Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
suela Tarafından Yapılan Yorumlar
Pupa yayınlarından yayımlanan ve dokuz öykü bulunan kitap, farklı anların bir araya getirilmiş anlatımıyla oluşturulmuş. Yazar gözlemlerini öykü bağlamında kullanmaya çalışmış. Beni etkileyen en son öyküsü Çello ölmek üzere bize geldi. Kitaba ismini veren; Büyük Kızlar Ağlamaz çözümlemesini maalesef bulamadım.
Orhan Pamuk'un yeni hayat kitabını okuduktan sonra başka bir kitabını okuyacağımı sanmıyordum. Ancak dostlarımın önerisi üzerine sessiz ev'i okudum. İyiki de okumuşum. Sağlam bir kurgusu, kahramanların ve yaşanılan mekanların iç dünyalarını en ince ayrıntılarına kadar kanaviçe gibi işlenişi övgüye değer. Döneminin özelliklerini ve ismi yurt genelinde anketle belirlenen Anadol'un bile romanda yer buluyor olması tamamlayıcı unsurlar olmuş. Beğenerek okudum.
Sabahattin Ali'nin 35 li, 36 lı ve 37 li yıllarda yazmış olduğu öykü kitaplarından yapılan bir seçki; Kamyon.
Kitapta 16 farklı öykü sunulmakta. Bu öyküler Anadolu bozkırında yaşanmış, yürekleri dağlıyan öykülerden oluşmakta. Kitapta sadece ilk öyküyü (Değirmen) okusanız bile sizlere o kadar çok mesaj iletecek ki ! Şimdi gençler yüreğini her gün her hafta her ay farklı sevgililerine sunmaktalar, Bunda da ne kadar samimiler bilemem? Ancak değirmendeki klarnetcinin sevgisini gördükten sonra ona ne kadar saygı gösterilse azdır diye düşünüyorum. Bu kitap okunmalıdır derim.
Yazarlar, ülkemizde okur sayısının azlığından yakınırlar. Ben içinde yedi öykü olan bu kitabı üç kez okudum. Oldukça ciddiyim. Önce yeni çıkan kitap olarak aldım ve okudum. Daha sonra kitap ekinin ilk sayfasında tantımı yapıldıktan sonra ki (okuyucunun yanıltıldığını düşünüyorum) tekrar okudum. Üçüncü kez acaba birşeyler kaçırdım mı diye okudum. Anlaşılması ve mesajı çok zor anlaşılan bu kitap yabancı dilden Türkçeye çevrilmiş bir kitap anlatımında. (Hakkını yemiyelim ikinci öykü hoştu.)
Evrensel bir değer olan Mevlana ve o'nun haldaşı, yoldaşı Tebrizli Şemsin yaşamını anlatan biyografik romanı ilgiyle okudum. Romanın sade ve akıcı olduğunu söyleyebilirim. Benim eleştirim bazı kelimelerin anlamı dip not olarak verilmeli idi. Bunun yanısıra Şemsin kimi davranışlarını çok abartılı buldum. Bir bakışıyla dükkanı yıkabilen, bir insanı öldürebilen, örnekler. O halde Şems Tebrizden kendisini öldürmek için gelenlere karşı gerçekte böyle mi davrandı ? Çünkü her anlatıcı finali farklı yorumluyor. Birde sanki şems olmasaydı Mevlana Mevlana olamazdı gibi bir yaklaşım var. Bu yaklaşım daha ince anlatımla ifade edilebilinirdi.