Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Ruken ZİLAN Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap, Leo Buscaglia'nin Amerika'daki bir üniversitede "SEVGI"
konusunda dort yil boyunca verdigi dersin, bir çesit anlatısı.
Kitap, temel olarak sevginin ogrenilebilirligini anlatıyor.
"Yanlızca yasanılan an vardir. O da, simdidir... Yanlizca şu anda
deneyimledikleriniz gercektir. Bunun anlami yanlizca su an için yasayın
demek degildir. Anlamı, su an yasiyorsunuz demektir."
‘Polisiye’nin Kraliçesi’,biyografisinde ‘On Küçük Zenci’ için şöyle demektedir: ‘Kurgusu üzerinde en çok uğraştığım eserlerimden biri…’ Christie’in ünlü kahramanı Belçikalı dedektif Hercule Poirot bu kez yok; yazar, esrarı okuyucunun çözmesini bekliyor. Dili sade ve akıcı ; kahramanların psikolojik tahlilleri üzerinde yeterince durulmuş, bu da romanın sürükleyiciliği açısından olumlu...
"Birbirlerinden farklı konumlara sahip 10 kişinin kaderi Zenci Adası ’nda kesişir. Nancy OWEN’in bir haftalık tatil teklifini kabul eden sekiz insan ile onları adada karşılayan uşak Rogers ve bayan Rogers. Konuklar tanışma faslından sonra odalarına yerleşirler; herbirinin odasında bulunan bir şiir dikkatlerini çeker..."
Hayal bile edemiyorsunuz kitabın romanın kalitesini...Koontz, zor bir türün yazarı; tıpkı polisiye, fantastik edebiyat gibi, korku-gerilim edebiyatı da senelerce hor görülmüş bir tür. Bence, Koontz’un ‘Nöbet’i bu tarz düşüncelere en güzel cevap. 400 sayfalık kitap boyunca gerilim- ve yer yer korku- bir an olsun eksilmiyor. Koontz’un detaylara önem veren tarzı ve hikayenin birkaç değişik kahraman tarafından anlatılması, eseri daha da akıcı ve heyecanlı kılıyor. Koontz’un amacı, sadece eğlenceli vakit geçirtecek eserler yaratmak değil; kamuoyunu meşgul eden konularda bir anlamda muhalif tarafın sözcülüğünü yapmak. Romanda geçen şu konuşma buna güzel bir örnek:: ‘... İnsanoğlu kendi dehasını kullanıp başka zeki türler yarattıktan sonra onlara kendi malıymış gibi davranmaya hakkı yok. Eğer Tanrı gibi, yaratabilecek düzeye gelmişsek, o zaman adil olmayı, merhametli olmayı da öğrenmemiz gerekir demektir...’
Kitap dokuz öyküden oluşuyor. Öykülerin isimlerine baktığımızda dikkatimi çeken şey büyük bir kısmının içerisinde hayvan isimleri barındırıyor olması:
“Horozlar”, “Kediler”, “İshak”, “At Cambazları”, “Kül Kuşları”…
Anlaşılamamazlık bu öyküde de ön planda.
"Öykü kahramanı niye bu evden ayrılamıyor? Niye o eve gidiyor? Dostuyla aralarında kurulan düşmanlık bağının nedeni ne?"
Yazar bunlara benzer birçok sorunun yanıtını okuyucuya bırakıyor.
İlginç bir kitap, yukarda sayılanların yanında aşağıdaki soruların cevaplarını da bulacaksınız bu kitapta:
"Nazca çizgileri neydi?
Maya uygarlığı neden çöktü?
Paskalya Adaları'ndaki heykelleri kim yaptı? Jeanne D'Ark'ın işaret'i neydi?
Matbaayı kim icat etti?
Kolomb'un amacı Amerika'yı keşfetmek miydi? Shakespeare'in oyunlarını kim yazdı?
Mozart zehirlendi mi?
Freud kendi teorisini neden terk etti? Titanik kurtarılabilir miydi?
Hitler yeğenini öldürdü mü?"