Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Kerim BALABAN Tarafından Yapılan Yorumlar

18.10.2025

Bu kitabı toplam 22 saatte okudum. Kitap 2 bölümden oluşması çok ilginçti. Bu kitapta çok fazla bildiğim şeylerin tekrarlanması hoşuma gitmedi. Ama ekonomi kitaplarında görmediğim birikim türlerini görmek Çok güzeldi. Ayrıca ikinci bölümdeki hikayeler benim kitapla ilgili daha olumlu hissetmemi sağladı. Cihat dedeyi Eylül ayından beri takip ediyorum.
Bireysel Emeklilik Sitemi’nde yüzde 30 olan devlet katkısı oranının, Cumhurbaşkanı tarafından yüzde 50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirme yetkisi verilecek. Bu yeni vergi düzenlemesi ile ilgili Cİhat Hoca’nın eski dediklerini anlayınca Dokunıbıl daha anlamlı hale geliyor.
Diğer kitabını da alıp okudum. Kitaptan beğendiğim kısımları aşağıda yazıyorum.
Akarlar oluşturma yolculuğunda pes etmemek ve ısrarla devam etmek çok önemli. (38)
Anlayacağınız kredi kartlarıyla, plastik ve simya ile ilişkilerim epey eskilere dayanıyor. Onlar zorladılar, kısıt koydular. Ben de “Nasıl delerim, nasıl delerim” diye uğraştım durdum. (45)
24.04.2025

İnsanın içine şüphe düştü mü onu kendi gözleriyle görmeyi arzu ediyor. Ayten de eşinin işten sonra arkadaşlarıyla eğlenceye gittiği şüphesi üzerine Zeynep abla ile yarın akşam kalın çarşaf giyip hafiye gibi iş çıkışı eşini takip etmeye kararlıydı.
Hafiyelikten tam eve dönerken iki gölge görüyorlar. Birisi Bedri olunca Ayten’in başı dönüyor. Çok heyecanlı bir sahneydi.
Bir aydır içinde ömrümün en tatlı aşkını yaşadığım bu küçük evin, kaldırımı avlusuna girerken her an duvarlarda hayalini gördüğüm menekşe gözlerin, kalbimden bile çekilip gittiğini his Caddede elektrikler yanmaya başladı. Yalnız geçecek uzun bir gece daha başlıyor. Garip gönlüm yine sızlıyor. Kendi kendime soruyorum:
-Mesut olmamak için ne günahım var?(261)
Mesut olanlar, mesut olmayı isteyenlerdir. Ben şimdiye kadar saadeti ayağımı bekledim. Fakat anlıyorum ki onu biraz aramak ve arkasından koşmak lazım (261)
settim. (87)
24.04.2025

Kitabın ismini duyunca aklımda Perkins amazonda Jaguarlarla arkadaşlık edeceği gelmişti. Okuyunca Jaguara Dokunmak kişinin korkularıyla mücadele etme şekli olduğunu anladım.
Bir içecek için şamanın istediği 1000 dolar gruptakileri şoka uğramıştı. O ise kendi para biriminde 1000 Sukre istemişti. Bu ise 5 dolara karşılık geliyordu. Ön yargı ve yanlış anlaşılmayı yazar bu kısımda çok iyi anlatmıştı.
Eğitim sistemimiz bize doğayı nesnelleştirmeyi ve kendimizden ayrı görmeyi öğretiyor. Ayrıca çoğu din de insanları diğer varlıklardan daha üstünmüş gibi gösteriyor, yüceltiyor. Oysa yerlilerin öğretilerine bakılırsa insan evrenin son derece zengin dokuzunda sadece bir ilmek. (223)
Tüm küresel sistemlerin hayatta kalmasının yağmur ormanlarının hayatta kalmasına bağlı olduğunu ısrarla vurguluyorlardı. Bize, dünyanın geleceğinin insanların davranış biçimlerini değiştirmesine bağlı olduğunu ve bu değişimin de insanlık için yeni bir gelecek hayal etmekle mümkün olacağını anlattılar. (224)
24.04.2025

Bu kitap yerli “Kelebek” diyebilirim. Bizim hayattaki amaçlarımıza az gayret ederek ulaşamıyoruz. Hüseyin Öztürk ise çok daha fazla gayretle, çok özveriyle gönül gözüyle bütün zorlukların üstesinden GELMİŞ. Tabiki kitap içerisinde zaman zaman moralinin bozulduğu anlar olsada BİR şekilde bunlarla mücadele etmiş.
Evin içerisini öğrendiği kısım beni çok duygulandırdı. Evdekiler engellemesin diye herkes uyurken kalkıp evi keşfetmiş ve sabah olduğunu ise evin penceresine elini dayayınca cam sıcak ise sabah olduğunu, soğuk ise halen gece olduğunu anlıyormuş. Birde Kızılay’a otobüse atlayıp gittiği kısım var. O da insanı çok etkiledi.
Ben seni her halinle sevdim. Hiçbir mazeret kabul etmiyorum. İyi ve kötü günde beraberiz diye söz verdik. O yüzden ben seni hiçbir zaman bırakmayacağım. Sen ister bırak, ister bırakma. Ben seninim. Başka hiçbir düşüncem yok. Ne olursun beni bırakma. Sensiz bu dünya benim için çekilmez bir hal alır. Beni anlamanı istiyorum” dedi.(88)
24.04.2025

Okuduğum ikinci kitabınız. Herkes önce “Cebinizde Mucize Yarat” kitabını okumasını sonra ise bu kitabı okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Hayatlarını anlamlı şeylerle dolduramayanlar, para harcayarak içlerindeki ve etraflarındaki büyük boşkukları doldurmaya çalışıyorlar. (112)
Üniversiteli gençlere içerisinde 5 Dolar ve 20 dolar bulunanan zarflar dağıtıyorlar. Bazılarından bu parayı kendileri için harcamalarını, bazılarından da bir başkası için harcamalarını istiyorlar. Günün sonunda zarftan çıkan parayı başkaları için harcayanların, kendileri için harca yanlardan daha mutlu olduğu ortaya çıkıyor. Ve 5 dolar harcamakla 20 dolar harcamak arasında bir fark olmadığı görülüyor. (114)
Zenginlerin televizyonları küçük, kütüphaneleri büyük; fakirlerin televizyonları büyük kütüphaneleri küçük olur. Zig Zigler (191)
Zorunlu eğitim, size geçiminizi sağlayacak kadar para; öz eğitim ise size bir servet verir. Jim Rohn (195)