Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kerim BALABAN Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitap merdivenin ilk basamakları gibidir. Siz bu kitapla birlikte psikoterapi yolculuğuna çıkıyorsunuz. Her bölümün sonundaki okuma listeleriyle de merdivenin diğer basamaklarına çıkıp kendi içsel yolculuğunuzda ilerlersiniz. Özellikle benim gibi okumaya aşık herkese ve psikolojiyle pdr öğrencilerine bu kitabı öneririm. Bu kitabı okumadan önce ise yazarların ilk kitabını da okumanızı tavsiye ederim. Bundan sonraki kısım ise kitabın içindeki beni etkileyen yerlerdir. Winnicott, oyun sırasında çocuk, geçiş alanı aracılığıyla iç dünyası ile dış dünya arasında bir köprü kurar. Oyun hayata hazırlık için insanın potansiyel alanını aktive eden bir çalışma alanıdır. Sahte kendilik geliştirmek zorunda kalan çocuk ya da birey kendi ihtiyaç ve taleplerinden vazgeçerek, annesinin ve başkalarının taleplerine göre kendini ve çevresini sürekli yarayacak, gerçekliği değerlendirmeye çalışarak yüzeysel bir uyum göstermeye çalışacaktır.
Ben bu kitabı beğendim. Aşağıda kitapta okurken ilginç bulduğum kısımlar var. Bunları sizlerin istifadesine sunarım. Bir şey alacağınız zaman nesnenin evde tek başına nasıl gözükeceğini kafanızda canlandırın. Mağazaya gittiğinizde benzer ürünleri ve parlak ürünleri görmemeye çalışın ve aklınızın mağazada çalışmasına izin vermeyin. Süpermarketler camlara gerçekten çok süslü tuvalet kağıtlarının reklamını koyarlar, bunu bir sürü insanı orta fiyatlı markalardan “lüks, pamuk dolgulu tuvalet mendiline” yönlendirmek amacıyla yapmazlar. Asıl yaptıkları şey ürünlerin ucuz olanlarını insanların almalarını engelleyecek orta fiyatlı olanlara gizlice yönlendirmektir. Eşine doğum günü hediyesi almak için dışarı çıkan kişi bir mağazanın önünden geçerken 100 pound’luk indirim görünce mağazanın içine girer. Kampanya şöyle, söylenen gazeteyi kişi alıp getirirse ceket 600 pound’dan 500 pound’a inecek. Gidip gazeteyi alıp getirir ve ceketi kapar. Fakat eşine hediye almaz. Çünkü parası kalmamıştır.
Kitap Amerika'dan bahsediyor olsa da bu kitaptaki bilgilerin Türkiye için de geçerli olacağını düşünüyorum. Kitaptan bir kaç cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. -Bir işte başarılı olmak istiyorsanız o işi sevmeniz gerekmektedir. - Kendini yetiştirmiş insanlar para kaybetmekten daha az korkarlar, çünkü telafi edeceklerini bilirler.
Kitapta söylenen bilgilerden bir tanesi çalışırken gelecekte emekli maaşınıza güvenmeyin. Geleceğiniz için siz tasarruf yapın. Şu an Türkiye’ye en az emekli maaşı 12.500 TL oldu. Yıllarca insanlar emekli olduğunda rahat etmek için çalıştılar ve hiçbir yatırım yapmadılarsa insanlar emekli olunca zor geçinirler. Hele ki bu emekli olan insanların evleri kira ise ne kadar zorlanırlar.
Kitaptaki farklı cümlelerden bir tanesi ise kitap bize tasarruf yapın ve gelirimizin daha azı ile yaşayın demiyor. Onun yerine girişimci olun veya yatırımcı olun.
Öncelikle bu kitap az, orta ve yüksek gelirli bütün insanlara hitap etmektedir. Kitaptan ilgimi çeken bir yerden bahsetmek istiyorum. Yatırım için düşünüyorsanız yeni evi kiraya vermeyin uygun zamanda satın, kiraya vermeyi düşünüyorsanız o zaman 30 yılın üstünde ev alın. Çünkü 30 yıllık evin değeri arsa payına inmiştir. Ben bir de sizlerle sigarayı bırak ikramiyeyi kap şeklinde bir hesap yapmak istiyorum. Şuan günde bir paket sigara içmek yerine ayda 1 gram altın alsanız. 30 yılın sonunda 360 gram altın yapar. Bunu güncel kurla hesapladığımızda 918.000 TL yapar. Bu gün 30 yıllık memur emekli olduğunda alacağı ikramiyeyi 776.898 TL olduğunu size özkansoftan hesapladım. Size kalmış, sigara mı birikim mi? Birde Mert Başaran'ın ilk kitabını da okumayanlara şiddetle tavsiye ediyorum.
Bu kitap bir harika gerçekten. Terk ettiler öyküsünü okuduktan sonra başıma gelen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Balkona çayımı alarak gitmiştim. Kitabın neredeyse yarısına geldim ve sonra akşam olduğu için içeriye geçtim. Aslında başka yere gitmek niyetindeyken mutfaktan geçerken perdeyi kapatmayı akıl ettim. Mutfağa girince fikrim değişti ve balkon kapısının önünde duran turuncu kovaya su doldurmak aklıma geldi ve kovaya su koyarken çayın altının yandığını ve aslında çayın altında su olmadığını son çayı koyarken bilmeme rağmen altını kapatmayı unutmuşum. Tam terk ettiler öyküsüyle ilişkili oldu. Bu doğu yücelin okuduğum 3. kitabı bu kitabı kesinlikle okuyun ama önce kimdir bu mitat karaman ve beter ol mitat karaman kitaplarını okumanızı fazlasıyla tavsiye ederim.