Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
msaciel Tarafından Yapılan Yorumlar
Muhterem Hocamız Mesnevi'ye olan derin vukufiyeti ve Hz. Mevlana'nın günümüzdeki takipçi ve aynı yolun zamanımızdaki köşetaşlarından olarak muhteşem bir şekilde Mesnevi-i şerifi tefsir etmiş. Daha önce yayınlanan ''Bir testi su'' kitabının devamı niteliğindeki kitap mesnevi deryasından bir testi su ve ab-ı hayat katrelerini günümüz insanına sunmakta ve bize düşen de bu iki Büyük insan'ın gönlünden kopup gelen güzelliklere gönlümüzü açmak ve seküler dünyamızda kirlenen gönüllerimizi yıkamak olmalı. İnşallah bu kısa kitapların arkasından tam bir Şerh-i Mesnevi gelir.Faydalanmak dileğiyle herkese tavsiye ederim.
Merhum ve inşallah mağfur ''Bilge Kral''ın doğu ve batı dünyası arasında karşılaştırmalar yaptığı kitapta olgun bir devlet adamının düşünce dünyası tekmil arz-ı endam ediyor. merhum yıllarca çile çekmiş ve çilesinin sonunda ölmeden ''ektiği tohumların'' meyveye durduğunu görmüş ve gözleri inşallah açık gitmemiştir. Şimdi İslam Dünyası ve özelde Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan müslümanların İnşallah O'nun aziz hatırasına uygun yaşamaları gerekmektedir. Yakın zamanlarda TRT 2 'de yayınlanan Serebrenitza Katliamı'nın yıldönümü'nde binlerce müslüman tam bir olgunluk ve dimdik ve başı dik duruşla şehitlerimizi yad ettiler ve geleceğe emin adımlarla yürüdüklerini gösterdiler. Merhum Bilge Kral'ın ruhu inşallah şad olmuştur. Kitabı örnek bir devlet adamı portföyü görmek isteyenlere hararetle tavsiye ederim
Amak-ı hayal kitabını peşpeşe iki kez okudum. Kitabın hikemi derinliğine hayran oldum. Gönül telimizi titretecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Günümüzün sorunlu seküler hayatında hepimizin karşısına, kendindeki güzelliğe ayna olacak bir ''Aynalı Baba '' gerektiğini ve aslında bunun sanıldığı kadar uzak olmadığını düşünüyorum. Aynalı baba ile karşılaşan Raci aslına rücu etti ve hakikati kendi aynasından (nasibi kadar) izlemeye başladı ve yeri bimarhane oldu. Zaten doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulup deli(veya ! veli ) damgası yemez mi? Zaten kitaptaki son öyküde insanlığın yaresine merhem olacak çare gösteriliyor. Merhum müellife ve kitabı bizlere ulaştıranlara sadaka-i cariye olmasını niyaz ederim. Metin Acıel
Yazar aslında ,Şeyh Galip'in ''hoşca bak zatına kim, zübde-i alemsin sen-merdum-u dide-i ekvan olan adem'sin sen'' beyt-i berceste'sini günümüz diliyle söylemiş. Kendine iyi bak demek ''sen aslında kendini bir damla sanırsın ama sende bir umman gizlidir'' buyuran Hz. Ali Efendimiz'in bu mübarek kelam-ı kibarının günümüz diliyle söylenişidir de bir bakıma. Zaten aşk meydanının serdengeçtilerinden Hz. Yunus ne güzel söylemiş: İlim ilim bilmektir-İlim kendin bilmektir-Çün okudun bilmezsin -Ha bir kuru emektir. Sen kendine iyi bak ki orada ''Allah'ın yeryüzünde halife olarak yarattığı- Kibir hariç tüm sıfatlarının tecelligahı olan , Miraç'ta Cebrail A.S'ın ''ben buradan ileri geçemem-bundan ötesi sadece SANA layık ve haktır'' dediği ve bu şerefin sahibi Allah Resulü'nün bu mucizesinin de ''namaz müminin miracıdır '' buyurarak bizi de bu şerefe kısmen(nasibimiz miktarınca) ortak kıldığı en ulu yerdedir insan . Ama bu yüksekliğin tam zıttında da aynı şekilde alçalma da (neuzübillah) insan içindir. Allah Resulü ve diğer peygamberler ve Allah Dostları da insandı- firavn, Ebu Cehil,Ebu Lehep,Cengiz Han , nemrut da, Stalin de Hitler de...
