Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sarısu Tarafından Yapılan Yorumlar
Karşılaştırmalı Edebiyat dediğimiz türde bir kitap bu.Dostoyevski ile Nietszche'yi 20.yy insanlarının uğraştığı sorunlar üzerinden karşılaştırmış. O zamandan bizlere gönderilen ipuçlarını aktarıyor kitap.Üç bölümden oluşuyor.Nietszche,Dostoyevski ve son bölümde bizi de dahil etmiş kitabına .Farklı okumalar yapmak için birebir.
Onunla evleneceğim,Sanrı,Pembe evren,Gönüllü ...gibi değişik öykülerden kotarılan bir kitap bu.İsmi beni almaya teşvik etmişti kitabı.Gözde KURT Yaşar Nabi Nayır öykü ödülünü almış bu kitapla.Kitapta gözlemlediğim kadarıyla yazar özel isim kullanmayı pek sevmiyor öykülerinde .Mesela kumru,teyze,K.,adam,A.,gibi isimler vermiş kahramanlarına.Daha çok psikolojik öykülerden oluşan kitabında yazar "sanrı" kelimesiyle fazla boğuşuyor.İlginç bir kitap...Yeni şeyler denemek için uygun bir başlangıç.
Kitap başlı başına gerçektende isminden anlaşılacağı üzere kelimelerin insanın kaderini nasıl değiştirdiğini anlatıyor.Woolf,Fowles,Joyce,Hesse,Zweig,Tanpınar,Tezer Özlü...gibi bir çok yazarın hayatının, yazarların kullandığı kendi kelimeleriyle nasıl şekillendiğini ve işte tam da bu noktada kainatta hiçbir şeyin kaybolmadığını ve söylediğimiz, yazdığımız herşeyin aslında bize benzediğini; bizi anlattığını tekrar tekrar vurguluyor. Esra YALAZAN da bu kitabı yazarken kendi kelimeleriyle kendi kaderini çiziyor aslında.Bu da yazarın herşeyin yazılması gerektiğine olan inancının bir sonucu olsa gerek..Okuma yapmak için değil; anlamak için okuyorum ve her sayfasında daha fazla seviyorum kelimeleri...
Şems Tebrizi'yi anlattığı kitap içinde yazdım aynı şeyleri.Mevlana'yı böyle basit ve taraflı anlatmamalı diye düşünüyorum.Dil çok sade ve hatta çocuksu.Diğer kitabı da böyleydi.Onun için peşin hükümlü davranıp Kimya Hatun'u anlattığı kitabı almadım.Mevlanayı anlamak için onun "Mesnevi"sini okumak yeter diye düşünüyorum.
Ben kitap eleştirisi yaparken o kitabın iyi yönlerini ortaya çıkarmaya çalışırım genelde ancak bu kitap için aynısını söyleyemiyeceğim.Konu çok güzel ama Şems Tebrizi böyle mi anlatılır? Basit, çocukça,sanki o adam keyfi işler için gelmiş Konya'ya .İnsan bir kitabı yazarken gerçekçi olur ve bilimsellikten uzaklaşmaz.Ancak bu kitap yazılırken böyle şeyler hiç önemsenmemiş.Üstelik biyografik roman olduğunu iddia eden bir kitap bu ..Lütfen aynı konuyu farklı yazarlardan da okuyun...Daha iyi anlaşılır sanırım o zaman eleştirilerim.