Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Vildan Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar

18.03.2025

İlkay Coşkun; hava, iklim, meteoroloji ve çevre konularını işlediği kitap didaktiklikten ziyade, edebi ve şairane bir üslubu benimseyiş olduğunu görmekteyiz. Yazarın aynı zamanda şair kimliği bunu destekliyor ve okuyucuya birçok yerde bunu hissettiriliyor. Gündelik yaşamımızda her daim karşımıza çıkan olayları edebi anlamdaki sunumu yüzleri gülümseten cinsten. Bir bardak çay eşliğinde yapılan hoş sohbet tadında keyifli bir çoğu. Eser, kırk deneme yazısıyla ve 120 sayfa hacmiyle kendisini okutuyor. İyi okumalar. Vildan Poyraz
14.12.2023

Daha önce yayınlanan şiir ve deneme eserlerinden tanıdığımız Coşkun’un, 2023'te çıkan Cenne; “Akşamdır Her şeyin Miladı, Akşam Yürüyüşü, Akşama Hicret Kala, Lafı Balla Kesen Akşam, Akşamım Ateşle İmtihanı, Akşam Daha Şehre İnmeden” başlıkları halinde altı bölümden oluşmaktadır. Gizem, gece, saklı, cennet anlamlarını taşıyan "Cenne" denemelerini tavsiye ederim. İyi okumalar.
14.12.2023

Yazar, tevekkül etmenin, inançlı olmanın desteğini ve gücünü hep takatinde hisseder. Hayatı "zalim felek" telakki etmez kesinkes. Ama kadim kültürümüzden, anlayışımızdan gelen, "ölüm Allah'ın emri, ah ayrılık olmasaydı" anlayışı ve felsefesi; yaşanmışlıklara, maziye perçinler ayakları. Olsa olsa sadece hayatı boş vermişliği ve ciddiyetsizliği matah görür. Bu durum ki yazarın psikanaliz ve psiko-sosyal halinin bir işareti olur. Roman baş kahramanı Zeynep'in yaşadığı her olumsuzluk ve her bir acı, olgunlaşmasının yanında hatıralarını çoğalttığı kadar harabelerini de çoğaltmaktadır. Duygulu içli bir roman. Okunmasını tavsiye ederim.
02.12.2023

Yazar, kitapları okurken daha çok yazılanları, edebi metni anlamaya çalıştığını görmekteyiz. Popüler olandan uzak ama edebi, piyasa kitaplarından değil ama sanatı, fikriyatı olan.” Yazılanlarda sadece kitapları tanımaktan ziyade daha çok insanı (yazarı, şairi, edebiyatçıyı) anlamaya çalışıldığını söyleyebiliriz.
01.12.2022

Gözlerim ve kalbim bir seyir halindeydi okurken. Şiir okurken şiir keyfiyeti üzerine düşünmek incelikli mesele… Şiir ne demek… Pindaros’a göre sanki bir orkide inceliği var şiirde. Ahmet Oktay, bir denemesinde Delueze/Guattari’nin ifadelerini hatırlatır, “dilin içindeki yabancı dildir şiir” diye; uzaklıkları ve yakınlıklarıyla şiir bir etkinin ülkesi, dilediğin gibi dolaş. Şiirleri okurken, iklimden iklime duru bir hal içinde kırılmaz bir etki hissettim nedense. İnsan’ı kalbinden ve derinden yakalayan, içli ve özenle işlenmiş şiirler… Her bir şiirde, mısrada, kelimede özenli bir çalışmanın akislerini buluyorsunuz. Billurlaşan, adeta mücevherleşen bir kıvam… Fransızlar bu işlenmiş hali, “kristalize olma” ifadesiyle karşılar; bu şiirlerde de bu hal var işte. Girift bir iç örgüsü olan, kuvvetli duygulara sahip şiirler. Kristalize bir zevk… Şiir zevki. Şairin dizelerinde hep bir acı lokma, belki serzeniş… İnsanı ayaklandıran bir hüzün… Ve her şeye rağmen incelikli bir umut…(Sinan Ayhan)