Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430

E-Dergi

Sadi Evren Seker Tarafından Yapılan Yorumlar

26.01.2007

Kitap özellikle aydınlanma çağını inceleyenler ve bilim tarihçileri için vazgeçilmez bir referans kitaptır. Genelde din, gelenek düzeninde bilim düzenine geçilmesinin ve bilimin üstün tutulduğu günümüzün ilk uyanışlarını temsil eder. Ancak enteresandır kitabın pekçok yerinde koyu bir hıristiyan miti hakim ve oldukça dindar (hristiyan dini) bir kitap.
Ayrıca kitabın yazıldığı yıllar (1610-1627) Osmanlı devletinin dünyaya etkisi altında, avrupanın ezilmişliği psikolojisiyle yazılmış. Örneğin "... başında üzerinde kırmızı bir haç olan beyaz bir sarık bulunuyordu." cümlesinde yada pekçok kereler "Siz avrupalılar..." diye başlayan cümlelerde bunun etkisi görülebilmektedir.
Kitap temel olarak bir iki bölümde toparlanabilir bunlar:
Adanın kuralları ve dış medeniyetlerle ilişkileri
Ziyafet
Evlilik
ve Süleymanın Evinin Bilgesiyle olan konuşma
şeklinde tasnif edilebilir. Bu tasnife göre rönesansın ve seküler bilimin başlangıcı kabul edilebilecek bilimsel determinizm ancak son bir kaç sayfaya sığdırılmış Süleymanın Evinin Bilgesi, başlığı altında bulunabilir sanırım. Kaldı ki bu bilge bile oldukça dini bir kişilik olarak tasvir edilmiş ve romanın kahramanını kutsayarak romanı bitirmiştir.
Sonuç olarak, şahsi görüşüm, 17. yüzyıldan günümüze uzanan bu enterasan ve bir fantezi olarak oldukça sürükleyici kitap mutlaka okunmalıdır. Ancak sanırım bu kitaba bilim çevrelerinde hakettiğinden biraz fazla değer veriliyor.
26.01.2007

Ebu Hanife'nin hayatından kesitler içeren kitapta önce kendisini fıkha yönelten sebebleri, bir mezhebin kuruluşunu ve diğer mezhepler ile olan benzerlikleri anlatılıyor. Ardından gelen "Hayatı" bölümünde, kufe deki illim meclisinin yapılanması ve ebu hanifenin buraya hoca olması, ilk fıkıh ve hukuk (kanunların) yazılma sebepleri anlatılıyor. 3. bölüm olan "İmam-ı Azam'dan Sonra" isimli bölümde, çevre etkileri ve diğer hukuk sistemleri ile islam hukukunun etkileşimi ele alınmış, özellikle roma hukuku ve uzak doğudan gelen hukuk sistemlerinin üzerinde islam hukukunun yaptığı etkiler incelenmiştir. 4. olarak Ebu hanifenin akademisi ve bu akademinin şekillenmesi anlatılmış ve son bölümde (2. bir kitab gibi), Ebu Hanifenin talebesi olan Eş-Şeybani 'nin yaşamı ve ilmi çalışmaları ele alınmıştır.
Kitap o günlere ışık tutması, huku sisteminin oluşumunu ve islam hukukunun yapılanmasını anlatması, ayrıca bir mezheb kurucusu olan Ebu Hanifenin düşünme ve yaşama şeklini anlatması (örneğin ticaret konusundaki başarılarının yanında ilmi konulardaki derinliğinin anlatılması) gibi konulardan dolayı şahsi görüşüm kesinlikle okunmaya değen bir kitaptır.
18.01.2007

Kitap, Osmanlıya, mimarisine, kültürel hayatına, mimarisine, eğitim hayatına ve özellikle istanbula ve istanbul yaşamına hızlı bir bakış sunuyor, okuyucuyu bir zaman tünelinden geçmişcesine geçmişin Osmanlısının hareketli koridorlarında dolaştırıyor. yine Osmanlı döneminde bab-ı alinin ve saltanat törenlerinin önemi, bu törenlere gösterilen dünya çapındaki değer, dolayısıyla osmanlının bütün dünyaya hükmeden yapısı okuyucuya aktarılmış.
Kitapta ilgi çekici bir konu şahsımca mahalle kavramıdır. Mahelleler birer sosyal yaşam alanları olup, mahalle sakinleri arasında sıkı sosyal kültürel ve ekonomik yardımlaşmadan bahsediliyor. Örneğin mahallede yetişen bir çocuk bütün mahallenin çocuğu olduğu gibi, bu çocuğun eğtiminden, yaşamından iş bulmasına kadar pekçok konudan bütün mahalle sorumlu olabiliyor. Bu kadar sıkı bir mahalle kültürü olan toplumda da mahalle içindeki insanların başka bir mahalleye gitmeleri veya farklı mahallelere taşınmaları oldukça nadiren rastlanan bir olay olarak ortaya çıkıyor.
Diğer bir ilginç noktaysa İstanbulun tarih boyunca şehir dışına bağımlı yaşayışı, özellikle o dönemlerde balkanlara ve doğu avrupa coğrafyasına, tarım ve hayvancılık ürünleri açısından bağlılığı ve İstanbul hayatına bu ekonomik hareketin etkileri incelenmiş.
17.01.2007

Risale'de ağırlıklı olarak, ilmin, ilmi anlayacak olanlarla paylaşılmasının ve avamdan (hatta alim olan avamdan ve hatta alim olan alimden bile) yer yer saklanması gerektiğinden bahsediliyor. Ayrıca akıl yolu ve vahiy yolu arasındaki meşhur ayrılık o yıllardan sezilmiş gibi (bugüne dair yeni birşey aslında yok sanırım) bu konuyada cevap veriliyor ve risalede "Eğer bir hikemi yada akılcı yolun kurucusu şimdi şu diriler aleminde hazır olsaydı, Allah tarafından seçilen Hz. Peygamberin yolu olan Doğru yola belki de kendiliğinden dönerdi" deniliyor.

risalede ittihad ve tevhid konularında sayı öreneği etkileyici bir şekilde veriliyor. örneğin 2,3,4 birer sayıdır ve hiçbirisinin ne şekli ne yazılışı ne de anlamında 1 yoktur ancak hepsinin yapısında 1 bulunur ve bütün sayıların var olması için 1 gerekir. Ve bunlar sadece birer haldir ve hal geçicidir ama makam ise sabittir
15.01.2007

Kitap Ibni haldunun düşünceleri veya eserlerinden daha çok, kuzey afrikanın çalkantılı dönemlerinde gırnatadan kahireye kadar olan coğrafya içinde, bir yandan diğer yana gidip gelişini, kuzey afrikada iç çekişmeler sonucu sürekli kurulup tekrar yıkılan kısa süreli hükümetler içinde, Abdurrahman'ın (ibni haldun) çeşitli görevler alışını, kısa hikayler şeklinde anlatmış. Siyaset en nihayetinde kendisine bulaşan herkese mutsuzluğu getirir sözünü doğrularcasına ibni haldunu da sürekli sürüklemiş ancak ilmi araştırmalara meraklı bu bilim adamına yeni bir araştırma konusu açmış ve sosyal konularda kendisinden önce görülmeyen bir uslup ve yöntemle araştırmalar yapıp Mukaddimesinde toplamasını sağlamıştır.