kitap popüler anlamda değerlendirildiği zaman; görmüş geçirmiş, hayatın anlamınını geç ama sağlam kavramış aziz, ve azizin irşadıyla hakikati bulan ellanın birbirine karşı olan aşkı ve buna ulaşması, göz önünde bulundurularak mükemmel!!! olarak algılanabilir. Zira olağandışılık veya biraz maceraperestlik, ruhunda en ufak bir aykırılık bulunmayan bir insana bile hissiyat noktasında çok cazip gelebilir.
Ama gelin görün ki, ne mevlanayı anlatır bu kitap, ne şemsi. Efendiyi ve güneşi anlatmaya çalışmıştır sadece.
Edebi anlamda ise bana zerre kadar zevk vermediğini söyleyebilirim. Ahmet Hamdi Tanpınarın bir parağrafını bazen olur bir cümlesini bu kitabın tamamına değişmem. Basit anlatımlarla ve göze batan, çıkıntı gibi duran ayrıntılarla okuyanı antizorlama diye tabir edebileceğim bir beklenti çöküşüne sürükler. Aslında basitlik, eğer güzel işlenebilirse, okura kendisini iyi hissettirmesi açısından, artı sayılabilecek bir özelliktir. Ancak eğer içi doldurulamıyorsa ve iddialı bir konuyu işlediğini iddia ediyorsa, ozaman beklentilerin de yükselmesine paralel olarak yazarına ve eserine karşı olumsuz hislerin beslenmesine sebebiyet verir.
Elif Şafak'ın iyi bir edebiyatçı olmadığını satır satır anlamak için okunabilecek bir kitaptır. TAVSİYE EDERİM