Bir orhan pamuk okuru olarak kitabı hemen aldım ve okumaya başladım.ancak medya ve orhan pamuk o kadar çabuk davrandı ki gerçekten kitabı kendi bakış açımla görmeme ve yorumlamama fazlasıyla karıştı. Ama nihayetinde romanın daha başından itibaren buram buram Orhan Pamuk koktuğunu görüp kendimi öykünün veya çok katmanlı olay ve imgesel kurgunun akışına bıraktım.
Romanı okurken insan ister istemez diğer Orhan Pamuk kitaplarıyla bir bütünlük oluşturmaya başlıyor çünkü yazarın tıpkı "Benim Adım Kırmızı"daki nakkaşlar gibi göze batan bir üslubu var ve değişmeyen bazı olgular üzerinden olaylar gelişiyor. (doğu-batı ikilemi, aşkta ve hayatta anti kahramanlar, tarih vs..)
Kar o kadar çok anlama işaret ediyor ki kitabın adına yakışıyor. ben kar yıldızını ve anlamlarını Umberto Eco'nun "Foucault Sarkacı" kitabındaki bir imgeye benzettim. Nedeni ise manevi ve mutlak olanla ilişkisi ve onunla bütünleşmesi ile ilgili.
Kişiler iyi analiz edilmiş bir empati kurabiliyor onlarla okuyucu ancak bu insanlar konuşmalarında bana çok gerçekdışı göründü çünkü karakterler abartılı konuşturulmuş.
Sonuç olarak tipik bir Orhan Pamuk romanı (zaman olarak günümüzü seçmesi ve siyasi unsurun biraz daha fazla olması dışında). Yani sürükleyici, merak ve kuşku uyandırıcı, çok anlamlı ve okunması gereken bir roman. Ama en iyi romanı diyemem.