Toplam yorum: 3.284.988
Bu ayki yorum: 6.494
E-Dergi
berkan-ozturk Tarafından Yapılan Yorumlar
Marc Levy'nin "Keşke Gerçek Olsa" kitabının devamı niteliğinde yazılan bu kitapta ilk kitabın ardından bir süre geçtikten sonra başlıyor. Türk filmi tadındaki bu kitapta Lauren'in Arthur'a aşık olmasını yine bir mucize sağlıyor. İlk kitabı daha çok beğendiğimi itiraf edebilirim ama ilk kitabı okuduktan sonra da bu kitabı okumamazlık edemezdim.
John Grisham'ın yeni kitabı Temyiz Grisham ismine yaraşır bir şeklide yine güzel kurgulanmış bir roman olmuş. Dili oldukça akıcı ve olaylar sizi sıkmadan hızlı bir şekilde ilerliyor. Grisham bu kitabında Amerika'daki Yüksek Mahkeme Yargıçları'nın görevlerine seçimle seçilmelerinin ne gibi sonuçlar doğurabileceğinden bahsetmiş. Kitapta dava sonuçlanarak başlıyor ve davacı yüksek bir miktar da tazminat almaya hak kazanıyor. Şehrin su şebekesine zehirli atık karışmasına neden olan şirket ise hemen Temyiz başvurusu yapıyor. Bu dava için bütün birikimlerini ortaya koyan Wes ve Mary Grace için Temyiz sonucu geleceklerini belirleyecektir. Grisham'ın bu hızlı romanınıda beğeneceğinizi düşünüyorum.
P. Auster'ın bu kitabında okuduğum diğer kitaplarının dışına çıkmış buldum. Benim için bir başyapıt sayılan George Orwell'in 1984 yapıtına benzeyen oldukça güzel bir yapıt olmuş. Erkek olmasına rağmen bir kadının aşk ihtiras duygu ve doğurganlık hislerini çok güzel anlatmış. Kahraman yaşadığı olayları mektuba yazmakta ve bu onun umutlarını canlı tutmaktadır. Son şeyler ülkesinde açlık sefalet umutsuzluk hüküm sürmekte ve dikta rejimi uygulanmaktadır. Artık kimse doğumamaktadır. Çeviriside çok güzel olan bu kitabı ve Paul Auster'in diğer kitaplarını da okumanızı öneririm.
Philippa Gregory'nin Boleyn Kızını özellikle Anne karakterini bizim de başımıza bela olmuş Hürrem'e benzetmiştim fakat Hürrem Sultan'a yaklaşması için yeteri kadar yaşayamamış anlaşılan. Bir de bu karakterlerden ün yapmış olanı tarihte Neron'un annesidir. Bu kadınların hayatlarında "yeteri kadar" diye bir limit bulunmamakla birlikte ulaştıkları en yüksek nokta mezarları olmaktadır. Olaylar ne kadar geçmişte yaşanırsa yaşansın içerik olarak değişmeyip sadece şekil değiştirerek önümüze gelmektedir. Bu kitapta da ne kadar Mary Boleyn'in ağzından genel olarak saray entrikaları olsada o dönemin olayları, savaşları, ittifakları ve Din üzerine bir çok bilgi bulunmaktadır. İnsan yorulmadan ve sıkılmadan yüzlerce sayfa okuyabilir. Ben oldukça lezzet aldım diyebilirim.
Grisham'ın bu kitabı da harika olmuş. Bu sefer ki farklılığı ise daha Hukuk Fakültesi ikinci sınıfta okuyan güzel Darby'nin öldürülen yargıçlar ile ilgili raporu yalnız kendi başını değil bu raporu okuyan herkesin başını belaya sokar. America'nın sokaklarında bir çok silahlı düşmanından yalnız başına kaçmak zorunda kalan Darby o raporu yazdığına pişmandır. Oldukça hızlı ve akıcı olan Pelikan Dosyasının çeviriside oldukça iyi yapılmış. Grisham'ın okuduğum 5 kitabında da ayrı bir senaryo ve heyecan var. Kitaplığınızda bulunması gereken bir Grisham klasiği olmuş. Okuduktan sonra bir diğer kitabını almak istiyor insan.