus'un torunu sayesinde birbirini buldu .Burda da sanırım "birgün herşey aslına dönecektir " sözüne atıf yapsam yanlış olmaz.
Yazarın anlatımı sıkıntılıydı arkadaşlar Okuyun arkadaşlar" Çok şey kazandıracak emin olabilirsiniz.