Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
1edebiyatcı Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap teorik bilgiler vermenin yanında teorik bilgilerin örneklerini de bize sunmakta. yalnız Divan edebiyatına yeni yeni ilgi duyanlar için bir eksiklik var kitapta. Örneklerin birçoğunun günümüzde nasıl bir anlam taşıdığı belirtilmemiş. Aslında hocamız diğer kitaplarında buna dikkat eder ve şiirlerin azami ölçüde anlamlarını da beraberinde verirdi ki oradaki anlamları okuyucu fark etsin ve Divan Edebiyatı şairinin sadece kalbe değil akla da çokça önem verdiğini görsün isterdi. Eser bu şekilde biraz daha profosyenellere hitap ediyor gibi. Eğer hedef kitle daha geniş tutuluyorsa buna dikkat edilmeli diye düşünüyorum. Ama eseri beğendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Çünkü çok farklı fikirlerle karşılaştım. Kitabı okursanız umuyorum ki sizler de karşılaşacaksınız.
Bilindiği üzere Fuzulinin Leyla ile Mecnunu Bir mesnevidir. Yani manzum bir eserdir bu eser. Ve derler ki şiir düzyazıya aktarılamaz yoksa tadı kaçar. Bu kitabında İskender Pala neredeyse bu anlayışı yıkmıştır. Çünkü şiirdeki hayal dünyasına, şiirin kelimelerine, mazmunlarına, olay örgüsüne kısaca eserin orijinali ile ilgili aklınıza ne geliyorsa hepsine bağlı kalarak bir çalışma yapmıştır. Güzel de bir kitap ortaya çıkmıştır neticede. Bir solukta okuduğumu ve sizlerin de aynı şekilde okuyacağınızı düşünüyorum. Kitaptaki minyatürler de baskıya ayrı bir güzellik katmıştır.
Öncelikle Mustafa Armağan"ı tarihin ne kadar güzel anlatılabileceği noktasında güzel bir uygulama yapması yönyüle kutluyorum. Bir roman tadında ve realiteye uygun bir tarih kitabı ancak böyle yazılabilirdi.
Diğer taraftan yayına hazırlayanları yaptıkları yazım yanlışlıkları noktasında eşetirmek istiyorum. O kadar çok yazım yanlışı var ki bu bilinçi okuyucuyu oldukça rahatsız ediyor. Sonraki baskılarda bunların muhakkak düzeltilmesi gerektiğine inanıyorum.
bilmediğimiz birçok şeyi bizlere aktardığı için Mustafa Armağan'a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Bu romana bence kaderi anlamaya çalışan ve hatta anlatmaya çalışan bir insanın gözüyle bakmak daha doğru olacaktır. Yazarın da dediği gibi tesadüf diye bir şey yoktur. Bir el yaşadıklarımızı bir örümceğin ağını ördüğü gibi örmüştür ve bundan da kaçış yoktur. Son dönem Amerikan filmlerinde de dikkat ederseniz aynı tema işlenir. İşte başlangıçta insana uçukmuş gibi gelen bir pars ile bir insanın dostane bir şekilde koyun koyuna can vermesi de aynen bu şekilde mümkün olmaktadır. Sadece üslubun güzelliği değildi beni etikleyen. Aynı zamanda çok karmaşık olan kader konusunun da başarılı bir şekilde irdelenmesi beni ayrıca memnun etti. Yazar bu nedenle teşekkürü bir borç bilirim.
size bu kitapta yer alan deniz kıyısında koşan ala köpek hikayesinden bahsetmek istiyorum. tek cümle ile: Fedakarlığın bu kadar samimi ve bir o kadar da etkileyici anlatıldığı bir hikaye bilmiyorum desem yalan söylememiş olurum herhalde. bu hikaye muhakkak okunmalı. 2 yıl önce okuduğum halde hala bu hikayeyi yeniden okumak hazzını duyuyorum.