Yazar ''kendine iyi bak'' derken içindeki güzellikleri bul ve onları ortaya çıkar da nefis ve şeytan seni yoldan çıkarıp Allah'ın sevmediği ''aşağıların da aşağısı'' zümreye çekmesin de demek istiyor aslında. İnsana ''alem-i sağir-küçük alem '' de denmiştir. İnsan öncelikle ''ünsiyet ve enis'' demektir aslında. Tabi ''nisyan' da insan içindir. Yazar kendine iyi bak derken nisyana düşme, verdiğin sözü unutma, seni kendine halife olarak 'Yaradan'ın sana verdiği değere layık ol da demek bir bakıma. Dr. Kemal Sayar ağabeyimizin ''ismiyle müsemma '' dağarcığından kopup gelen bir demet çiçek sizi bekliyor. Kendinize iyi bakın!...
Aşk.. 3 harflik bu kelime hayatın özünü ve yaratılış gayemizi de taşıyor aslında. Şair ne güzel demiş:Her ne var alemde aşk imiş- gerisi ancak kıl-ü kal imiş...Aşk bir sarmaşıktır diyor yazar- sarmaşık ağacı nasıl sarıp onu görünmez hale getirirse aşk da insanı tanınmaz hale getirir,dıştan bakanın nasibi kendinden geçmiş,gördüğü herşeyi Leyla(aslında Mevla) zanneden bir Mecnun(gerçek adı Kays iken sonradan deliye dönen zata verilen diğer adı)'u görmekve onunla dalga geçmek-aşıkın nasibi de deli yerine konmak. ''Bende Mecnun'dan füzun aşıklık istidatı var -Aşık-ı sadık menem Mecnun'un ancak adı var''diyen Fuzuli gibi aşk meydanı bir cenk ve yarışma meydanıdır aynı zamanda. Maşuka can da fedadır mal da dünya da''aşıkın nesi var ise maşuka fedadır'' ''Mümkün mü bunca aşkla şehid-i aşkı gasl etmek-Ceset ateş kefen ateş hem ab-ı hoş-güvar ateş'' diyen Esat Erbilli Hz.'nin dediği gibi aşk şehidini yıkamak nasıl mümkün olsun ki-cesedin kendisi, kefeni hatta cesede dökülecek tatlısu bile ateş haline gelmiş. Modern insan, zihni şartlanmaları gereği bu olayı algılayamaz çünkü madde her yanını kuşattığından kalbi kesafet kaplamış ve gönül aynası ilahi güzellikleri göremiyor ve gösteremiyor. Hikaye: Camide vaaz veren hocaya bir densüz ''hocam eşeğimi kaybettim bulmama yardım edermisiniz'' der. Hocaefendi ''merak etme buluruz.'' cevabını verir. Sohbet ilerlediğinde hocaefendi cemmate hitaben''ömründe aşık olmayan birisi varmı içinizde '' sualini tevcih eder. Densüzün biri övünerek ayağa kalkar ve ''merd-i kipti arzeylerken şecaatin-sirkatin söyler '' ölçüsüyle'' ben ömrü hayatımda hiç aşık olmadım ve sevmedim de'' deyiverir. Hocaefendinin ne dediği malumu ilam etmek olur. Aşk yanmak yakılmak ve cesedinin küllerinin göğe savrulmasıdır bir bakıma. Cananı buldum bu canım feda olsun-Kardan ziyandan geçtim-Dükkanım yağma olsun diyen Yunus aşk meydanının güzidelerindendir. Aşkı arayan kendindeki Simurg'u bulmaya çalışan Anka kuşudur...Ah aşkın elinden ve O'nun hallerinden... Kitabı ve İskender Pala Hoca'mızın tüm kitaplarını bir solukta okuyacağınızı sanıyorum. Selamlar