Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
readdeer Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap gerçeklik, folklor ve bilinçaltı arasındaki sınırları kasıtlı olarak silikleştiriyor. Parçalı anlatım tarzı, karakterlerin iç dünyası ile sihirli gerçekçilik unsurlarının iç içe geçtiği bir atmosfer yaratılmış.
Bazı unsurları ve o dağınıklıktaki anlamı bulmakta zorlandım. Özellikle ölü baba dişotuna ait bölümleri okumak yorucuydu. Dağınık, bilinç akışı tarzındaki metinlerin çoğu, bu eski ve efsanevi karakterin gözünden aktarılmış gibi duruyor. Diş otu köyü duyuyor; dedikoduları, düşünceleri, sesleri parçalar hâlinde algılıyor. Bu rastgelelik onun dünyayı algılama biçimini yansıtıyor.. Orijinal dilinden okumak daha mantıklı olacaktır. Zira başarılı bir şekilde çevrilmiş olsa da kullanılan folklorik ve şiirsel unsurlar ve anlatım biçimi dolayısıyla okuyucuya keyifli bir okuma zevki veriyor diyemem.
Bilinç akılı tekniği başarıyla kullanılmış. okurken çoğu zaman ne anlatıyor, şimdi bu ne alaka diye kendini bulmanız mümkün. pek çok açıdan hikayenin önü ve arkası okuyucuya bırakılmış. Okurken başım ağrısa da farklı bir deneyimdi..
İlk başta dil kullanımına alışamamış olsam da iletledikçe kitabı elimden bırakamadım. 2024ün trend kitapları arasındaydı. bu yüzden şişirilmiş olabileceğini düşünüp biraz ön yargılı başlamıştım. Ancak hayatın olağan akışı içindeki olayların ve düşüncelerin aktarımı gerçekten çok güzeldi. İki kardeş üzerinden pek çok olağan durumu felsefik ve sosyolojik olarak irdeleme şansı bulunuyor. Okuduğuma memnun oldum..
Kitabin son sayfalarini okurken gozlerim doldu. Insan hayatinda anlamsiz beklentilerin anlamsiz sonuclarinin beraberinde getirdikleri cok guzel anlatilmis. Kitabi okurken okuyucuya da ayni beklenti ve hayal kirilkligi cok guzel aktarilmis. Muthis bir anlatim tarzi var. Neden yuzyilin en iyi 100 kitabi listesinde olduguna sasmamali.
Yazar booker a verdiği röportajda bu kitap için “an attempt to radical empathy” demiş. Sanırım bu kitap tek bir cümle ile anlatılsaydı bu olurdu. Distopya olmak için fazla gerçekçi. Paul lynch son 10 senede neredeyse hemen her ülkeyi ele geçiren totaliter rejimlerdeki sosyal sitemin çöküşünü insanlarin çaresizliğini, bunun yüzyillardir süren bir döngü oldugu ama insanin bagina gelene kadar hep izleyici kaldigini anlatisi gerçekten çok başarılı. Bu anlatımı hali hazırda totolitetleşmiş bir ülke üzerinden değil de Irlanda gibi demokratik bir ülke üzerinden yorumlaması da biraz ben de “ne oldum dememeli..” Hissi barındırdı. nihayetinde ne demokrasiler çöktü.. ne barışlar bozuldu ve bozulmaya da devam ediyor..